I. Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi Kaynaklı Göçler ve Salgınlar
Sarıkamış'ın Göç Üzerindeki Etkisi
29 Ekim 1914'te Osmanlı donanmasının Karadeniz'deki Rus hedeflerini bombalamasının ardından Rus ordusu 1 Kasım'da sınırı geçerek Osmanlı'ya savaş açtı. Aralık 1914-Ocak 1915'te başarısızlıkla sonuçlanan Sarıkamış Harekâtı, Erzurum-Sarıkamış hattındaki Müslüman nüfusun hızla batıya doğru göç etmesine neden oldu. Tarihçi Tekir'e göre, salgın hastalıklar (özellikle tifüs) ordu ve sivil halk arasında ciddi biçimde yayılırken kaybedilen savaşın trajik sonucu olarak muhaceret tüm cephede başlamıştı; Erzurum ve çevresine işgal edilen bölgelerden akın akın gelen göçler salgın hastalıkları da beraberinde getirdi. Askerî mezarlıklarda defin işlemlerinin rastgele yapılması, bölgedeki doktorların ilkbaharda kolera ve diğer hastalıkların salgın hâline geleceğinden endişe duymasına yol açtı. Tekir'e göre Kafkas Cephesi'nde ordu ve göç eden ahali arasında yayılan salgın hastalıklar, kontrol altına alınıncaya kadar Ocak-Kasım 1915 döneminde yaklaşık 70.000 can kaybına neden oldu.
Trabzon-Giresun-Ordu-Samsun Göç Zinciri
Sarıkamış yenilgisinden sonra Rus tehdidinden kaçan Artvin, Borçka ve Acara halkı Trabzon'a sığındı. 1915 başında Trabzon'un bombalanması üzerine şehirdeki kadın ve çocuklar da göç yollarına düştü; Erzurum'un işgale uğramasıyla Trabzon'daki göç akını büyüdü ve insanlar kara/deniz yoluyla Giresun ve Ordu'ya geçti. Bu şehirlerde boş evlere yerleştirilen göçmenlere gıda ve nakit yardımı yapıldı. Rus ordusunun ilerlemesi üzerine Giresun ve Ordu halkı da göçmenlerle birlikte Samsun'a yöneldi; 1916 sonunda Samsun ve çevresine ulaşan göçmen sayısı 85 bini aştı ve bölgede barınmanın yanı sıra kıtlık, salgın hastalık gibi yeni sorunlar baş gösterdi.
Sivas ve Güneydoğu'ya Uzanan Göç Kolları
1915-1916 yıllarında Van, Bitlis, Muş, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane ve Trabzon Rus ordusu tarafından işgal edildi. Ağrı, Pasinler ve Erzurum çevresindeki Müslüman halkın bir bölümü Erzincan ve Bayburt üzerinden Sivas'a geçti; 1916 sonunda Sivas'taki göçmen sayısı 300 bine ulaştı, bu nüfusun bir kısmı Ankara/Çorum/Yozgat/Kayseri/Niğde/Kırşehir/Konya'ya sevk edilirken bir kısmı Sivas'ta iskân edildi. Doğu vilayetlerinden yola çıkan bazı göç kafileleri Elâzığ, Malatya, Maraş, Antep, Diyarbakır ve Urfa'ya yöneldi; kısa süre sonra Diyarbakır-Urfa hattındaki göçmen sayısı 200 bini buldu, bu yoğunluğu azaltmak için göçmenlerin bir kısmı Urfa civarına, bir kısmı Mardin-Resulayn hattına gönderildi.
Sıtma ve Diğer Salgınlarla Mücadele
Balkan Savaşları döneminde olduğu gibi I. Dünya Savaşı yıllarında da başta sıtma olmak üzere kolera ve tifüs gibi hastalıklar sıkça görüldü; sıtma vakalarının çoğalması halkın üretim gücünü düşürdü ve ölümleri artırdı. Sıhhiye Nezareti, sıtmayla mücadele etmek için kinin tabletleri hazırlayarak halka dağıttı; ancak savaş koşulları nedeniyle salgınların kontrol altına alınması zor oldu.
Doğu Anadolu'nun Demografik Yıkımı
Savaş öncesinde Erzurum, Van, Bitlis, Erzincan ve Trabzon'da yaklaşık 2,6 milyon Müslüman yaşıyordu. Rus işgalleri, katliamlar, kıtlık ve salgınlar nedeniyle bu nüfusun bir milyonu hayatını kaybetti; 800 bini ise 1916 sonu itibarıyla mülteci durumuna düştü. Göçmenlerin büyük bölümü Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis'ten gelenlerdi — bu rakamlar, I. Dünya Savaşı'nın Doğu Anadolu'da Balkan Savaşları'ndakine benzer, hatta oransal olarak daha ağır bir demografik yıkıma yol açtığını göstermektedir.
Savaş Sonrası Dönüş Süreci
Aralık 1917'de Rus ordusunun Osmanlı topraklarından çekilmesiyle göçmenler evlerine dönmeye başladı; ancak Mayıs 1920'ye kadar Müslümanların sadece 300 bini geri dönebildi, 627 bini ise gittikleri yerlerde mülteci durumunda kaldı. Dönenlerin çoğu evlerinin yakılması nedeniyle uzun süre harabelerde ve geçici barınaklarda yaşadı. Osmanlı Devleti, bütçeden ödenek ayırarak ev yapmaları için halka kereste yardımı yaptı, boş kalan evleri ihtiyaç sahiplerine tahsis etti ve tarımsal üretimi teşvik etmek için çiftçilere tohum dağıttı. Hilâl-i Ahmer Cemiyeti de bölgede uzun süre kıtlık, salgın hastalık ve barınma sorunlarıyla mücadele etti — bu, cemiyetin Balkan Savaşları'ndaki rolünün I. Dünya Savaşı'nın Kafkas Cephesi'nde de aynı yoğunlukla sürdüğünü gösterir.
Özet
- Sarıkamış Harekâtı'nın başarısızlığı Erzurum-Sarıkamış hattında büyük bir göç dalgası başlattı; Tekir'e göre Kafkas Cephesi'ndeki salgınlar Ocak-Kasım 1915'te ~70.000 can aldı.
- Göç zinciri Trabzon→Giresun/Ordu→Samsun (1916 sonu 85 bin göçmen) ve Erzurum çevresi→Sivas (300 bin göçmen)→Ankara/Kayseri/Konya gibi iki ana kol hâlinde ilerledi; bir kol da Diyarbakır-Urfa hattına (200 bin) yöneldi.
- Sıhhiye Nezareti sıtmayla mücadelede kinin tabletleri dağıttı, ancak savaş koşulları salgın kontrolünü zorlaştırdı.
- Savaş öncesi 2,6 milyon olan Doğu Anadolu Müslüman nüfusunun bir milyonu hayatını kaybetti, 800 bini 1916 sonunda mülteci durumundaydı.
- Aralık 1917'deki Rus çekilişinden sonra Mayıs 1920'ye kadar yalnızca 300 bin kişi evine dönebildi; Hilâl-i Ahmer bölgede uzun süre kıtlık ve salgınla mücadeleyi sürdürdü.
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir