KONU ANLATIMI / 11. Sınıf

Hicaz Cephesi: Şerif Hüseyin İsyanı ve Medine Müdafaası

Hicaz Cephesi: Şerif Hüseyin İsyanı ve Medine Müdafaası

İngiliz-Şerif Hüseyin Yazışmaları ve İsyan Kararı

İngiliz hükûmetiyle yakın ilişkiler kuran Mekke Emîri Şerif Hüseyin, uzun pazarlıklar sonucu Arap Yarımadası'nın Hicaz bölgesinde bir isyan başlatma kararı aldı. 1915-1916 yılları arasında İngiltere'nin Mısır Valisi Henry McMahon ile Şerif Hüseyin arasında yapılan yazışmalara göre İngilizler, Osmanlı'ya karşı ayaklanması karşılığında Şerif Hüseyin'e her türlü yardımı vadetmişti. Bu ihtimali haber alan 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa, 12. Kolordu Komutanı Fahreddin Paşa'yı Medine'ye gönderdi.

İsyanın Başlaması ve Osmanlı'nın Hazırlığı

31 Mayıs 1916'da Medine'ye ulaşan Fahreddin Paşa, Mekke Emîri ve oğullarının birkaç gün içinde büyük bir isyan başlatacağı haberini teyit etti ve takviye kuvvet talebinde bulundu; şehrin can damarı olan Hicaz demir yolu hattının korunması ve Medine-Suriye bağlantısının koparılmaması için askerî birlikler görevlendirdi. Medine halkına ve Hicaz'ın ileri gelen Arap liderlerine çağrı yapılarak Osmanlı padişahından gelen cihat çağrısına uymaları ve isyana katılmamaları istendi; İngilizlerle iş birliğinden rahatsız olan bölge halkının bir kısmı bu çağrıya uyarak Osmanlı birliklerinin isyancılara karşı verdiği mücadelede aktif rol aldı.

Şerif Hüseyin'e bağlı askerler ve aşiret güçleri, 3 Haziran 1916'da Medine çevresindeki demir yolu ve telgraf hatlarına saldırı düzenleyerek ayaklanmayı başlattı; Medine şehir merkezine yönelen saldırı Osmanlı birlikleri tarafından geri püskürtüldü ve başlatılan taarruzla isyancılar yenilgiye uğratıldı. Fahreddin Paşa'nın aldığı tedbirler sayesinde Medine'ye ulaşan demir yolu hattı zarar görmedi ve isyan süresince açık tutuldu. Cemal Paşa'nın Mısır'daki Kanal Harekâtı devam ederken çok sayıda askeri Medine'ye sevk etmesi Osmanlı için büyük bir risk oluştursa da, İslam dünyası için büyük önem taşıyan Medine ve Hicaz demir yolu başarıyla savunuldu; sonradan "Medine Müdafii" veya "Çöl Kaplanı" unvanıyla anılacak Fahreddin Paşa, isyancıların püskürtülmesinden sonra Hicaz Kuvve-i Seferiyyesi'ni oluşturdu.

Uzun Süreli Kuşatma ve Mütarekeye Rağmen Direniş

Medine'de başarılı olamayan isyancılar Cidde, Mekke ve Taif'i ele geçirdi; ardından tüm güçleriyle yeniden Medine'ye yönelen Şerif Hüseyin taraftarları, Fahreddin Paşa'nın güçlü müdafaasıyla karşılaştı. Yaklaşık iki buçuk yıl boyunca Medine'yi kahramanca savunan Fahreddin Paşa, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'na rağmen şehri teslim etmedi. Tamamen kuşatılan Medine dışarıdan hiçbir yardım alamaz hâle gelmişti; şehirde açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle birçok kişi hayatını kaybetti. Fahreddin Paşa, tüm ikna çabalarına rağmen 10 Ocak 1919'a kadar müdafaayı sürdürdü, ancak kendi subaylarının baskısı sonucunda teslim olmak zorunda kaldı; savaş esiri olarak önce Mısır'a götürüldü, sonra Malta'ya sürgün edildi. Komuta ettiği süreçte şehirde çeşitli hayır faaliyetlerinde bulunan Fahreddin Paşa, halkın güvenliğini ve iaşesini sağlamak için büyük gayret gösterdi.

Direnişin Sembolik Anlamı

Tarihçi Şevket Süreyya Aydemir'e göre (Beyoğlu'nun aktardığı), Medine müdafaası I. Dünya Savaşı'nın yalnızca bir mukavemet ve kahramanlık hikâyesi değil, ruh ve iman dayanakları itibarıyla efsanevi bir olaydır; Fahreddin Paşa mütarekeden sonra bile müdafaaya devam etmiş, ancak emirler ve arkadaşlarının cebri müdahalesiyle ancak esareti kabul edip şehri boşaltmıştır. Son teşebbüsü Osmanlı Bayrağı'na sarılarak Peygamber'in mezarı dibinde ölmekti; buna izin verilmemiş, ama hatırası eşi görülmemiş bir mücahit olarak kalmıştır. Bu, Medine Müdafaası'nın Osmanlı için stratejik bir askerî mesele olmanın ötesinde, İslam dünyasının en kutsal şehirlerinden birinin korunması anlamı taşıdığını ve bu yüzden mütareke sonrasında bile sürdürülen olağanüstü bir bağlılığa dönüştüğünü gösterir.

Özet

  • 1915-1916 McMahon-Şerif Hüseyin yazışmaları sonucunda Mekke Emîri, İngiliz desteğiyle 3 Haziran 1916'da Hicaz'da isyan başlattı.
  • Fahreddin Paşa, Medine'ye zamanında ulaşarak isyan başlamadan önce şehri ve Hicaz demir yolunu savunmaya hazırlandı; ilk saldırı geri püskürtüldü ve demir yolu açık tutuldu.
  • İsyancılar Cidde/Mekke/Taif'i ele geçirmesine rağmen Fahreddin Paşa Medine'yi yaklaşık iki buçuk yıl kahramanca savundu.
  • Fahreddin Paşa, 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi'ne rağmen şehri teslim etmedi; ancak subaylarının baskısıyla 10 Ocak 1919'da esareti kabul etti ve Malta'ya sürgün edildi.
  • Şevket Süreyya Aydemir'e (Beyoğlu) göre Medine Müdafaası, ruh ve iman dayanaklarıyla efsanevi bir direniş örneğidir.
Editoryal bilgi11. Sınıf Tarih · PDF sayfa 298–300
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi