Şark Meselesi'nin Ortaya Çıkışı ve III. Selim'in Denge Siyaseti
Grek ve Dakya Projeleri
1781'de Avusturya ve Rus Çarlığı arasında yapılan ittifakla, Osmanlı Devleti'nin bu iki devlet arasında paylaşımına yönelik Grek ve Dakya Projeleri ortaya kondu. Grek (Yunan) Projesi, Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarından çıkarılması, Balkanlar ve Doğu Avrupa'daki topraklarda İstanbul'u başkent yaparak yeniden Doğu Roma İmparatorluğu'nun kurulması ve başına II. Katerina'nın torunu Konstantin'in getirilmesi planıydı. Dakya Projesi ise Eflak-Boğdan ve Besarabya'da Rus Çarlığı ile Avusturya'ya bağlı tampon bir Dakya devleti kurulması ve başına Rus General Potemkin'in getirilmesi planıydı. Bu projeler, Osmanlı topraklarının Avrupalı devletlerce paylaşılmasının erken ve somut bir kanıtıdır.
III. Selim ve Nizam-ı Cedit
1783'te Kırım'ın Rus Çarlığı tarafından ilhakı Osmanlı için önemli bir kayıptı; 1787'de Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşları başladı. Bu savaşlar sürerken 7 Nisan 1789'da III. Selim tahta çıktı; aynı yıl gerçekleşen Fransız İhtilali Avrupa'daki güç dengelerini büyük ölçüde değiştirdi. III. Selim, dış politikada denge siyaseti izlerken, iç politikada sivil ve askerî kurumları yeniden yapılandırmak için Nizam-ı Cedit adlı bir hareket başlattı. Bu sürecin en önemli yeniliği, Avrupa'daki askerî yapı örnek alınarak Nizam-ı Cedit ordusunun kurulmasıydı. Ayrıca Avrupa'daki gelişmeleri yakından takip etmek ve diplomaside güç kazanmak amacıyla Londra, Paris, Berlin ve Viyana'da daimî elçilikler açıldı.
Şark Meselesi Kavramının Doğuşu
Sömürgeci Avrupa devletlerinin Osmanlı topraklarını paylaşma konusundaki rekabeti "Question d'Orient" (Şark Meselesi) olarak isimlendirildi. Bu terim ilk kez 1815 Viyana Kongresi'nde Rus Çarı I. Aleksandr tarafından kullanıldı. Tarihçi Erhan Afyoncu'nun aktardığına göre Şark Meselesi, Osmanlı İmparatorluğu bir dünya gücüyken ortaya çıkmadı; imparatorluğun XVII. yüzyıl sonlarında gücünü kaybetmesinden sonra, Avrupa'nın büyük güçlerinin bir diplomatik meselesi olarak ortaya çıktı — esas olarak Osmanlılar Avrupa'dan atılırken topraklarını paylaşma meselesi ve büyük devletlerin kendi aralarındaki güç dengesini korumak amacıyla zayıflayan Osmanlı topraklarını bir denge unsuru olarak kullanmalarıydı. Tarihçi Albert Sorel'e göre ise "Türkler, Avrupa'ya ayak bastığı andan itibaren bir şark meselesi meydana geldi" — bu, meselenin başlangıç tarihinin tarihçiler arasında tartışmalı olduğunu gösterir.
Napoléon'un Mısır İşgali ve Osmanlı-İngiliz-Rus İttifakı
Napoléon Bonaparte'ın 1798'de Mısır'ı işgal etmesi, Şark Meselesi'ni doğrudan Avrupalı devletlerin gündemine soktu. Osmanlılar, Fransız tehdidine karşı 23 Aralık 1798'de Rus Çarlığı, 5 Ocak 1799'da İngiltere'yle ittifak yaparak dış politikasını değiştirip denge siyaseti izlemeye başladı — bu, önceki yüzyıllarda "gâvur" olarak görülen Hristiyan devletlerle askeri ittifak kurmanın Osmanlı diplomasisinde artık kaçınılmaz bir gereklilik hâline geldiğini gösteren önemli bir dönüm noktasıydı.
Akka Savunması ve Fransızların Püskürtülmesi
18 Mart 1799'da Akka'ya kadar ilerleyen Napoléon, Cezzar Ahmed Paşa komutasındaki Nizam-ı Cedit ordusuna yenildi (19 Mart-20 Mayıs 1799) — bu, Nizam-ı Cedit reformlarının pratikte işe yaradığını gösteren somut bir askeri başarıydı. Osmanlı donanması, Boğazları geçerek İyon Denizi'ne inen Rus donanmasıyla birleşip Yedi Ada'yı ele geçiren Fransa'yı buradan çıkardı. İngiltere de Fransızlara karşı Osmanlı'ya destek vermek için Mısır'a asker gönderdi; 8 Mart 1801'de Mısır'a ulaşan İngiliz ordusu 21 Mart'ta Fransızları mağlup etti, kısa süre sonra Kaptanıderya Küçük Hüseyin Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri de Mısır'a girdi.
Değişen İttifaklar ve Bükreş Antlaşması
Rusların Mora'daki Rumları kışkırtması ve İngilizlerin Mısır'da kalıcı olmaya çalışması üzerine, III. Selim Fransa'yla yeniden iyi ilişkiler kurdu ve 1802'de Paris Antlaşması imzalandı. 1806'da Rus kuvvetlerinin Eflak-Boğdan'ı işgaliyle Osmanlı-Rus Savaşı başladı; 1809'da Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında Kale-i Sultaniye (Çanakkale) Antlaşması imzalanarak yeni bir ittifak kuruldu. 1812'de Napoléon'un Rusya seferine çıkmasıyla Rus-Fransız ittifakı bozuldu ve 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı, Bükreş Antlaşması'yla sona erdi. Bu hızlı ittifak değişimleri, Osmanlı Devleti'nin artık kendi başına değil, sürekli değişen Avrupa güç dengelerine göre pozisyon almak zorunda olduğu yeni bir diplomatik dönemin başladığını gösterir.
Özet
- Grek ve Dakya Projeleri (1781), Rus-Avusturya ittifakının Osmanlı topraklarını paylaşma planlarının erken bir kanıtıdır.
- III. Selim, 1789'da tahta çıkışının hemen ardından denge siyaseti izleyip Nizam-ı Cedit ordusunu kurdu ve Avrupa başkentlerinde daimî elçilikler açtı.
- "Şark Meselesi" terimi ilk kez 1815 Viyana Kongresi'nde kullanıldı; Afyoncu'ya göre bu, Avrupa'nın zayıflayan Osmanlı topraklarını güç dengesi unsuru olarak kullanma meselesidir.
- Napoléon'un 1798 Mısır işgali, Osmanlı'yı tarihinde ilk kez Rusya ve İngiltere'yle ittifak yapmaya yöneltti; Cezzar Ahmed Paşa'nın Akka'da Napoléon'u yenmesi Nizam-ı Cedit'in başarısını kanıtladı.
- 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı, Napoléon'un Rusya seferiyle Fransız-Rus ittifakının bozulması sonucu Bükreş Antlaşması'yla sona erdi.
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir