KONU ANLATIMI / 11. Sınıf

Boğazlar Meselesi'nin Çözümü ve Tanzimat Fermanı'nın İlanı

Boğazlar Meselesi'nin Çözümü ve Tanzimat Fermanı'nın İlanı

Londra Konferansı ve Londra Antlaşması

Osmanlı ordusunun Nizip'te Mısır kuvvetleri karşısında yenilmesi, Şark Meselesi'ni yeniden Avrupalı devletlerin gündemine getirdi. Avusturya, İngiltere, Prusya, Rusya ve Fransa'nın girişimiyle Mısır Meselesi'nin çözümü için Londra'da bir konferans düzenlendi. Fransa'yla uzlaşma sağlanamayınca, 15 Temmuz 1840'ta Avusturya, İngiltere, Prusya ve Rus Çarlığı arasında Londra Antlaşması imzalandı: Mısır valiliği babadan oğula geçecek, Mısır valilerine "hidiv" unvanı verilecek, Mehmed Ali Paşa yaşadığı sürece Akka valiliğine devam edecek, ancak bu bölgeler hukuken Osmanlı hâkimiyetinde kalacaktı; Suriye, Adana ve Girit'in yönetimi Osmanlı'ya bırakılacaktı. Osmanlı yönetimi bu antlaşmadan hoşnut değildi ama İngiltere'nin baskısıyla şartları kabul etti; Mehmed Ali Paşa ise antlaşmayı reddetti.

Beyrut Operasyonu ve Mısır Meselesi'nin Sonu

Mehmed Ali Paşa'yı Londra Antlaşması'nı kabule zorlamak için Ağustos 1840'ta Osmanlı, İngiliz ve Avusturya savaş gemilerinden oluşan bir donanma sefere çıktı ve Beyrut önlerinde Mısır donanmasını mağlup etti. Bu yenilginin ardından Beyrut, Sayda, Sur ve Akka müttefik güçlerine teslim oldu ve Mısır kuvvetleri Suriye'den tamamen çekilmek zorunda kaldı. 25 Kasım 1840'ta İngiliz filosu İskenderiye önlerine demirleyince Mehmed Ali Paşa antlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı; Sultan Abdülmecid de yayımladığı bir fermanla Mısır valiliğinin Mehmed Ali Paşa'nın soyundan gelenlere verilmesini kabul etti. Böylece Osmanlı Devleti'ni yıllarca meşgul eden Mısır Meselesi sona erdi.

1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi

Mısır Meselesi'nin çözülmesinden sonra Avrupalı büyük devletler Boğazlar Meselesi için harekete geçti. Hünkâr İskelesi Antlaşması'nın süresi dolunca, İngiltere, Rus Çarlığı, Fransa, Avusturya, Prusya ve Osmanlı Devleti arasında 1841'de Londra Boğazlar Sözleşmesi imzalandı: Osmanlı Devleti barış zamanlarında hiçbir yabancı savaş gemisinin Boğazlardan geçmesine izin vermeyecek, yabancı devletler de böyle bir talepte bulunmayacaktı. Bu sözleşme sonucunda bütün devletlerin savaş gemilerine kapatılan Boğazlar üzerinde Rus Çarlığı'nın tek taraflı etkisi sona erdirildi — Rusya artık Hünkâr İskelesi'ndeki gibi özel bir imtiyaza sahip değildi. Ancak bu sözleşmeyle Boğazlara uluslararası bir statü kazandırıldığı için Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakkı da sınırlandırılmış oldu.

Tarihçi Subaşı'nın değerlendirdiğine göre bu antlaşma paradoksal biçimde hem Rusya hem Osmanlı için "başarılı" sayılabilirdi: Rusya, boğazların kapalılığı prensibini korurken Karadeniz'deki güvenliğini sağlamış oluyordu; Osmanlı ise Rusya'nın tek taraflı himayesini kabul etmektense Avrupa devletlerinin toplu garantisini daha faydalı buluyordu. Ancak bu "uzun ömürlü olmayan" antlaşma, Rusya'nın Osmanlı'yı paylaşma teşebbüsleri sonucu Fransız-İngiliz donanmalarının Boğazları geçmesiyle 1853'te geçerliliğini yitirdi — bu, aşağıda Kırım Harbi bağlamında ele alınacak yeni bir krizin habercisiydi.

Tanzimat Fermanı'nın İlanı

XIX. yüzyılda uluslararası güçlerin Osmanlı'nın iç işlerine müdahalesi artınca, Osmanlı yöneticileri hem bu müdahaleleri önlemek hem de devleti modernleştirmek için yenilikler yapılmasını gerekli gördü. Sultan Abdülmecid, babasının ıslahatlarını devam ettirme kararındaydı; Mısır ve Boğazlar Meselesi'ni çözmek ve Avrupalı devletlerin desteğini almak için siyasi/ticari antlaşmalar yapıldı. İngiltere'yle Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nın mimarı Mustafa Reşid Paşa, idari, sosyal ve hukuki düzenlemeler içeren Tanzimat Fermanı'nın hazırlanmasında önemli rol oynadı. Bu ferman, 3 Kasım 1839'da Sultan Abdülmecid tarafından onaylanıp ilan edildi ve Gülhane Meydanı'nda Mustafa Reşid Paşa tarafından okundu — bu nedenle Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu olarak da bilinir.

Tanzimat Fermanı'nın İçeriği

Fermana göre padişah dahil hiçbir devlet adamı, çıkarılacak kanun ve nizamnamelere aykırı davranmayacaktı. Can güvenliği, mal ve namusun korunması, vergi sisteminin ve asker alımının düzenlenmesiyle ilgili kanunlar yapılacak; bu kanunlar bütün Müslüman ve gayrimüslimlere eşit şekilde uygulanacaktı. Bu eşitlik ilkesiyle devletin birliğini sağlamak ve "Osmanlı milleti" anlayışını topluma yaymak amaçlanmıştı; böylece gayrimüslimlerin devlete bağlılığı güçlendirilip dağılmanın önüne geçilecekti.

Yeni Kurumlar ve Toplumsal Etkiler

Tanzimat sonrası yönetimin merkezîleşmesi için eyalet sınırları yeniden belirlendi, bazı sancaklar eyalete dönüştürüldü. Bâbıâli teşkilatı yönetimde daha fazla söz sahibi oldu; Meclis-i Meşveret ve Meclis-i Şûrâ lağvedilip Meclis-i Vükelâ (Bakanlar Kurulu) kuruldu, reformları denetlemek için Meclis-i Vâlâ oluşturuldu. 1854'te Meclis-i Âlî-i Tanzimat, 1861'de Meclis-i Vâlâ ile birleşerek Meclis-i Ahkâm-ı Adliyye adını aldı. Tanzimat'ın en büyük yeniliği kanun önünde eşitlikti; ancak bu, bazı Müslümanlar tarafından yerleşik imtiyazların kaybı endişesiyle hoş karşılanmadı ve sosyal hiyerarşi sarsılmaya başladı. Müsadere (mülke el koyma) uygulaması kaldırılıp özel mülkiyet güvence altına alındı; Batı tarzı rüştiyeler ve idadiler açılarak eğitim medreselerin tekelinden çıkarıldı ve bu okullardan mezun olan yeni aydın nesil, Osmanlı modernleşmesinin itici gücü oldu.

Özet

  • 1840 Londra Antlaşması ve Beyrut operasyonuyla Mehmed Ali Paşa Londra şartlarını kabul etmek zorunda kaldı; Mısır valiliği babadan oğula geçecek ama Osmanlı hâkimiyetinde kalacak şekilde Mısır Meselesi sona erdi.
  • 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi, Boğazları tüm yabancı savaş gemilerine kapatarak Rusya'nın Hünkâr İskelesi'ndeki tek taraflı imtiyazını sona erdirdi, ama Boğazlara uluslararası statü kazandırarak Osmanlı egemenliğini de sınırladı.
  • 3 Kasım 1839'da Mustafa Reşid Paşa'nın öncülüğünde ilan edilen Tanzimat (Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu), Müslüman-gayrimüslim eşitliğini, can/mal güvenliğini ve düzenli vergi/askerlik sistemini vadetti.
  • Meclis-i Vükelâ, Meclis-i Vâlâ gibi yeni kurumlar merkezileşmeyi sağladı; müsadere kaldırılıp özel mülkiyet güvenceye alındı, Batı tarzı okullar Osmanlı modernleşmesinin yeni aydın kesimini yetiştirdi.
  • Eşitlik ilkesi bazı Müslümanlarca yerleşik imtiyazların kaybı olarak algılanıp toplumsal hiyerarşide gerilim yarattı.
Editoryal bilgi11. Sınıf Tarih · PDF sayfa 168–173
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi