KONU ANLATIMI / 11. Sınıf

Kanun-ı Esasi ve I. Meşrutiyet'in İlanı

Kanun-ı Esasi ve I. Meşrutiyet'in İlanı

Genç Osmanlılar Hareketi

Sultan Abdülmecid ve Abdülaziz dönemlerinde birçok ıslahat yapılmasına rağmen, 1865'te ortaya çıkan Genç Osmanlılar Hareketi'ne mensup aydınlar, bürokrasinin güçlenmesiyle baskıların arttığını, ıslahatların ise yetersiz ve yüzeysel kaldığını savundu. Bu hareket Batılılaşma, Osmanlılık, temsilî yönetim gibi konularda yeni fikirler ileri sürdü; devletin kurtuluşu için padişahın yetkilerinin sınırlandırılıp meşruti yönetime geçilmesi ve seçimle belirlenecek bir meclisin açılması gerektiğini savundu. Hareketin başlıca temsilcileri Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Suavi ve Mısır Prensi Mustafa Fazıl'dı. Merkezi hükûmetin baskısı artınca 1867'den itibaren Avrupa'ya giden Genç Osmanlılar, burada Türkçe gazeteler çıkardı: Ali Suavi'nin Muhbir'i, Namık Kemal ve Ziya Paşa'nın Hürriyet'i, bu düşüncelerin gelişip yayılmasında çok etkili oldu.

Balkan Krizi: Bosna-Hersek ve Bulgar İsyanları

Kırım Harbi sonrası Avrupalı devletler, Balkanlardaki sorunlar nedeniyle Osmanlı'nın karşısında yer almaya başladı. 1875'te Bosna-Hersek'te gayrimüslimlerin başlattığı isyanda çok sayıda Müslüman köylü katledildi; Osmanlı isyanı sert biçimde bastırdıysa da Sırbistan ve Karadağ Osmanlı'ya savaş açtı. Osmanlı ordusunun bu savaşta üstünlük kurması üzerine Rusya devreye girip ateşkes istedi. 1876'da benzer bir isyan Bulgaristan'da yaşandı; Bulgar isyancılar Türk köylerini katletti, Osmanlı güçleri isyanı bastırdı ama olaylar Avrupa basınında tersine (Türklerin Bulgarları katlettiği şeklinde) yansıtıldı.

Saray Darbesi ve II. Abdülhamid'in Tahta Çıkışı

Balkan isyanları sırasında Hüseyin Avni Paşa, Mithat Paşa ve Süleyman Paşa darbe yaparak Sultan Abdülaziz'i tahttan indirdi; anayasa yapılıp meşruti yönetime geçilmesini isteyen bu devlet adamları 30 Mayıs 1876'da V. Murat'ı tahta çıkardı. Ancak V. Murat'ın psikolojik rahatsızlıklarının artması üzerine, anayasa yapılması hususunda söz veren II. Abdülhamid 31 Ağustos 1876'da tahta çıktı. Tahta çıkar çıkmaz meşrutiyetin ilanı için hazırlıklara başlayan II. Abdülhamid, hem anayasa yazımı hem meclis kurulması için 30 Eylül 1876'da bir komisyon görevlendirdi. Bir irade metninde belirtildiği üzere, bu adımın amacı yalnızca iç reform değil, "Bosna-Hersek ve Bulgaristan için bağımsızlık taleplerinin önüne geçmek"ti — yani anayasa, doğrudan Avrupa'nın müdahalesini önlemeye yönelik stratejik bir hamleydi.

Kanun-ı Esasi'nin İlanı ve Tersane Konferansı

Mithat Paşa başkanlığındaki komisyon, Belçika, Prusya ve Polonya anayasalarını örnek alarak bir taslak hazırladı. Aynı dönemde Balkan Krizi'ni görüşmek üzere 23 Aralık 1876 - 20 Ocak 1877 arasında İstanbul'da Tersane Konferansı toplandı; konferans devam ederken Osmanlı hükûmeti Avrupalıların müdahalesini engellemek amacıyla Kanun-ı Esasi'yi ilan etti (23 Aralık 1876). Bu ilk Osmanlı anayasasının ilanıyla I. Meşrutiyet Dönemi başladı; anayasaya göre kurulan Meclis-i Umumi, 19 Mart 1877'de II. Abdülhamid'in katılımıyla açıldı. Meclis, Âyan ve Mebûsan adlı iki meclisten oluşuyordu; Mebûsan üyeleri vilayet, sancak ve kaza idare meclisleri tarafından seçilmişti.

Kanun-ı Esasi'nin Maddeleri

Meclis-i Umumi, 19 Mart-28 Haziran 1877 ve 13 Aralık 1877-14 Şubat 1878 tarihleri arasında iki dönem görev yaptı; ancak II. Abdülhamid, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yaşanan gerginlikleri gerekçe göstererek Meclis-i Umumi'yi tatil etti (Kanun-ı Esasi ise yürürlükte kaldı). Kaynağa göre, 119 maddeden oluşan Kanun-ı Esasi'nin dikkat çeken maddeleri şöyleydi: 2. madde başkentin İstanbul olduğunu, 3. madde saltanatın Osmanoğulları'na ait olduğunu ve padişahın aynı zamanda halife olduğunu, 8. madde milletine bakılmaksızın herkesin "Osmanlı" sayılacağını, 10. madde devlet dininin İslam olduğunu, 12. madde basının kanun dahilinde serbest olduğunu, 113. madde ise ihtilal belirtisi görüldüğünde örfi idare ilan edilip Kanun-ı Esasi'nin askıya alınabileceğini belirtiyordu — bu son madde, anayasanın kendi askıya alınma mekanizmasını içermesi bakımından, ilerideki tatil kararının hukuki zeminini önceden hazırlamış olması açısından dikkat çekicidir.

Bu Sürecin Tarihsel Önemi

Kanun-ı Esasi'nin ilanı, Osmanlı Devleti'nin anayasal bir monarşiye geçişinin ilk adımı olması bakımından tarihi bir dönüm noktasıdır; ancak 113. madde aracılığıyla neredeyse aynı anda askıya alınabilir hale getirilmesi, reformun ne kadar kırılgan bir siyasi zemine oturtulduğunu da gösterir. Genç Osmanlıların yıllarca sürdürdüğü fikri mücadele nihayet somut bir anayasal belgeye dönüşmüştü, ancak bu belgenin uygulanabilirliği tamamen padişahın siyasi iradesine ve dış politika koşullarına bağlı kaldı.

Özet

  • 1865'te kurulan Genç Osmanlılar Hareketi (Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Suavi), meşruti yönetim ve seçimli meclis talebiyle Avrupa'da Muhbir ve Hürriyet gibi gazeteler çıkardı.
  • 1875 Bosna-Hersek ve 1876 Bulgar isyanları, Sırbistan-Karadağ savaşı ve Avrupa basınının çarpıtmasıyla büyük bir Balkan Krizi'ne dönüştü.
  • Darbeyle Abdülaziz tahttan indirilip V. Murat, ardından anayasa sözü veren II. Abdülhamid tahta çıktı; anayasa hazırlığı doğrudan Bosna-Hersek/Bulgaristan bağımsızlık taleplerini önlemeyi amaçlıyordu.
  • 23 Aralık 1876'da Tersane Konferansı sırasında ilan edilen Kanun-ı Esasi ile I. Meşrutiyet başladı; Meclis-i Umumi (Âyan+Mebûsan) 19 Mart 1877'de açıldı.
  • 119 maddelik anayasanın 113. maddesi, ihtilal durumunda örfi idare ilanı ve anayasanın askıya alınmasına izin veriyordu; bu madde, II. Abdülhamid'in savaş gerekçesiyle meclisi tatil etmesinin hukuki zeminini oluşturdu.
Editoryal bilgi11. Sınıf Tarih · PDF sayfa 182–185
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi