KONU ANLATIMI / 8. Sınıf

Büyük Millet Meclisine Karşı Ayaklanmalar

BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE KARŞI AYAKLANMALAR

Büyük Millet Meclisi (BMM), 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da açıldığında, sadece düşman işgaline karşı bağımsızlık mücadelesi vermekle kalmıyor, aynı zamanda Anadolu'daki otorite boşluğu, iç karışıklıklar ve çeşitli isyanlarla da mücadele etmek zorunda kalıyordu. I. Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkileri, işgal ortamının getirdiği asayişsizlik ve ekonomik imkânsızlıklar, BMM'nin işini oldukça zorlaştırıyordu. Meclisin kurulduğu bu ilk dönemde en çok mesai harcadığı ve uğraşmak durumunda kaldığı sorunların başında "iç ayaklanmalar" gelmekteydi.

Mustafa Kemal Paşa'nın liderliğinde Anadolu'da başlayan Millî Mücadele hareketinin giderek güç kazanması, Ankara'da Büyük Millet Meclisinin açılarak yeni ve milli bir iradenin tecelli etmesi, başta İtilaf devletleri olmak üzere İstanbul Hükümeti'ni ciddi anlamda rahatsız etti. Millî Mücadele'ye ve BMM Hükümeti'ne karşı takınılan bu düşmanca tavır, ne yazık ki Anadolu halkının bir bölümünü de olumsuz etkiledi. Türk milletinin topyekûn bir ölüm kalım ve bağımsızlık savaşına giriştiği bu kritik dönemde, büyük bir zaman, enerji ve kaynak israfına yol açan bu ayaklanmalar, Millî Mücadele'nin başarıya ulaşmasını geciktiren en büyük engellerden biri oldu.

Ayaklanmaların Temel Nedenleri

Büyük Millet Meclisine karşı çıkarılan isyanların tek bir nedeni yoktur. Bu ayaklanmalar, iç ve dış birçok faktörün, siyasi emellerin ve toplumsal kışkırtmaların bir araya gelmesiyle patlak vermiştir. Bu nedenleri detaylı olarak şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. İtilaf Devletlerinin Emperyalist Emelleri: Özellikle İngilizler, Anadolu ve Boğazlar üzerindeki çıkarlarını korumak için BMM'nin güçlenmesini istemiyordu. Millî güçlerin Boğazlar bölgesine yaklaşmasını engellemek amacıyla Anadolu'da iç karışıklıklar çıkararak Türk halkını birbirine düşürmeyi amaçlıyorlardı.
  2. Manda ve Himaye Düşüncesi: İşgaller karşısında ülkenin kendi imkânlarıyla tam bağımsızlığa kavuşabileceğine olan inancını yitiren bazı çevreler, güçlü bir devletin (İngiltere veya ABD) mandası altına girmeyi tek kurtuluş yolu olarak görüyor ve bağımsızlık savaşını tehlikeli bir macera olarak nitelendiriyordu.
  3. İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletlerinin Kışkırtmaları: İtilaf devletleri ve Damat Ferit Paşa Hükümeti, Anadolu halkını BMM'ye karşı kışkırtmak için yoğun bir çaba sarf etti. Uçaklarla havadan bildiriler atılarak, BMM'yi destekleyenlerin "düşman ve asi" olduğu propagandası yapıldı.
  4. Kuvâ-yı Millîye Liderlerinin Disiplinsizliği: Bazı Kuvâ-yı Millîye liderleri, bölgesel başarılarından güç alarak düzenli ordunun kurulması sürecinde devlet otoritesi (BMM) altına girmeyi reddettiler. Kendi başlarına buyruk hareket etmek, kendi kurallarını uygulamak ve kişisel çıkarlarını korumak istemeleri, isyan etmelerine zemin hazırladı.
  5. Azınlıkların Bağımsız Devlet Kurma Hayalleri: Anadolu'da yaşayan Ermeni ve Rum azınlıklar, İtilaf devletlerinin de desteğini ve vaatlerini arkalarına alarak, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın maddelerinden faydalanıp bağımsız devletler kurmak için isyanlar başlattılar.
  6. Dinî Duyguların İstismar Edilmesi: İstanbul Hükümeti, Anadolu insanının dinî hassasiyetlerini kullanarak Millî Mücadele'yi karalamaya çalıştı. Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi'ye hazırlatılan ve İtilaf devletlerinin uçaklarıyla Anadolu'nun dört bir yanına dağıtılan bir fetva ile Mustafa Kemal ve Millî Mücadele taraftarları "vatan haini ve din düşmanı" ilan edildi. Padişah ve Halifeye itaatsizlik olarak sunulan bu durum, halkın bir kısmının kafasını karıştırdı.

Tüm bu kışkırtmalar, yalan haberler ve kara propaganda sonucunda, BMM'ye karşı ülkenin dört bir yanında irili ufaklı onlarca ayaklanma çıktı.

BMM'ye Karşı Çıkarılan Ayaklanmaların Sınıflandırılması

Bu ayaklanmalar, çıkış nedenleri ve destekleyicilerine göre dört ana gruba ayrılmaktadır:

1. Doğrudan İstanbul Hükümeti Tarafından Çıkarılan Ayaklanmalar

İstanbul Hükümeti, İtilaf devletlerinin de desteğiyle bizzat silahlı güçler oluşturarak Anadolu'ya göndermiştir. * Anzavur Ayaklanması (1919-1920): Eski bir jandarma subayı olan Ahmet Anzavur tarafından Marmara bölgesinde (Biga, Gönen, Manyas civarı) çıkarılmıştır. İngilizlerin de desteklediği bu isyan, Çerkez Ethem ve Ali Fuat Paşa'ya bağlı kuvvetler tarafından güçlükle bastırılmıştır. * Kuvâ-yı İnzibatiye (Halifelik Ordusu) Ayaklanması (1920): İstanbul Hükümeti'nin Millî kuvvetlere karşı bizzat kurduğu, İngilizler tarafından donatılan özel bir ordudur. Amacı, Boğazlar çevresini Millî güçlerden korumaktır. Geyve civarında Ali Fuat Paşa komutasındaki millî kuvvetler tarafından yenilgiye uğratılarak dağıtılmıştır.

2. İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletlerinin Kışkırtmalarıyla Çıkan Ayaklanmalar

Bu gruptaki isyanlar, geniş bir coğrafyaya yayılan ve Anadolu insanının doğrudan kışkırtılmasıyla ortaya çıkan ayaklanmalardır. * Bolu, Düzce, Hendek ve Adapazarı Ayaklanmaları (1920): Boğazlara yakınlığı nedeniyle stratejik bir bölgededir. İtilaf devletlerinin kışkırtması çok etkilidir. * Yozgat'ta Çapanoğlu (1920), Afyon'da Çopur Musa (1920), Konya'da Bozkır (1920) Ayaklanmaları: Yerel nüfuz sahibi kişilerin veya çıkar gruplarının İstanbul Hükümeti'nin propagandasına aldanarak çıkardığı isyanlardır. * Ayrıca Doğu'da Milli Aşireti (1920), Ali Batı (1919), Cemil Çeto (1920) ve Koçgiri (1920) gibi bölgesel ayaklanmalar da yaşanmıştır. Bu isyanlar ağırlıklı olarak Kuvâ-yı Millîye birlikleri ve BMM'ye bağlı güçler tarafından zorlukla da olsa bastırılmıştır.

3. Önceden Kuvâ-yı Millîyeci Olup Sonradan Ayaklananlar

Millî Mücadele'nin ilk aylarında işgalcilere ve diğer isyancılara karşı büyük kahramanlıklar gösteren, isyanları bastırmada BMM'ye yardımcı olan bazı Kuvâ-yı Millîye komutanları, düzenli ordunun kurulma kararı alınca otorite altına girmeyi reddetmişlerdir. * Çerkez Ethem Ayaklanması (1920-1921): Kuvâ-yı Seyyare adlı birliğiyle Yunanlılara ve Anzavur isyanına karşı büyük başarılar kazanan Çerkez Ethem, I. İnönü Savaşı arefesinde düzenli orduya katılmayı reddederek isyan etmiş, sonunda Yunanlılara sığınmak zorunda kalmıştır. * Demirci Mehmet Efe Ayaklanması (1920): Isparta ve çevresinde etkili olan Mehmet Efe de düzenli orduya katılmak istememiş, ancak Batı Cephesi kuvvetleri tarafından ikna edilerek/bastırılarak etkisi kırılmıştır.

4. Azınlıkların Çıkardığı Ayaklanmalar

  • Ermeni Ayaklanmaları (1918-1920): Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan kurmak için çıkarılmıştır. Doğu Cephesi'ndeki Kazım Karabekir komutasındaki düzenli ordu (15. Kolordu) tarafından bastırılmıştır.
  • Rum (Pontus) Ayaklanmaları (1920-1923): Karadeniz bölgesinde bir Pontus Rum devleti kurmak amacıyla çıkarılmış, BMM'nin kurduğu "Merkez Ordusu" ve Nurettin Paşa komutasındaki birlikler tarafından uzun süren mücadeleler sonucu bastırılmıştır.

Büyük Millet Meclisinin Ayaklanmalara Karşı Aldığı Tedbirler

Yeni kurulan ve henüz devlet mekanizmasını tam anlamıyla oturtamamış olan BMM, bu ayaklanmaları bastırmak, otoritesini sağlamak ve bağımsızlık savaşını sürdürebilmek için son derece sert ve kararlı adımlar atmıştır:

  1. Hıyanet-i Vataniye Kanunu (29 Nisan 1920): Meclis otoritesine karşı çıkan, ayaklanan veya bu ayaklanmaları destekleyenlerin "vatan haini" sayılarak en ağır şekilde cezalandırılmasını öngören "Vatana İhanet Kanunu" çıkarıldı. Bu kanun, BMM'nin yasama yetkisini kullanarak otoritesini hukuki bir zemine oturtma çabasıdır.
  2. İstiklal Mahkemeleri (11 Eylül 1920): Hıyanet-i Vataniye ve asker kaçaklarını önlemeye yönelik Firariler Hakkında Kanun'un hızlı ve tavizsiz bir şekilde uygulanabilmesi için kuruldu. Üyeleri BMM milletvekilleri arasından seçilen bu mahkemeler, meclisin "yargı" yetkisini kullandığını gösterir. Kararları kesindir ve anında uygulanmıştır.
  3. Karşı Fetva Yayımlanması: İstanbul Hükümeti'nin Şeyhülislamına karşılık, Ankara Müftüsü Mehmet Rıfat (Börekçi) Efendi ve Anadolu'daki 150 müftünün imzasıyla Millî Mücadele'yi destekleyen, vatanı savunmanın dini bir görev olduğunu belirten bir fetva yayımlandı. Bu sayede halkın dini duygularının istismar edilmesi önlenmeye çalışıldı.
  4. İstanbul ile İlişkilerin Kesilmesi: İstanbul Hükümeti ile olan her türlü resmi ve sivil haberleşme ve ilişki tamamen kesildi.
  5. Nasihat Heyetleri (Öğüt Kurulları): İsyan çıkan veya çıkması muhtemel bölgelere, halkı doğru bilgilendirmek, İstanbul Hükümeti'nin yalanlarını çürütmek ve isyancıları ikna etmek amacıyla saygın kişilerden oluşan kurullar gönderildi.
  6. Düzenli Ordunun Kurulmasının Hızlandırılması: Kuvâ-yı Millîye birliklerinin disiplinsiz davranışlarının da isyanlara yol açtığı ve işgali durduramadığı görülerek, merkezi otoriteye bağlı düzenli ordunun kurulması süreci hızlandırıldı.

Ayaklanmaların Sonuçları ve Etkileri

Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'nı verdiği en kritik dönemde ortaya çıkan bu iç ayaklanmalar, BMM'ye ve Millî Mücadele'ye ağır bedeller ödetmiştir. Maddi ve manevi büyük zararlar verilmiş, cephane, silah ve askeri malzeme iç çatışmalarda boşa harcanmıştır. İşgalcilere karşı kullanılması gereken millî kuvvetler, isyancıları bastırmakla meşgul olmuş, bu durum düşmanın (özellikle Yunan kuvvetlerinin) Anadolu içlerine doğru daha rahat ilerlemesine fırsat tanımıştır. Kardeş kanı dökülmüş, toplumda derin sosyal ve psikolojik yaralar açılmıştır. Millî Mücadele'nin zaferle sonuçlanması süreci maalesef bu ayaklanmalar yüzünden gecikmiştir.

Bütün bu olumsuzluklara, zorluklara ve kayıplara rağmen; ayaklanmaların BMM tarafından başarıyla bastırılması, meclisin Anadolu'daki gücünü, otoritesini ve meşruiyetini tartışılmaz biçimde kanıtlamıştır. Ayaklanmaları bastıran BMM, Anadolu'da tek hâkim güç ve milletin yegâne temsilcisi hâline gelmiş, halkın Meclise olan güveni artmış ve bağımsızlık inancı perçinlenmiştir.

Editoryal bilgi8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük · PDF sayfa 86–88
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Büyük Millet Meclisine Karşı Ayaklanmalar Testi