Millî Mücadele Dönemi’nde Doğu ve Güney Cepheleri
Konuya Giriş ve Öğrenilecekler
Millî Mücadele Dönemi, Türk milletinin bağımsızlığını kazanmak için Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verdiği topyekûn bir savaştır. Bu zorlu süreçte vatan toprakları doğuda, güneyde ve batıda işgal altındaydı. Bu makalemizde, İstiklal Harbi’nin en kritik aşamalarından olan Doğu Cephesi ve Güney Cephesi'nde yaşanan gelişmeleri, bu cephelerdeki kahramanlık destanlarını ve elde edilen siyasi başarıları detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Doğu Cephesi'nde Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki düzenli ordunun Ermenilere karşı kazandığı zaferi ve Gümrü Antlaşması'nı; Güney Cephesi'nde ise Maraş, Urfa ve Antep halkının Kuvâ-yı Millîye ruhuyla Fransız ve Ermeni işgaline karşı yazdığı kahramanlık destanlarını öğreneceğiz.
Doğu Cephesi ve Ermeni Sorunu
İşgalin Arka Planı ve Ermenilerin Faaliyetleri
Birinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 24. maddesi, Doğu Anadolu'da altı vilayette (Vilayat-ı Sitte) herhangi bir karışıklık çıkması durumunda İtilaf Devletleri'ne bu bölgeleri işgal etme hakkı tanıyordu. Bu maddenin asıl amacı, bölgede bağımsız bir Ermeni devleti kurmaktı. Sevr Antlaşması da bu planı destekler nitelikteydi. Doğu Anadolu'da hak iddia eden Ermeniler, bölgedeki Türk ve Müslüman halka karşı baskı ve katliamlara giriştiler. Amaçları, bölgedeki nüfus çoğunluğunu ele geçirmek ve kurulması planlanan devlet için zemin hazırlamaktı.
Kâzım Karabekir Paşa ve 15. Kolordu
Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı ordularının terhis edilmesini öngörüyordu. Ancak 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, emrindeki kuvvetleri dağıtmayarak silah ve cephaneyi teslim etmedi. Bu kararlı tutum, Doğu Cephesi'ndeki mücadelenin temelini oluşturdu. TBMM Hükûmeti'nin açılmasıyla birlikte Doğu Cephesi Komutanlığına atanan Kâzım Karabekir Paşa, Ermeni saldırılarını durdurmak ve bölgeyi güvence altına almak için harekete geçti.
Sarıkamış, Kars ve Gümrü'nün Kurtuluşu
Ermeni saldırılarının artması üzerine TBMM, taarruz kararı aldı. 28 Eylül 1920'de harekete geçen Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki Türk ordusu, kısa sürede büyük bir başarı elde etti. Sırasıyla Sarıkamış, Kars ve Gümrü Ermenilerden geri alındı. Ermenistan ordusu ağır bir yenilgiye uğradı ve barış istemek zorunda kaldı.
Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920)
Doğu Cephesi'ndeki askerî başarı, beraberinde önemli bir siyasi zafer getirdi. TBMM Hükûmeti ile Ermenistan arasında 3 Aralık 1920'de Gümrü Antlaşması imzalandı. Antlaşmanın Önemi ve Sonuçları: 1. TBMM'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır. 2. TBMM'nin ilk askerî ve siyasi başarısıdır. 3. Ermenistan, TBMM'yi ve Misakımillî'yi tanıyan ilk devlet olmuştur. 4. Sevr Antlaşması'nın geçersizliği ilk kez uluslararası bir belgede kabul edilmiştir. 5. Doğu sınırı kısmen güvence altına alınmış, buradaki birliklerin bir kısmı Batı Cephesi'ne kaydırılmıştır.
Güney Cephesi: Kuvâ-yı Millîye Destanı
Güney Cephesi, Millî Mücadele'de düzenli ordunun görev almadığı, tamamen halkın kendi imkânlarıyla, Kuvâ-yı Millîye (Milli Kuvvetler) ruhuyla mücadele ettiği cephedir. Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İngilizler tarafından işgal edilen Urfa, Antep ve Maraş çevresi, daha sonra Fransa ile yapılan anlaşma gereği Fransızlara devredilmiştir. Fransızlar bölgeyi işgal ederken Suriye ve Mısır'dan getirdikleri Ermenileri de teşkilatlandırarak Türk halkına karşı kullandılar. İşgalcilerin taşkınlıkları, onur kırıcı davranışları ve katliamları, bölge halkının kahramanca direnişine yol açtı.
Maraş Savunması ve Sütçü İmam
Fransızların Maraş'ı işgali sırasında Ermenilerin de desteğiyle Türk halkına yönelik baskıları arttı. Hamamdan çıkan Türk kadınlarına peçe takmaları nedeniyle sataşan ve onur kırıcı davranışlarda bulunan Fransız ve Ermeni askerlerine ilk kurşunu sıkan Sütçü İmam, Maraş'taki direnişin kıvılcımını yaktı. Ayrıca Maraş Kalesi'ndeki Türk bayrağının indirilmesi üzerine Ulu Cami İmamı Rıdvan Hoca'nın "Hürriyeti elinden alınmış bir milletin cuma namazı kılamayacağı" şeklindeki sözleri, halkın millî duygularını şaha kaldırdı. Halk, kaleye akın ederek bayrağı yeniden dalgalandırdı. Birlik ve beraberlik içinde yürütülen 22 günlük amansız mücadelenin ardından Fransızlar 12 Şubat 1920'de şehri terk etmek zorunda kaldı. Maraş halkının bu kahramanlığı, TBMM tarafından 1925'te İstiklal Madalyası ve 1973'te "Kahraman" unvanı ile taçlandırıldı.
Urfa Savunması ve Ali Saip Bey
Urfa'da işgalci Fransızlara ve onlarla iş birliği yapan Ermenilere karşı direnişi, Jandarma Komutanı Ali Saip (Ursavaş) Bey öncülüğünde kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ("Onikiler" grubu) organize etti. Ali Saip Bey, Fransızlara 24 saat içinde şehri boşaltmaları için bir ültimatom verdi. Kabul edilmemesi üzerine başlayan şiddetli çatışmalar sonucunda Fransızlar, 11 Nisan 1920'de Urfa'dan çekildiler. Gösterdiği büyük direniş nedeniyle Urfa'ya 1984 yılında "Şanlı" unvanı verilmiştir.
Antep Savunması ve Şahin Bey
Antep'te Fransız işgaline ve Ermeni taşkınlıklarına karşı destansı bir direniş sergilendi. Direnişin sembol ismi Şahin Bey, Kilis-Antep yolunu tutarak Fransızlara aylarca geçit vermedi. "Düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez!" diyerek vatan sevgisinin en güzel örneklerinden birini sergileyen Şahin Bey, kahramanca çarpışarak şehit düştü. Antep halkı yaklaşık bir yıl süren açlık ve cephanesizliğe rağmen direndi. TBMM, şehrin bu emsalsiz savunmasından dolayı 1921 yılında şehre "Gazi" unvanı vermiştir. Antep'in kurtuluşu ise 20 Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması ile gerçekleşmiştir.
Sık Karıştırılan Kavramlar ve Değerlendirme
- Düzenli Ordu vs. Kuvâ-yı Millîye: Doğu Cephesi'nde Osmanlı'dan kalan ve Kâzım Karabekir'in terhis etmediği 15. Kolordu (düzenli ordu) savaşırken; Güney Cephesi'nde tamamen halktan oluşan milis kuvvetleri (Kuvâ-yı Millîye) mücadele etmiştir.
- Sevr ve Gümrü İlişkisi: Gümrü Antlaşması, Sevr'in geçersizliğini kanıtlayan ilk siyasi belgedir. Ermeniler Sevr'deki haklarından Gümrü Antlaşması ile vazgeçmişlerdir.
- Güney Cephesi'nin Kapanması: Güney Cephesi, Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması (1921) ile resmen kapanmıştır. Ancak Maraş, Urfa gibi şehirler yerel direnişle bu tarihten çok önce işgalden kurtulmuştur.
Millî Mücadele'nin Doğu ve Güney cepheleri, Türk milletinin esareti asla kabul etmeyeceğinin, "Ya İstiklal Ya Ölüm" parolasıyla her türlü imkânsızlık içinde dahi bağımsızlığını savunacağının en parlak kanıtlarıdır.
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir