KONU ANLATIMI / 12. Sınıf

Doğu ve Güney Cepheleri ile Bu Cephelerde Öne Çıkan Şahsiyetler

Doğu ve Güney Cepheleri ile Bu Cephelerde Öne Çıkan Şahsiyetler

Kurtuluş Savaşı; Doğu, Güney ve Batı olmak üzere üç ana cephede yürütülmüştür. Her cephenin dinamikleri, savaşılan düşman ve savaşı yürüten askerî kuvvetin niteliği birbirinden farklıdır.

Doğu Cephesi (Ermenistan'a Karşı)

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 24. maddesi ("Vilayet-i Sitte'de karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu illeri işgal edebilecek") Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan devleti kurma amacına hizmet ediyordu. Sevr Antlaşması ile de bu amaç kâğıt üzerinde resmîleşmişti. Rusya'daki 1917 Bolşevik İhtilali sonrası Kafkasya'da kurulan Ermenistan Devleti, İngilizlerin desteğiyle Doğu Anadolu (Kars, Sarıkamış, Oltu civarı) topraklarına saldırmaya ve bölgedeki Müslüman halka katliam yapmaya başladı.

Bölgenin savunmasını üstlenen komutan, Mondros'un orduların terhis edilmesi emrine uymayarak ordusunu (15. Kolordu) dağıtmayan Kâzım Karabekir Paşa idi. Doğu Cephesi, Kurtuluş Savaşı'nda düzenli ordunun (Osmanlı'dan kalan) savaştığı tek cephedir.

BMM Hükûmeti, Ermeni saldırılarını durdurmak için 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir'i Doğu Cephesi Komutanlığı'na atadı ve taarruz emri verdi. Eylül 1920'de harekete geçen Türk ordusu, Ermenileri ağır bir yenilgiye uğratarak Kars, Sarıkamış ve Gümrü'ye kadar olan toprakları geri aldı. Yenilgiyi kabul eden Ermenistan barış istemek zorunda kaldı.

Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920): Kâzım Karabekir ile Ermeni heyeti arasında imzalandı. - Kars, Sarıkamış, Kağızman ve Iğdır Türk tarafına bırakıldı. - Ermenistan, Sevr Antlaşması'nı tanımadığını ilan etti. (Sevr'i reddeden ilk uluslararası belge). - Aras Nehri ve Çıldır Gölü sınır kabul edildi.

Gümrü Antlaşması'nın Önemi: 1. BMM'nin (TBMM) uluslararası alanda imzaladığı ilk askerî ve siyasi başarıdır. 2. BMM Hükûmeti'ni ve Misak-ı Millî'yi tanıyan ilk yabancı devlet Ermenistan olmuştur. 3. Doğu Cephesi kapanmış, buradaki asker ve silahlar Batı Cephesi'ne kaydırılarak oranın güçlenmesi sağlanmıştır.

(Not: Doğu sınırımız sırasıyla Gümrü (Ermenilerle), Moskova (Sovyet Rusya ile) ve en son Kars Antlaşması (Kafkas Cumhuriyetleri ile) ile bugünkü kesin hâlini almıştır).

Güney Cephesi (Fransa ve Ermenilere Karşı)

Mondros'tan hemen sonra İngilizler tarafından işgal edilen Musul, Urfa, Antep ve Maraş, daha sonra İngiltere ve Fransa arasında yapılan özel bir antlaşma (Suriye İtilafnamesi) ile Fransızlara devredildi. Fransızlar, Suriye ve Mısır'dan getirdikleri Ermeni lejyonerleri (intikam tugayları) de ordularına katarak bölgede büyük bir baskı ve katliam politikası başlattılar.

Güney Cephesi'nin en önemli özelliği, burada düzenli bir ordunun olmaması, savaşın tamamen bölge halkının kurduğu Kuvây-ı Milliye birlikleri tarafından yürütülmüş olmasıdır.

1. Maraş Savunması ve Sütçü İmam: Maraş'ta işgalcilerin hamamdan çıkan Türk kadınlarına peçelerini açmaları için saldırması üzerine Sütçü İmam'ın düşmana ilk kurşunu atması, Maraş direnişinin sembolü olmuştur. Ayrıca kaledeki Türk bayrağının Fransızlar tarafından indirilmesi üzerine Ulu Cami İmamı Rıdvan Hoca'nın "Hürriyeti elinden alınmış bir milletin cuma namazı kılması caiz değildir" diyerek halkı direnişe çağırması büyük yankı uyandırmıştır. Maraş halkı destansı bir direniş göstererek Fransızları 12 Şubat 1920'de şehirden kovmayı başarmıştır. (BMM, bu başarısından dolayı 1973'te Maraş'a "Kahraman" unvanını vermiştir).

2. Urfa Savunması ve Ali Saip Bey: Urfa'da direnişin liderliğini "Namık" takma adıyla bölgeye gelen yüzbaşı Ali Saip (Ursavaş) Bey yapmıştır. Çevre aşiretleri de örgütleyerek Fransızları kalede kuşatmış ve erzak sıkıntısı çeken Fransızlar 11 Nisan 1920'de Urfa'yı boşaltmak zorunda kalmıştır. (BMM, 1984'te Urfa'ya "Şanlı" unvanını vermiştir).

3. Antep Savunması ve Şahin Bey: Güney'de en uzun ve kanlı çatışmalar Antep'te yaşanmıştır. Direnişin efsanevi komutanı Teğmen Mehmet Sait, yani Şahin Bey'dir. Şahin Bey, "Düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez" diyerek Kilis yolu üzerinde Fransızlara karşı kahramanca savaşmış ve şehit düşmüştür. Şahin Bey'in şehit olması sonrası direniş devam etse de Antep, açlık ve cephanesizlik yüzünden 11 ay süren kuşatmanın ardından 9 Şubat 1921'de Fransızların eline geçmiştir. (BMM, 1921'de Antep'e "Gazi" unvanını vermiştir).

Güney Cephesi'nin Kapanması: Batı Cephesi'nde kazanılan Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Türk ordusunun gücünü gören Fransa, savaşı sürdüremeyeceğini anlayarak BMM ile 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması'nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile Hatay hariç bugünkü Suriye sınırımız çizilmiş, Fransa Anadolu'dan çekilmiş ve Güney Cephesi resmi olarak kapanmıştır.

Editoryal bilgi12. Sınıf T.C. Inkilap Tarihi ve Ataturkculuk Dersi · PDF sayfa 80–82
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi