KONU ANLATIMI / 12. Sınıf

Batı Cephesi ve Bu Cephede Öne Çıkan Şahsiyetler

Batı Cephesi ve Bu Cephede Öne Çıkan Şahsiyetler

Millî Mücadele'nin kaderini belirleyen, en çetin savaşların yaşandığı cephe Batı Cephesi'dir. Bu cephede temel amaç, İngilizlerin desteklediği Yunan ordusunu Anadolu'dan tamamen atmak ve Megali İdea hayaline son vermektir.

Kuvây-ı Milliye'den Düzenli Orduya Geçiş

İzmir'in işgali sonrasında Batı Anadolu'da kurulan Kuvây-ı Milliye birlikleri (Ali Fuat Paşa komutasında), Yunan ilerleyişini yavaşlatsa da tamamen durduramıyordu. Üstelik bu birliklerin; - Askerî disiplinden yoksun olmaları, - Sadece kendi bölgelerini savunmaları (merkezi emir-komuta zincirinin olmaması), - İhtiyaçlarını bazen halktan zorla karşılamaları, - Suçlu gördükleri kişileri kendi yöntemleriyle (hukuk dışı) cezalandırmaları, gibi nedenler halkın tepkisini çekmeye başlamıştı. Bardağı taşıran son damla, Ekim 1920'de Ali Fuat Paşa'nın meclise haber vermeden Yunan ordusuna karşı yaptığı Gediz Taarruzu'nda ağır bir yenilgi alması oldu. Bu olay, düzensiz birliklerle kesin bir zafere ulaşılamayacağını kanıtladı. Ali Fuat Paşa Moskova Büyükelçiliğine atanırken, Batı Cephesi ikiye ayrılarak Kuzey'e İsmet (İnönü) Bey, Güney'e ise Refet (Bele) Bey atandı ve BMM kararıyla düzenli ordunun kurulmasına hız verildi (Kasım 1920).

I. İnönü Muharebesi (6-10 Ocak 1921)

Düzenli ordunun kurulma aşamasında olmasını fırsat bilen ve Çerkez Ethem isyanından (BMM'ye karşı ayaklanan bir eski Kuvây-ı Milliyeci) yararlanmak isteyen Yunan ordusu, Eskişehir'i alarak Ankara'ya ulaşmak ve meclisi dağıtmak amacıyla saldırıya geçti.

Albay İsmet Bey komutasındaki Türk düzenli ordusu, Yunanlıları İnönü mevkisinde durdurmayı başardı ve Yunan ordusu geri çekilmek zorunda kaldı. Bu savaş, Türk tarafı için savunma savaşıdır.

Önemi ve Sonuçları: - BMM'nin kurduğu düzenli ordunun ilk askerî başarısıdır. - Halka meclise ve düzenli orduya olan güveni artmış, askere katılımlar hızlanmıştır. - Albay İsmet Bey, generalliğe terfi ettirilmiştir. - İç politikada Teşkilat-ı Esasiye (1921 Anayasası) kabul edilmiş ve İstiklal Marşı (12 Mart 1921) kabul edilmiştir. - Dış politikada; BMM İtilaf Devletleri tarafından Londra Konferansı'na davet edilmiş, Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmış ve Afganistan ile Dostluk Antlaşması imzalanmıştır. (Kodlama: MİLAT - Moskova, İstiklal Marşı, Londra, Afganistan, Teşkilatı Esasiye).

II. İnönü Muharebesi (23 Mart - 1 Nisan 1921)

Londra Konferansı'nda BMM heyetinin Sevr'i yumuşatan teklifleri reddetmesi üzerine, İtilaf Devletleri'nin kışkırtmasıyla Yunan ordusu tekrar taarruza geçti. Amaç yine Eskişehir ve Ankara'yı almaktı. Ancak İnönü mevkisinde İsmet Paşa komutasındaki Türk ordusu tarafından bir kez daha ağır bir yenilgiye uğratıldılar. - Mustafa Kemal'in Telgrafı: Mustafa Kemal Paşa, savaşın kazanılması üzerine İsmet Paşa'ya çektiği telgrafta "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus (kötü giden) talihini de yendiniz" diyerek zaferin psikolojik büyüklüğünü vurgulamıştır. - Bu zaferin ardından İtalyanlar Anadolu'dan kademeli olarak çekilmeye başlamıştır.

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri (10-24 Temmuz 1921)

Yunan ordusu, İnönü'deki iki yenilginin intikamını almak ve kesin sonuç almak için tüm gücüyle (İngilizlerin devasa silah desteğiyle) saldırıya geçti. Henüz taarruz gücüne ulaşmamış olan Türk ordusu; Afyon, Kütahya ve Eskişehir'i kaybederek ağır kayıplar verdi.

Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle, ordunun daha fazla kayıp vermemesi ve toparlanması için Türk ordusu Sakarya Nehri'nin doğusuna çekildi.

Sonuçları: - Mecliste büyük bir karamsarlık ve panik havası oluştu. Meclisin Kayseri'ye taşınması gündeme geldi (Ancak reddedildi). - Yenilginin sorumlusu olarak Mustafa Kemal görüldü ve ona karşı muhalefet arttı. - Bu kriz ortamını aşmak için BMM, 5 Ağustos 1921'de çıkarttığı Başkomutanlık Kanunu ile meclisin tüm yetkilerini 3 aylığına Mustafa Kemal'e devretti. Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi öncesi istifa ettiği askerlik mesleğine resmen geri dönmüş oldu. - Not: Savaş devam ederken Ankara'da 1. Maarif (Eğitim) Kongresi'nin toplanması, eğitime verilen önemi gösterir.

Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos - 13 Eylül 1921)

Başkomutan Mustafa Kemal, orduyu savaşa hazırlamak için Tekâlif-i Milliye Emirleri'ni (Millî Yükümlülükler - 7 Ağustos 1921) yayımladı. Bu emirlerle, halkın elindeki silah, cephane, giyecek ve yiyeceklerin bir kısmı ile ulaşım araçları bedeli sonradan ödenmek üzere orduya alındı. Bu, topyekûn seferberlik (bütün milletin savaşa katılması) hâlidir.

Yunan ordusu, Sakarya Nehri'ni geçerek Ankara'ya doğru harekete geçti. Sakarya Meydan Muharebesi, 22 gün 22 gece süren, dünyanın en uzun ve kanlı meydan savaşlarından biridir. Çok sayıda Türk subayı şehit düştüğü için Subaylar Savaşı olarak da bilinir.

Savaş sırasında Mustafa Kemal, askerî tarihe geçen şu stratejik emri verdi: "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." Bu taktik (Alan savunması) sayesinde Türk ordusu Sakarya'da muazzam bir zafer kazandı. Yunan ordusu Sakarya'nın batısına sürüldü.

Sonuçları: - 1683 II. Viyana Kuşatması'ndan beri devam eden Türklerin geri çekilişi (savunması) sona erdi, taarruz (saldırı) dönemi başladı. - TBMM, Mustafa Kemal'e "Gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verdi. - Fransa ile Ankara Antlaşması (Güney Cephesi kapandı), Sovyet Rusya'ya bağlı Kafkas cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması (Doğu sınırımız kesinleşti) imzalandı.

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (26-30 Ağustos 1922)

Sakarya'dan sonra Türk ordusu taarruz için yaklaşık bir yıl gizlilik içinde hazırlandı. Ordu eğitimden geçirildi, cephane eksikleri tamamlandı. 26 Ağustos 1922 sabahı Mustafa Kemal'in Afyon Kocatepe'den verdiği emirle Büyük Taarruz başladı. Yunan savunma hatları kısa sürede yarıldı.

30 Ağustos'ta Dumlupınar'da yapılan ve bizzat Mustafa Kemal'in yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Meydan Muharebesi) ile Yunan ordusunun ana kuvvetleri kuşatılarak yok edildi, Yunan Başkomutanı Trikopis esir alındı.

Mustafa Kemal, "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" emrini verdi. Kaçan Yunan ordusunu takip eden Türk birlikleri, 9 Eylül 1922'de İzmir'e girerek şehri düşman işgalinden kurtardı. 18 Eylül itibarıyla Batı Anadolu'da tek bir Yunan askeri kalmamıştı. Böylece askerî safha başarıyla tamamlanmış oldu.

Editoryal bilgi12. Sınıf T.C. Inkilap Tarihi ve Ataturkculuk Dersi · PDF sayfa 83–93
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi