KONU ANLATIMI / 9. Sınıf

Metalik Bağ

Metalik Bağ

Yün bir kazağı çıkarırken veya halının üstünde yürüdükten sonra metal bir kapı koluna dokunduğunuzda rahatsız edici bir çarpılma hissetmişsinizdir. Plastik bir kaydıraktan kayan bir çocuğun saçlarının dikilmesi ya da plastik bir tarağın küçük kâğıt parçalarını çekmesi de benzer bir olgudur. Bu olayların temeli elektrik yüklerine ve bu yüklerin birbiriyle etkileşimine dayanır. Doğada iki tür elektrik yükü bulunur: artı (+) ve eksi (−); bu konuyu inceleyen fizik dalına elektrostatik denir.

Kimyasal Bağın Oluşumu

Evrendeki tüm maddeler atomlardan oluşur. Atomlar aralarında kimyasal bağlar kurarak fiziksel ve kimyasal özellikleri birbirinden farklı yeni maddeler oluşturur. Kimyasal bağlar, maddeleri oluşturan tanecikleri bir arada tutan elektrostatik kuvvetlerdir; bu bağlar kimyasal türler arası etkileşimler olarak da isimlendirilir.

Coulomb yasasına göre birbirine yaklaşan iki atomun aynı yüklü tanecikleri birbirini iterken zıt yüklü tanecikleri birbirini çeker. Bu etkileşimlerden çekme kuvvetleri itme kuvvetlerinden çok daha büyükse iki tanecik arasında güçlü bir elektrostatik çekim kuvveti oluşur; iki atom birbirine doğru çekilir ve aralarındaki net potansiyel enerji azalarak kimyasal bir bağ oluşur. Bağ oluştuğunda, bağı oluşturan taneciklerin arasındaki itme-çekme kuvvetleri dengelenir ve taneciklerin çekirdekleri üzerinde net bir kuvvet gözlenmez.

Metallerin Genel Özellikleri

Bakır metali; tencereler, sıhhi tesisat boruları, mücevherler, müzik aletleri, elektrik telleri gibi birçok üründe kullanılır çünkü mükemmel bir ısı ve elektrik iletkenidir, sert ve güçlüdür, kolayca paslanmaz. Metaller genel olarak dövülebilme, bükülebilme, çekilebilme, elektriği iletme özelliklerine ve parlak bir yüzeye sahiptir:

  • Dövülebilirlik, metallerin arabalar, uçaklar, demir yolu hatları, gemiler, mücevher ve cerrahi aletler gibi hassas eşyaların yapımında kullanılabilecek tabakalar hâlinde şekillendirilmesine olanak tanır.
  • Çekilebilirlik, metallerin uzun ve ince tellere dönüştürülebilmesini sağlar; bu özellik iletkenlikle birleştiğinde elektrik iletim hatlarının üretim istasyonlarından uzak mesafelere elektrik taşımasını mümkün kılar.

Görsel olarak, kalın ve sert gövdeli bir meşe ağacı kuvvetli bir rüzgârın etkisiyle çatlayıp kırılabilirken ince ve esnek gövdeli bir palmiye ağacı kırılmadan bükülebilir. Metaller de kırılmadan bükülebilmeleri bakımından palmiye ağacına benzer; bunun nedeni metal atomlarının metalik bağ adı verilen özel bir bağ oluşturmasıdır.

Metaller ısı ve elektriği iyi ileten, parlak, dövülebilir ve şekillendirilebilir özelliklere sahiptir; oda koşullarında genellikle katı hâlde bulunur ve yüksek yoğunluklara sahiptir. Bu özellikler metallerin kristal yapılarının özgünlüğünden kaynaklanır. Elektrik kablolarında ve elektronik cihazlarda bakır, yüksek mukavemet gerektiren yapı malzemelerinde ve makinelerde çeşitli metaller, takı ve değerli eşyalarda altın ve gümüş, inşaat sektöründe demir, uçak ve arabalarda ise hafifliği nedeniyle alüminyum tercih edilir.

Metalik Bağın Oluşum Mekanizması: Elektron Denizi Modeli

Metallerin atom çapları nispeten büyük, iyonlaşma enerjileri ve elektronegatiflikleri ise düşüktür. Bu nedenle metal atomları valans elektronlarını zayıf bir şekilde çeker. Metal atomları bir arada bulunduğunda, en yüksek enerji seviyesindeki elektronları (valans elektronları) atomdan ayrılarak komşu atomların valans orbitallerinde serbest bir şekilde hareket eder. Serbest dolaşan bu valans elektronları bir tür elektron denizi oluştururken metal atomları da pozitif yüklü iyonlara (katyonlara) dönüşür.

Böylece metalik örgüde, pozitif yüklü metal iyonları ile serbest dolaşan valans elektronları arasındaki elektrostatik çekim kuvveti sonucunda metalik bağ oluşur. Örneğin katı hâldeki sodyum metalinde Na⁺ iyonları ile serbest valans elektronları, magnezyum metalinde Mg²⁺ iyonları ile serbest valans elektronları, kalsiyum metalinde Ca²⁺ iyonları ile serbest valans elektronları, alüminyum metalinde ise Al³⁺ iyonları ile serbest valans elektronları arasında bu tip bir bağ bulunur.

Metalik bağın kuvveti, metal katyonunun yükü ve serbest valans elektron sayısına bağlıdır: metal katyonunun yükü ve serbest valans elektron sayısı arttıkça metalik bağın kuvveti de artar. Bu nedenle örneğin +3 yüklü alüminyum katyonlarından oluşan alüminyum metalindeki metalik bağ, +1 yüklü sodyum katyonlarından oluşan sodyum metalindeki metalik bağdan daha kuvvetlidir.

Önemli Kavram Netliği

Metalik bağ; metal katyonları ile serbest valans elektronları arasında oluşur. Bu bağ, metal atomunun çekirdeği ile kendi valans elektronları arasında oluşan bir çekim değildir, çünkü elektronlar tek bir atoma ait değil tüm metal kütlesi boyunca serbestçe dolaşmaktadır; ayrıca farklı metal atomları arasında elektron paylaşımıyla oluşan bir bağ da değildir. Serbest elektronların metal kütlesi boyunca kolayca hareket edebilmesi, metallerin neden bu kadar iyi ısı ve elektrik ilettiğini de açıklar: elektronlar bir yerden diğerine enerjiyi ve yükü hızla taşıyabilir. Bu elektron hareketliliği aynı zamanda metallerin dövülüp bükülebilmesini de açıklar; çünkü metal iyonları elektron denizi içinde konum değiştirdiğinde bile aralarındaki bağ kopmaz, sadece yeniden düzenlenir.

Editoryal bilgi9. Sınıf Kimya Dersi — 1. Kitap · PDF sayfa 108–113
Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi