KONU ANLATIMI / 5. Sınıf

Destek ve Hareket Sisteminin Sağlığı

Destek ve Hareket Sisteminin Sağlığı

Hareket Özgürlüğümüzün Koruyucusu: Sağlık

Kemiklerimizin, eklemlerimizin ve kaslarımızın oluşturduğu destek ve hareket sistemi; dış dünyayla etkileşim kurmamızı, spor yapmamızı, çalışmamızı ve hatta en temel ihtiyaçlarımızı karşılamamızı sağlar. Genç yaşlarda genellikle esnek olan, düşmelere veya zorlanmalara karşı dayanıklı olan bu sistem, eğer doğru korunmazsa ilerleyen yaşlarda ya da bazen genç yaşlarda bile ciddi sorunlara yol açabilir. "Ağaç yaşken eğilir" atasözü iskelet sistemimiz için çok doğrudur; büyüme çağında (çocukluk ve ergenlik döneminde) edindiğimiz alışkanlıklar, ömür boyu sahip olacağımız kemik yapısını doğrudan etkiler.

Peki, destek ve hareket sistemimizin sağlıklı kalması, kemiklerimizin güçlenmesi ve kaslarımızın esnekliğini koruması için nelere dikkat etmeliyiz? Bunu üç ana başlık altında toplayabiliriz: Dengeli beslenme, doğru duruş ve fiziksel aktivite.


1. Dengeli ve Yeterli Beslenme (Kemik ve Kasların Yakıtı)

Destek ve hareket sisteminin en önemli yapı malzemeleri mineraller ve proteinlerdir. Vücudumuzda bu maddelerin eksik olması kemik erimesi (osteoporoz), kas zayıflığı veya kemiklerin kolay kırılması gibi sorunlara neden olur.

Kalsiyum ve Fosfor: Kemiklerimizin sert ve dayanıklı olmasını sağlayan temel mineraller kalsiyum ve fosfordur. Kalsiyum açısından zengin besinler; süt, peynir, yoğurt gibi süt ürünleri ile yeşil yapraklı sebzelerdir. Büyüme çağında yeterince süt ve süt ürünü tüketmemek, kemiklerin yumuşamasına ve eğrilmesine neden olabilir. D Vitamini: Sadece kalsiyum içeren besinler tüketmek tek başına yeterli değildir. Kalsiyumun bağırsaklardan emilip kemiklere yerleşmesi için D vitaminine ihtiyaç vardır. D vitamini, yumurta sarısı, balık yağı, süt ve tereyağında bulunsa da, en büyük D vitamini kaynağımız Güneş'tir. Güneş ışınları cildimize temas ettiğinde vücudumuz kendi D vitaminini üretir. Bu nedenle her gün düzenli olarak (özellikle yaz aylarında aşırı sıcak olmayan saatlerde) dışarı çıkıp güneşlenmek kemik sağlığımız için şarttır. Proteinler: Kaslarımızın yapı taşı proteindir. Hücre onarımı ve kasların gelişip güçlenmesi için et, süt, yumurta, balık ve baklagiller (mercimek, fasulye, nohut) gibi protein yönünden zengin besinler tüketilmelidir.


2. Doğru Duruş ve Taşıma Alışkanlıkları (Ergonomi)

Vücut ağırlığının omurgaya ve bacaklara dengeli dağılması, kas ve eklem hastalıklarını önlemenin en önemli yoludur. Yanlış duruş (postür) alışkanlıkları; sırt, bel ve boyun ağrılarına, daha da kötüsü iskeletin kalıcı olarak eğrilmesine yol açar.

Oturma Şekli: * Televizyon veya bilgisayar karşısında uzun süre kambur bir şekilde oturmak, omurgadaki yarı oynar eklemlere ve kıkırdak disklere büyük zarar verir. Özellikle günümüzde akıllı telefon ve tablet ekranlarına bakarken boynu sürekli öne eğmek "boyun düzleşmesi" denilen ciddi rahatsızlıklara neden olur. * Ders çalışırken, yemek yerken veya bilgisayar kullanırken sandalyede dik oturmalı, belimiz sandalyenin arkalığı ile desteklenmeli ve ayaklarımız yere tam basmalıdır.

Ağırlık Taşıma ve Kaldırma: * Yerden ağır bir yük alırken (örneğin içi dolu bir kutu) belimizi bükerek eğilmemeliyiz. Bu hareket tüm yükü bel omurlarına bindirir ve fıtık gibi rahatsızlıklara sebep olur. Doğru olan; dizleri bükerek çömelmek ve yükü kollar ile bacak kaslarının gücünü kullanarak (beli dik tutarak) kaldırmaktır. * Okul çantalarımız çok ağır olmamalıdır. Tek omuzda çanta taşımak, iskeletin bir tarafa doğru eğilmesine (skolyoz) neden olabilir. Çanta iki omuza takılmalı ve ağırlık eşit şekilde dağıtılmalıdır.


3. Düzenli Fiziksel Aktivite ve Spor

Kasların ve kemiklerin gelişebilmesi için çalışmaya ihtiyaçları vardır. Kullanılmayan kas zayıflar ve küçülür, kullanılmayan kemik kütlesi ise azalır. Düzenli yürüyüş, yüzme, bisiklet, basketbol veya jimnastik gibi sporlar kasları güçlendirir, esnekliği artırır ve eklemlerin daha sağlıklı kalmasını sağlar.

Ancak, spor yaparken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır: * Isınma: Spor yapmadan önce mutlaka ısınma hareketleri (esneme) yapılmalıdır. Isınmadan aniden yapılan ters bir hareket, kas yırtılmalarına, lif kopmalarına veya eklem incinmelerine yol açabilir. * Aşırı Zorlanma: Yaşımıza ve beden gücümüze uygun sporlar seçmeliyiz. Hazır olmadan yapılan çok ağır sporlar (örneğin çocuk yaşta kontrolsüz halter kaldırmak) kıkırdaklara zarar vererek boy uzamasını durdurabilir.


Destek ve Hareket Sistemi Rahatsızlıkları

Ne kadar dikkat edersek edelim, bazen kaza, düşme ya da hastalıklara bağlı sorunlar yaşayabiliriz: * Kırık: Düşme, çarpma veya şiddetli bir darbe sonucu kemik bütünlüğünün bozulmasıdır (kemiğin ayrılması). Röntgende tespit edilir ve doktorlar tarafından alçıya alınarak kemiğin doğru şekilde kaynaması sağlanır. Kemik hücreleri, çoğalarak kırık bölgesini kendisi onarır. Alçı, kemiğin yanlış kaynamasını önlemek içindir. * Çıkık: Eklemi oluşturan kemiklerin ani bir zorlama sonucu normal yerlerinden (yuvalarından) çıkmasıdır. Bu kemikler kendi kendine geri dönemezler, mutlaka bir doktor tarafından yerleştirilmelidir. * Burkulma: Eklem bölgesindeki bağların ve kasların ani, ters bir hareket sonucu aşırı gerilmesi ve zedelenmesidir. (Örneğin, merdivenden inerken ayak bileğinin dönmesi). * Romatizma: Eklemlerde meydana gelen şiddetli ağrı, şişlik ve şekil bozukluğuna sebep olan hastalıklardır.

İlk Yardım: Kırık, çıkık veya burkulma şüphesi olan bir kişiyi (veya kendimizi) kesinlikle hareket ettirmemeli, kırık olan bölgeyi sabit tutmalı ve hemen uzman sağlık ekiplerinden (112) yardım istemeliyiz. Bilinçsizce yapılan müdahaleler, küçük bir incinmeyi ömür boyu sürecek kalıcı bir hasara dönüştürebilir.

Destek ve hareket sistemimizin sağlığı bizim elimizdedir. Güneş ışığı, süt, dik duruş ve spor dörtlüsü ile sağlıklı ve hareketli bir hayata sahip olabiliriz.

Editoryal bilgi5. Sınıf Fen Bilimleri — 1. Kitap · PDF sayfa 131–138
Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi