KONU ANLATIMI / 9. Sınıf

Kimya Hayattır

Kimya Hayattır

Kimya biliminin günlük hayata katkısı birçok alanda belirgin bir şekilde hissedilir. Kimyasal bilgiler, günlük ihtiyaçları karşılamaktan elektronik cihazların işleyişine kadar geniş bir yelpazede kullanılır. Bilgisayarların işlemesi, telefonların şarj olması ve televizyon ekranlarının ışıldaması gibi olaylar atomun yapısındaki elektronların hareketine dayanır. Kimya bilimi; temizlik, ilaç, gıda, enerji gibi pek çok sektörü etkiler ve insanların çeşitli maddeleri nasıl etkileşime geçirebileceğini, tepkimeye sokabileceğini ve bu süreçlerin günlük hayatta nasıl uygulanabileceğini anlamalarına yardımcı olur.

Günlük Hayatta Kimya

Kimya, insan hayatıyla derin bir etkileşim içinde olan ve insanların hem ruhsal hem de bedensel ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunan temel bir bilim dalıdır. Bir insanın sabah yüzünü yıkayıp akşam uykuya dalıncaya kadar devam eden günlük etkinliklerinin tümünde kimyanın doğrudan veya dolaylı katkısı bulunur. El ve yüz temizlemede kullanılan su ve sabun, hastalıklarla mücadelede kullanılan ilaçlar, bilgisayardaki silisyum çipi ve plastik atık sorununun giderilmesi gibi örneklerin tamamı kimyasal maddeleri ve olayları içerir.

Isıtma, soğutma, karıştırma işlemleri sırasında meydana gelen fiziksel ve kimyasal olaylar yemeklerin lezzetini ve besin değerini belirler. Kimya bilgisi, malzemelerin bir araya geldiği süreçlerin anlaşılmasına ve daha sağlıklı, lezzetli yemekler yapılabilmesine olanak tanır. Örneğin çaydanlıkta biriken kireç (kalsiyum karbonat), asidik özellikte olan limon tuzu ile kolayca çözülebilir; antiasit mide tabletleri bazik özellik gösterdiğinden mide asidini nötralize eder ve bu nedenle su ile içilmesi önerilmez, çiğneme tableti olarak tasarlanmıştır. Alüminyum folyo gibi malzemelerin kullanımında da kimya bilgisi önemlidir: uzun süre alüminyum içeren malzemelerin kullanımının Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların ortaya çıkmasında risk teşkil edebileceği, asidik sosların ve yüksek sıcaklığın yiyecekte biriken alüminyum miktarını artırdığı bilinmektedir.

Kimyanın Alt Disiplinleri

Kimya, gündelik yaşamın her alanında etkili olan geniş kapsamlı bir bilim dalı olup çeşitli alt disiplinlere ayrılır:

  • Analitik Kimya: Maddelerin hangi bileşenlerden oluştuğunu ve bu bileşenlerin miktarlarını inceler. Bir maddenin hangi element ve bileşiklerden meydana geldiğini bulmaya yarayan analiz türüne nitel (kalitatif), bileşenlerin miktarını belirlemeyi hedefleyen analiz türüne nicel (kantitatif) analiz denir. Şeker pancarındaki şeker miktarının belirlenmesi, besin içerik analizi, pH hesaplamaları, kan ve idrardaki kimyasal maddelerin tayini bu disiplinin uygulama alanlarındandır.
  • Biyokimya: Yunanca "canlı" anlamına gelen bios kelimesinden türemiştir; canlı organizmalardaki kimyasal bileşiklerin yapısını, özelliklerini ve yaşam süreci boyunca gerçekleşen kimyasal tepkimeleri inceler. Karbonhidratlar, proteinler, lipitler, nükleik asitler, vitaminler ve hormonların incelenmesini sağlar; tıp, gıda, tarım ve endüstride uygulama alanı bulur.
  • Organik Kimya: Karbon kimyası olarak da bilinir; organik bileşiklerin çeşitliliği nedeniyle kimyanın en geniş alanıdır. Petrol ürünleri, kozmetik ürünler, ilaçlar, plastikler, boyalar ve deterjanlar bu disiplinin çalışma alanına girer.
  • Anorganik Kimya: Organik olmayan bileşiklerin yapılarını, özelliklerini ve tepkimelerini inceler; asitler, bazlar, tuzlar, metaller, ametaller, yarı metaller ve mineraller bu disiplinin konusudur. Tıp, malzeme bilimi, inşaat mühendisliği, tarım, nanoteknoloji gibi çok çeşitli alanlarda uygulanır.
  • Fizikokimya: Fiziksel ve kimyasal sistemlerin özelliklerini, tepkimelerin nasıl meydana geldiğini ve enerji dönüşümlerini inceler; sıcaklık, basınç, hacim ve derişim gibi fiziksel faktörlerin kimyasal tepkimelere etkisini ele alır. Gazların davranışları, buzun erimesi, tuzun suda çözünmesi ve motorlarda yakıtın yanması bu disiplinle açıklanır.
  • Polimer Kimyası: Makromoleküllerin (büyük moleküllerin) kimyasıdır; polimerlerin sentezi, yapıları ve uygulamalarını inceler. Plastikler, kauçuklar, fiberler, yapıştırıcılar ve biyopolimerler bu disiplinin çalışma alanındadır.

Kimya Alanında Kariyer Olanakları

Kimya teknolojisi ön lisans programlarını tamamlayanlar kimya teknikeri unvanıyla laboratuvar teknikeri, kalite kontrol analisti veya araştırma asistanı olarak çalışabilir. Kimya, kimya mühendisliği, polimer malzeme mühendisliği ve kimya öğretmenliği gibi lisans programlarından mezun olanlar ise kimyager, kimya mühendisi, polimer malzeme mühendisi veya kimya öğretmeni unvanına sahip olur. Kimya alanında eğitim görenler; kimya endüstrisi (boya, plastik, gübre, kozmetik üretimi), sağlık ve biyoteknoloji, çevre ve sürdürülebilirlik, enerji sektörü, gıda ve içecek endüstrisi, eğitim, malzeme ve nanoteknoloji, agronomi ve tarım gibi pek çok alanda çalışabilir. Türkiye'de kamu-sanayi iş birliğiyle kurulan Kimya Teknoloji Merkezi, kimya sektöründe ileri teknolojili yerli ürünler geliştirmeyi ve Türk kimya sektörünü küresel ticarette öne çıkarmayı hedeflemektedir.

Türk Bilim İnsanları: Aziz Sancar ve Oktay Sinanoğlu

Aziz Sancar, 1946'da Mardin'in Savur ilçesinde doğmuş, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini birincilikle bitirdikten sonra ABD'de Johns Hopkins ve Dallas Teksas Üniversitelerinde çalışmıştır. Klonlanmış bir genin zarar görmüş DNA'nın onarımında kullanılabileceğini keşfetmiş, DNA onarımı, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerine 415 bilimsel makale ve 33 kitap yayımlamıştır. 2005'te ABD Ulusal Bilimler Akademisine seçilen ilk Türk bilim insanı olmuş, hasar gören DNA'ların hücreler tarafından onarımı araştırmalarıyla 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü kazanmıştır — Nobel Ödülü alan ikinci, kimya alanında bu ödülü alan ilk Türk vatandaşıdır. Sancar, "Beni ödüle götüren, Atatürk'ün ve Türkiye Cumhuriyeti'nin yaptığı eğitim devrimidir." diyerek ödülünün madalya ve sertifikasını Anıtkabir'e teslim etmiştir.

Oktay Sinanoğlu, "Türk Aynştaynı" olarak tanınan, kimya, biyokimya ve moleküler biyofizik alanlarında önemli buluşlara imza atmış bir bilim insanıdır. İtalya'nın Bari şehrinde doğmuş, babasının vefatından sonra maddi sıkıntılara rağmen Ankara Yenişehir Lisesini birincilikle bitirmiş, burslu gittiği California Üniversitesinde Kimya Mühendisliğini üç senede tamamlayarak 25 yaşında en genç profesör unvanını almıştır. "Atom ve Moleküllerde Çoklu Elektron Kuramı" gibi çalışmalarıyla Amerika'da Alfred Sloan Ödülü, Almanya'da dünyada ilk defa verilen Aleksander von Humbolt Bilim Ödülü'nü kazanmış, iki kez Nobel Bilim Ödülü'ne aday gösterilmiştir.

Kimya Bilimine Katkı Sağlayan İslam Alimleri

Cabir bin Hayyan, deney ve teoriye dayalı kimyanın öncüsü kabul edilir; nitrik asit, hidrojen klorür, sülfürik asit ve kral suyunu elde etmiş, damıtmada kullanılan imbiği geliştirmiştir. Ebû Bekir er-Râzî, simyadaki bilgilerini tıbba uygulayarak simyayı tıbbın hizmetine sunan ilk kişi olmuş; kostik sodayı ve gliserini keşfetmiş, alkolü antiseptik olarak kullanmıştır. Biruni, kimya ve tıp alanlarında metaller, taşlar ve eczacılıkla ilgili çalışmalar yapmıştır. İbni Sina, ilaçların hazırlanması ve bitkilerin kimyasal analizinde damıtma, süblimleştirme, eritme gibi yöntemler kullanarak deneysel kimya biliminin temellerini atmıştır.

Kimya Bilimine Katkı Sağlayan Diğer Bilim İnsanları

Robert Boyle, elementi kendinden daha basit maddelere ayrılamayan saf madde olarak tanımlamış ve gazın basıncı ile hacmi arasındaki ters orantılı ilişkiyi açıklayan Boyle Kanunu'nu geliştirmiştir. Antoine Lavoisier, havadaki yanmaya neden olan gazın oksijen (O₂) olduğunu ispatlamış ve kütlenin korunumu kanununu terazi kullanarak bulmuştur. Amedeo Avogadro, aynı hacme sahip gazların tanecik sayılarının eşit olduğunu ifade eden Avogadro hipotezini ortaya koymuştur. Michael Faraday, elektromanyetik indüksiyon ve elektroliz prensiplerini bulmuştur.

Editoryal bilgi9. Sınıf Kimya Dersi — 1. Kitap · PDF sayfa 18–34
Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi