KONU ANLATIMI / 9. Sınıf

Kriterlere Göre Bölge Sınırları

Kriterlere Göre Bölge Sınırları

Bölge Sınırlarının Belirlenmesi

Yeryüzünü anlama ve yönetme sürecinde en kritik adımlardan biri, oluşturulan bölgelerin sınırlarını çizmektir. Bölge sınırı, bölge belirlemede esas alınan kriterlere göre çizilir. Bir bölgenin nerede başlayıp nerede bittiğini gösteren bu sınırlar, kullanılan kriterin niteliğine (doğal veya beşerî) bağlı olarak büyük farklılıklar gösterir.

Belirlenen kriterin özelliği, oluşturulmak istenen bölgenin yeryüzündeki dağılış alanını ve şeklini doğrudan etkiler. Örneğin dünyadaki iklim tiplerini düşünelim: Yeryüzünde muson ikliminin etkili olduğu alan Güneydoğu ve Doğu Asya kıyıları ile sınırlıyken, çöl iklimi çok daha geniş alanlara yayılmıştır. Bu nedenle muson iklim bölgesinin sınırı, çöl iklim bölgesinin veya step (bozkır) iklim bölgesinin sınırından daha dar bir alan kaplar. Kriter değiştikçe çizilecek sınırların alanı, boyutu ve hatta geçerliliği de değişecektir.

Kesin ve Kademeli (Geçişli) Sınırlar

Bölge sınırları hakkında bilmemiz gereken en önemli özelliklerden biri, her bölgenin sınırının net çizgilerle ayrılmamasıdır. Bazı bölge sınırları kalemle çizilmiş gibi çok netken, bazıları yavaş yavaş değişerek diğer bölgeye geçer.

Doğal Bölgelerde Kademeli Sınırlar (Geçiş Alanları)

Doğal özelliklere (iklim, bitki örtüsü, toprak türü) göre belirlenen bölgelerde, sınırlar genellikle birdenbire değişmez. Doğada keskin çizgiler nadirdir. Örneğin, Karadeniz iklim bölgesi ile Karasal iklim bölgesi arasındaki sınır incelendiğinde, Karadeniz'in nemli ve ormanlık alanından çıkıp bir metre sonra aniden İç Anadolu'nun kurak bozkırına geçmezsiniz. İki iklim bölgesi arasında bir geçiş alanı bulunur.

Bu geçiş alanlarında her iki bölgenin de özellikleri bir arada görülür. Ormanlar yavaş yavaş seyrekleşir, yerini önce çalı türlerine, sonra bozkırlara bırakır. Bu sebeple doğal kriterlerden olan doğal bitki örtüsüne veya iklime göre oluşturulmak istenen bir bölgenin sınırının kesin çizgilerle belirlenmesi çok zordur. Haritalarda bu bölgeleri birbirinden ayırmak için genellikle tahmini ve ortalama bir çizgi kullanılır, ancak doğada bu sınırlar çok daha belirsiz ve geçişlidir.

Beşerî ve İdari Bölgelerde Kesin Sınırlar

Beşerî unsurlara (özellikle siyasi ve idari kriterlere) göre oluşturulan bölge sınırları çok nettir ve kesin çizgilerle ayrılır. Bir ülkenin siyasi sınırları, bir belediyenin yetki alanı veya Avrupa Birliği (AB) gibi birliklerin sınırları kesin çizgilerle harita üzerinde gösterilebilir.

Örneğin, Türkiye'de Ankara ilinin yönetim bölgesi ile Kırıkkale ilinin yönetim bölgesi arasındaki sınır santimetresine kadar bellidir. Bir taraf Ankara valiliği tarafından yönetilirken diğer taraf Kırıkkale valiliği tarafından yönetilir. Benzer şekilde, beşerî kriterlerden olan deniz turizmi alanlarına göre bir bölge oluştururken, tesislerin bulunduğu ilçelerin sınırları baz alınarak oldukça net sınırlar çizilebilir. Ancak kültürel bölgeler (örneğin Türk Kültür Bölgesi veya İslam Kültür Bölgesi) yine de tıpkı doğal bölgeler gibi geçişkenlik gösterebilir.

Aynı Alanın Farklı Bölgeler İçinde Yer Alması

Yeryüzündeki herhangi bir yer (örneğin bir şehir veya ülke), birden fazla kriter dikkate alınarak farklı bölge sınırları içerisinde yer alabilir. Dünyadaki ve ülkemizdeki alanlar statik (tek boyutlu) değildir.

Örneğin Antalya ilini ele alalım: * İklim kriterine göre: Akdeniz iklim bölgesinde yer alır. * Bitki örtüsü kriterine göre: Maki bitki örtüsü bölgesindedir. * Yer şekillerine göre: Kuzeyi dağlık bölge iken, kıyı kesimi ovalık bölge (Antalya Ovası) sınırları içindedir. * Beşerî kriterlere göre: Sık nüfuslu bölgeler ve turizm bölgeleri içinde yer alır. * Ekonomik kriterlere göre: Gelişmiş seracılık faaliyetleriyle tarım bölgesidir. * İdari ve İşlevsel kriterlere göre: TÜİK Akdeniz İstatistik Bölgesi ve Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü sınırları içindedir.

Görüldüğü gibi, Antalya tek bir mekan olmasına rağmen, hangi amaca ve kritere göre değerlendirdiğimize bağlı olarak onlarca farklı bölge tipine dahil edilebilir. Bu durum tüm ülkeler ve şehirler için geçerlidir.

İşlevsel Bölgelerin Esnek Sınırları

İşlevsel (fonksiyonel) bölgelerin sınırları, merkezin etkisine bağlı olduğu için doğal bölgelere göre daha esnektir ve bazen tespit edilmesi daha zordur. İşlevsel bölgede bir çekirdek (örneğin bir metropol şehir veya büyük bir pazar yeri) bulunur. Bu merkezin çekim gücü ve etki alanı ne kadar genişse, işlevsel bölgenin sınırı da o kadar geniş olur.

Örneğin yerel bir gazetenin dağıtım bölgesi, sadece o şehir ve çevresindeki kasabaları kapsarken, ulusal bir gazetenin işlevsel bölgesi tüm ülkeyi, hatta sınır ötesi bayileri içine alabilir. Üstelik bu işlevsel bölgeler, diğer işlevsel bölgelerin sınırlarıyla örtüşebilir ve çakışabilir. İki farklı rakip markanın satış ve dağıtım ağlarının aynı ilçelerde birbiriyle kesişmesi buna güzel bir örnektir.

Sonuç olarak bölge sınırları, coğrafi analizin amacına, kullanılan ölçütlerin özelliğine (doğal veya beşerî) ve zamanın koşullarına göre büyük esneklikler ve farklılıklar gösterebilir. Kesin ve net sınırların genellikle idari ve siyasi yapılanmalarda, geçişli ve kademeli sınırların ise doğal (fiziki) ve kültürel ortamlarda görüldüğü unutulmamalıdır.

Farklı Bölge Kriterlerinin Birbirleriyle Olan İlişkisi ve Çakışması

Bir alanın sadece tek bir kritere göre değerlendirilmesi, genellikle o alanın coğrafi potansiyelini anlamada yetersiz kalır. Gerçek hayatta, özellikle ekonomik kalkınma projeleri ve yönetimsel kararlar alınırken birden fazla bölge kriteri bir arada kullanılır. Örneğin tarımsal üretim planlaması yapılacak bir alan için sadece iklim bölgesi sınırlarına bakılmaz. O alanın yer şekilleri (dağlık mı, düz mü?), toprak yapısı ve mevcut sulama imkanları (akarsu havzaları bölgesi) gibi birçok doğal bölge sınırı üst üste konularak analiz edilir.

Bunun yanı sıra beşerî özellikler de doğal özelliklerle çakışabilir. Karadeniz iklim bölgesinde yer alan, dolayısıyla orman bölgesi olması beklenen bir alan, zaman içinde insanların ormanları tahrip ederek çay ve fındık tarımına açmasıyla beşerî bir tarım bölgesine dönüşmüştür. Bu noktada doğal sınırlarla beşerî sınırların nasıl iç içe geçtiği ve birbirlerini nasıl etkilediği açıkça görülür. İnsanlar doğal bölgelerin sınırlarını kısa sürede değiştiremese bile, o alanın kullanılış amacını değiştirerek mekanı farklı bir işlevsel bölge sistemine entegre edebilirler.

Editoryal bilgi9. Sınıf Coğrafya Dersi — 1. Kitap · PDF sayfa 220–222
Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi