Veri Görselleştirme Araçları: Sütun ve Daire Grafikleri
İstatistiksel araştırma sürecinin üçüncü adımında, topladığımız verileri düzenlememiz ve görselleştirmemiz gerektiğini öğrenmiştik. Sayfalara alt alta yazılmış karmaşık sayılar ve isimler, bize bir kerede net bir bilgi veremez. Elde ettiğimiz verileri hızlıca okumak, kolayca karşılaştırmak ve bir bakışta bütünü görebilmek için verileri adeta birer "resme" dönüştürürüz. İşte bu resmetme işini veri görselleştirme araçları olan grafikler yardımıyla yaparız.
Beşinci sınıf düzeyinde özellikle iki önemli grafik türünü inceleyeceğiz: Sütun Grafiği ve Daire Grafiği. Her grafiğin kullanım amacı ve bize sağladığı avantajlar birbirinden farklıdır.
1. Sütun Grafiği
Sütun grafiği, verilerin yatay ya da dikey sütunlar (dikdörtgen şeklindeki çubuklar) şeklinde çizilerek gösterildiği grafik türüdür. Sütunların yüksekliği (veya yatay ise uzunluğu) verinin sıklığını, yani miktarını gösterir.
Sütun Grafiğinin Özellikleri ve Kullanım Amacı
- Karşılaştırma Yapmak: Sütun grafiği, farklı veri grupları arasındaki miktarları karşılaştırmak için en uygun grafik türüdür. "Hangi ders daha çok seviliyor?", "Hangi ay daha çok kitap okundu?" gibi soruların cevapları, sütunların boyları kıyaslanarak anında verilebilir.
- Eksenler: Biri yatay, diğeri dikey olmak üzere iki eksenden oluşur. Genellikle eksenlerden biri veri türünü (örneğin ders isimleri, aylar, renkler), diğeri ise sayısal verileri (kişi sayısı, adet vb.) gösterir.
- Sütun Genişliği ve Aralıkları: Çizilen sütunların genişlikleri ve sütunlar arasındaki mesafeler (boşluklar) grafiğin başından sonuna kadar eşit olmalıdır. Aksi takdirde, grafiği okuyan kişi görsel olarak yanıltılmış olur.
- Başlık ve Eksen İsimlendirmeleri: Her grafiğin mutlaka bir başlığı olmalı ve eksenlerin neyi ifade ettiği (örneğin "Aylar" ve "Okunan Kitap Sayısı") mutlaka eksen uçlarına yazılmalıdır.
Örnek Durum: Sınıfın Göz Rengi Dağılımı
Bir sınıftaki 30 öğrencinin göz renklerini araştırdık. 12 öğrenci kahverengi, 8 öğrenci mavi, 6 öğrenci yeşil, 4 öğrenci ela gözlü. Bu veriyi bir sütun grafiğine dökersek, yatay eksene "Göz Renkleri" (Kahverengi, Mavi, Yeşil, Ela), dikey eksene ise "Öğrenci Sayısı" (0, 2, 4, 6, 8, 10, 12, 14 gibi eşit aralıklı sayılar) yazarız. Kahverengi için 12 hizasına, mavi için 8 hizasına çıkan sütunlar çizeriz. Grafiğe sadece bir saniye baktığımızda bile, en uzun sütun kahverengi olduğu için sınıftaki en yaygın göz renginin kahverengi olduğunu, en kısa sütun ela olduğu için en az bulunan göz renginin ela olduğunu hemen söyleyebiliriz.
2. Daire Grafiği (Pasta Grafiği)
Daire grafiği, bir bütünün parçalarını göstermek için dairenin dilimlere (açılara) ayrıldığı grafik türüdür. Bütünü bir pasta, parçaları ise o pastadan kesilmiş dilimler gibi düşünebilirsiniz.
Daire Grafiğinin Özellikleri ve Kullanım Amacı
- Bütün-Parça İlişkisi: Daire grafiği, bir veri grubunun bütün içerisindeki payını (oranını) göstermek için en uygun grafik türüdür. "Aile bütçesinin ne kadarı kiraya gidiyor?", "Sınıftaki öğrencilerin yüzde kaçı servisle okula geliyor?" gibi bütünü oluşturan parçaların ağırlıklarını göstermekte çok etkilidir.
- Orantı ve Dilimler: Veri miktarı ne kadar büyükse, dairede kapladığı dilim (veya yüzde) o kadar büyük olur. Tüm dilimlerin toplamı, o dairenin bütününü (örneğin sınıf mevcudunun tamamını, toplam harcamanın tamamını) vermelidir.
- Çoğu zaman daire grafiğinde veriler kesir (1/4'ü, yarısı vb.) veya yüzde (%25, %50 vb.) ifadeleriyle gösterilir. Beşinci sınıfta genellikle merkez açı (360 derece) hesaplamalarından ziyade, dairenin yarısı (1/2), çeyreği (1/4) gibi basit kesir oranları veya temel yüzde kavramları üzerinden okumalar yaparız.
Örnek Durum: Aile Bütçesinin Dağılımı
Yılmaz ailesinin aylık harcamalarını gösteren bir daire grafiği hayal edelim. Dairenin tam yarısı (yani %50'si) ev kirasını gösteren mavi renkli bir dilim olsun. Kalan yarısının da yarısı (yani çeyrek daire, %25) mutfak masraflarını göstersin. Kalan çeyrek dilim ise ulaşım ve faturalar olarak bölüşülmüş olsun. Bu grafiğe baktığımızda, harcamaların kesin miktarını (örneğin kiranın tam olarak kaç TL olduğunu) hemen bilemeyebiliriz, ancak kiranın, ailenin toplam harcamalarının tam yarısını oluşturduğunu anında görebiliriz. Daire grafiğinin gücü buradadır; miktardan çok, bütün içindeki oranı (payı) mükemmel bir şekilde yansıtır.
Grafiklerin Seçimi: Hangisini Ne Zaman Kullanmalıyız?
İyi bir araştırmacı, sadece veri toplamayı bilmekle kalmaz, o veriyi en doğru şekilde sunacak aracı da seçebilir. - Eğer amacımız "Hangisi daha fazla?", "Kimin boyu daha uzun?", "Hangi ay satışlar en düşük?" gibi kıyaslamalar ve karşılaştırmalar yapmaksa Sütun Grafiği seçilmelidir. - Eğer amacımız "Ahmet'in oyları tüm sınıfın oylarının ne kadarı?", "Giderlerimizin bütün bütçemize oranı nedir?" gibi bir bütünün içindeki payı, oranı, yüzdelik dilimi göstermekse Daire Grafiği seçilmelidir.
Ayrıca kaynak kitaplarımızda çok temel düzeyde karşımıza çıkabilecek Nokta Grafiği de vardır. Nokta grafiği de aslında bir tür sütun grafiği mantığıyla çalışır; sadece sütun çizmek yerine, her bir veriyi ifade etmek için üst üste konulmuş noktalar (veya çarpı, kare gibi işaretler) kullanılır. Verilerin ne kadar sık tekrar ettiğini (sıklığı) göstermek için pratik bir yöntemdir.
Sonuç olarak veri görselleştirme, istatistiksel sonuçların anlaşılır bir dille herkes tarafından okunabilmesini sağlayan harika bir araç kutusudur. Önemli olan, vermek istediğimiz mesaja en uygun aracı seçmektir.