KONU ANLATIMI / 12. Sınıf

Cumhuriyet Dönemi'nde Deneme (1960 Sonrası)

Cumhuriyet Dönemi'nde (1960 Sonrası) Deneme

1960 Sonrası Türk Denemesinin Genel Karakteristiği

1960'lı yıllar ve sonrası, Türkiye'de toplumsal, siyasal ve kültürel anlamda büyük hareketliliklerin, değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Bu yıllarda anayasal hakların ve düşünce özgürlüğünün genişlemesiyle birlikte edebiyat ve sanat dünyasında da gözle görülür bir canlanma ve çok seslilik yaşanmıştır. Deneme türü de bu özgürlükçü ve tartışmacı ortamdan nasibini alarak altın çağlarından birini yaşamıştır.

1923-1960 arası dönemde deneme yazarlarının ağırlıklı konuları dilin sadeleşmesi, estetik ve edebiyat kuramlarıyken; 1960 sonrasında denemenin sınırları çok daha genişlemiş, felsefe, sosyoloji, tarih, psikoloji, siyaset, Anadolu kültürü ve doğu-batı meselesi gibi konular yoğun bir şekilde işlenmeye başlanmıştır. Bu dönem yazarları; sadece kendi iç dünyalarını değil, sokağı, toplumu, insanın evrensel sorunlarını ve memleket gerçeklerini de okurla paylaşma yoluna gitmişlerdir. İroninin (ince alay), felsefi sorgulamanın ve derin analizlerin metinlere hâkim olduğu bir devirdir.

Anadolu Hümanizmi ve Sabahattin Eyüboğlu

1960 sonrası denemesinin en aydınlık ve en üretken isimlerinden biri Sabahattin Eyüboğlu'dur. Çevirileriyle Batı edebiyatının temel eserlerini Türkçeye kazandıran Eyüboğlu, aynı zamanda denemelerinde "Anadolu Hümanizmi" (Mavi Anadoluculuk) fikrini savunmuştur. Ona göre Anadolu toprakları sadece Türklerin değil, Hititlerden bu yana bu coğrafyada yaşamış bütün uygarlıkların kültürel mirasını taşır.

Sabahattin Eyüboğlu'nun MEB 12. sınıf ders kitabında da yer alan "Gönül Yüceliği" adlı denemesi, onun insan felsefesini kusursuz bir biçimde yansıtır. Eyüboğlu'na göre insanın ayrıcalıklı temel özelliği "kendini başkasının yerine koyabilmesi" yani empati yapabilmesidir. Başkasına açılmak, onu duymak, ona "iyi ki yanımda" duygusunu verebilmek, insan olmanın en yüce hâlidir. Eyüboğlu bu düşüncelerini oldukça duru, aydınlık, yapmacıksız ve sevgi dolu bir Türkçeyle ifade etmiştir. Başlıca deneme kitapları arasında "Mavi ve Kara", "Sanat Üzerine Denemeler" yer alır.

İroni ve Kelime Oyunlarının Ustası: Salâh Birsel

1960 sonrası Türk edebiyatında deneme dendiğinde kuşkusuz üslup açısından en özgün ve en çok konuşulan isimlerden biri Salâh Birsel'dir. Şair kimliğinin yanı sıra deneme alanında verdiği eserlerle adından sıkça söz ettirmiştir. Salâh Birsel'i diğer deneme yazarlarından ayıran en büyük fark, kelimelerle adeta bir hokkabaz gibi oynaması, ince alayı (ironiyi), mizahı ve günlük konuşma dilini, hatta argoyu edebi metnin içine büyük bir ustalıkla yerleştirmesidir.

Salâh Birsel'in "Bir Edebiyat Müzesi" gibi metinlerinde, edebiyatçıların bilinmeyen yönlerini, kahvehanelerdeki tartışmalarını, eski İstanbul yaşamını inanılmaz bir neşe ve sohbet havası içinde anlattığını görürüz. O, okuyucuyu karşısına alıp güldürürken aynı zamanda derin bir edebiyat tarihi bilgisi sunar. Kendi türettiği yeni kelimelerle, Osmanlıca tamlamalarla ve halk deyimleriyle harmanladığı kendine has "Salâh Birsel Türkçesi" vardır. "Boğaziçi Şıngır Mıngır", "Kahveler Kitabı", "Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu", "Hacivat Günlüğü", "Kurutulmuş Felsefe Bahçesi" gibi eserleri, deneme ve anı türünün iç içe geçtiği başyapıtlardır.

Felsefi Denemenin Öncüsü: Nermi Uygur

Denemeyi "kavramlar arası bir düşünce gezintisi" olarak gören ve edebiyatımıza "felsefi deneme" anlayışını yerleştiren yazarımız Prof. Dr. Nermi Uygur'dur. Bir felsefeci olan Nermi Uygur, felsefenin o ağır, soyut ve anlaşılmaz dilini kırmış; kavramları sokaktaki insanın da anlayabileceği, estetik ve akıcı bir edebiyat diliyle sunmayı başarmıştır. Uygur, kelimelerin kökenlerine iner, "dil" üzerine düşünür ve yaşama dair her kavramı (kitap, yaşamak, zaman, insan) felsefi bir süzgeçten geçirir. "Dilin Gücü", "İnsan Olmak", "Kuramsal Bir Deneme", "Güneşle", "Yaşama Felsefesi" onun dil zevkini ve felsefi derinliğini gösteren en önemli eserleridir. Nermi Uygur okumak, okura zihinsel bir jimnastik yaptırır.

Doğu-Batı Arasında Bir Düşünce İşçisi: Cemil Meriç

1960 sonrası Türk düşünce ve deneme hayatının tartışmasız en görkemli, en etkili şahsiyetlerinden biri Cemil Meriç'tir. Hayatının ilerleyen yıllarında görme yetisini tamamen kaybetmesine rağmen, çevresindekilere dikte ederek (yazdırarak) muazzam eserler ortaya koymuştur. Cemil Meriç'in denemelerinde en temel mesele "Aydınların yabancılaşması" ve "Doğu-Batı çatışması"dır.

Batı kültürünü, Fransız edebiyatını ve sosyolojiyi olağanüstü düzeyde bilen Meriç; Batı'yı körü körüne taklit eden Türk aydınını çok sert bir dille eleştirir. O, "kendi köklerinden beslenmeyen bir düşüncenin aydınlık getiremeyeceğini" savunur. "İdeolojiler idrakimize (anlayışımıza) giydirilmiş deli gömlekleridir." diyerek dogmatizme karşı çıkar. Kelime dağarcığı olağanüstü zengindir, dili epik (destansı), gürül gürül akan, coşkulu ve isyankârdır. "Bu Ülke", "Mağaradakiler", "Kırk Ambar", "Jurnal" gibi kitapları edebiyatımızın fikir mimarisini oluşturan temel taşlardır.

Diğer Önemli Yazarlar

Bu dönemde gazetecilikten gelip deneme türüne büyük katkı sunan Oktay Akbal, anı-deneme karışımı eserleriyle (Önce Ekmekler Bozuldu, Şair Dostlarım) içli ve lirik bir anlatım sergilemiştir. Aynı şekilde büyük şair Melih Cevdet Anday, dil, sanat ve uygarlık üzerine yazdığı denemelerle aydınlanmacı tavrını nesre aktarmıştır. Çetin Altan, İlhan Selçuk ve Uğur Mumcu gibi isimler de deneme ile fıkra (köşe yazısı) arasında gidip gelen, toplumsal gerçekçi ürünler vermişlerdir.

Sonuç

1960 sonrası Türk denemesi, yelpazesi en geniş, renkleri en parlak edebi dönemlerden biridir. Bir yanda Salâh Birsel'in kelime oyunlarıyla bezeli neşeli İstanbul'u, diğer yanda Cemil Meriç'in Doğu ile Batı arasında acı çeken, kan ağlayan düşünce dünyası vardır. Bir yanda Sabahattin Eyüboğlu'nun kucaklayıcı Anadolu hümanizmi, diğer yanda Nermi Uygur'un felsefi derinliği yer alır. Bu çok renklilik, okura düşünsel anlamda uçsuz bucaksız bir zenginlik sunmuş; deneme türünü, edebiyatımızın en çok okunan ve üzerinde en çok tartışılan alanlarından biri hâline getirmiştir.

Editoryal bilgi12. Sınıf Türk Dili Ve Edebiyatı Dersi · PDF sayfa 227–230
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi