Cumhuriyet Dönemi'nde (1923-1960 Arası) Deneme
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Denemeye Genel Bakış
Türk edebiyatında "deneme" türünün müstakil (bağımsız) bir edebi tür olarak ortaya çıkıp gelişmesi Cumhuriyet Dönemi'ne rastlar. Tanzimat Dönemi'nden itibaren Batı'dan edebiyatımıza giren makale, fıkra, sohbet ve eleştiri gibi öğretici metin türleri içinde zaman zaman denemeye yaklaşan yazılar kaleme alınmış olsa da (örneğin Ahmet Haşim'in "Bize Göre" ve "Gurebahane-i Laklakan" eserlerindeki bazı yazılar), deneme tam anlamıyla Cumhuriyet'in ilanı ve sonrasında sınırları çizilen, kimliği oturan bir tür olmuştur.
Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren aydınların yüzünü Batı'ya dönmesi, yeni bir toplum ve devlet inşasında kültür-sanat konularının yoğun şekilde tartışılması, dilde sadeleşme hareketinin hız kazanması ve okuryazar oranının artması, gazetelerin ve edebiyat dergilerinin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Varlık, Yücel, Türk Dili, Yeditepe, Hisar gibi dergiler deneme türünün adeta kuluçka merkezi olmuştur. 1923-1960 yılları arasında deneme, ağırlıklı olarak dil, edebiyat, sanat, kültür, Batılılaşma, felsefe ve estetik konularında yoğunlaşmıştır.
1923-1960 Arası Denemenin Öncü İsmi: Nurullah Ataç
Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında deneme denildiğinde akla gelen ilk ve en önemli isim kuşkusuz Nurullah Ataç'tır. Ataç, Türk edebiyatında deneme türünün gerçek anlamda kurucusu ve geliştiricisi kabul edilir. Bütün edebi yaşamını sadece "deneme" ve "eleştiri" türlerine adamış, şiir veya roman gibi kurgusal eserler kaleme almamıştır.
Nurullah Ataç, yazılarında okuyucuyla adeta dertleşir, ona sorular sorar ve samimi bir atmosfer kurar. Onun deneme anlayışının merkezinde "ben" vardır. "Deneme, ben'in ülkesidir" anlayışını benimseyerek, sanat eserleri, dil ve hayat hakkındaki kendi doğrularını, değişen ruh hâllerini, beğeni ve yergilerini okurla paylaşmıştır. İnatçı, bazen hırçın, sürekli arayış içinde olan ama her şeyden çok "samimi" bir yazardır.
Ataç ve "Samimilik"
Nurullah Ataç'ın ders kitaplarında sıkça yer alan "Samimilik" adlı denemesi, onun yazarlık felsefesini de özetler. Ataç'a göre samimilik uluorta konuşmak, aklına eseni söylemek demek değildir. Tam tersine samimiyet, insanın bir konu üzerinde uzun uzun düşündükten, toplumun dayattığı önyargılardan sıyrıldıktan sonra bulduğu doğruyu, canı pahasına da olsa savunabilme cesaretidir. Toplum ne der korkusu gütmeden, yazarın kendi içine dönüp gerçeği kendi süzgecinden geçirerek ifade etmesi gerçek samimiyetin ta kendisidir. Ataç, bu duruşuyla deneme yazarının entelektüel bağımsızlığını vurgular.
Dilde Özleşme ve Ataç'ın Devrik Cümleleri
1923-1960 arası dönemde Ataç'ın Türk denemesine yaptığı en büyük katkılardan biri de Türkçenin sadeleşmesi ve özleşmesi konusundaki ateşli savunuculuğudur. O, Arapça ve Farsça kökenli kelimeleri dilimizden atmak için büyük çaba harcamış, zaman zaman aşırıya kaçtığı için eleştirilse de yılmadan yeni ve öz Türkçe kelimeler kullanmaya, hatta türetmeye devam etmiştir. "Sözcüklerin peşinde koşmaz, onları kendi kalıbına dökerdi."
Ataç'ın üslubunun en belirgin özelliği ise devrik cümle (kuralsız cümle) kullanımıdır. O döneme kadar nesirde (düz yazıda) yüklemi sonda olan kurallı cümleler ağırlıktayken, Ataç konuşma dilinin doğallığını, canlılığını ve akıcılığını yazı diline taşımak için devrik cümleleri ustalıkla kullanmıştır. Onun bu tavrı, Türk edebiyatında bir çığır açmış ve sonraki nesil yazarlar tarafından da benimsenmiştir. Önemli eserleri arasında "Günlerin Getirdiği", "Karalama Defteri", "Sözden Söze", "Okuruma Mektuplar", "Diyelim" yer alır.
Klasik ve Ağırbaşlı Bir Denemeci: Suut Kemal Yetkin
Bu dönemin bir diğer usta denemecisi Suut Kemal Yetkin'dir. Nurullah Ataç ile aynı dönemde ürün vermesine ve onunla arkadaş olmasına rağmen, Yetkin'in deneme anlayışı ve üslubu Ataç'tan oldukça farklıdır. Ataç ne kadar coşkulu, hırçın, kural tanımaz ve devrik cümlelerle dolu bir üsluba sahipse; Suut Kemal Yetkin de o kadar sakin, kurallı, mantık çerçevesinde ilerleyen ve akademik bir üsluba sahiptir.
Suut Kemal Yetkin, estetik, sanat tarihi, resim, mimari, edebiyat ve felsefe konularında derin bir birikime sahip bir akademisyendir. Yazılarında her zaman düşünce ve mantık ön plandadır. Montaigne tarzı şüphecilikten ziyade Bacon tarzı eğitici, aydınlatıcı ve nesnel denemeye daha yakındır. Cümleleri son derece düzgün, pürüzsüz ve sağlamdır. Kesin hükümlerden ziyade düşündürücü tahlillere (çözümlemelere) yer verir. Ataç'ın "Günlerin Getirdiği" eserine bir nazire olarak yazdığı "Günlerin Götürdüğü" eseri meşhurdur. Ayrıca "Düşün Payı", "Edebiyat Konuşmaları", "Yokuşa Doğru", "Şiir Üzerine Düşünceler" adlı deneme kitapları da edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir.
Dönemin Diğer Önemli İsimleri
1923-1960 dönemi, Türk denemeciliğinin kök saldığı yıllar olduğu için pek çok değerli yazar bu türde eser vermiştir. - Ahmet Hamdi Tanpınar: Edebiyat tarihçisi, şair ve romancı kimliğinin yanı sıra denemeleriyle de çığır açmıştır. Özellikle Türkiye'nin beş farklı şehrinin tarihi, mimari ve kültürel dokusunu edebi bir üslupla kaleme aldığı "Beş Şehir", edebiyatımızın en seçkin deneme-gezi başyapıtlarından biridir. Yaşadığı Güven Park civarından yola çıkarak kültür değişimlerini ve doğu-batı sentezini anlattığı "Yaşadığım Gibi" eseri de dönemin fikir dünyasını anlamak için eşsiz bir kaynaktır. - Sabahattin Eyüboğlu: Her ne kadar etkisini 1960 sonrasında da yoğun olarak sürdürse de yazın hayatına bu dönemde başlamış, "Mavi ve Kara" adlı eseriyle Anadolu hümanizmini, Türk halk kültürünü ve Batı sanatını başarılı bir şekilde sentezlemiştir.
Sonuç
1923-1960 yılları arası Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında deneme, adeta emekleme evresinden çıkıp koşmaya başladığı, kurumsallaştığı ve büyük ustalarını yetiştirdiği bir "altın çağ" niteliği taşır. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin Batı'ya açılan yüzü, yeni harflerin ve yeni dil anlayışının oturma süreci bu denemeler üzerinden takip edilebilir. Nurullah Ataç ile doğallığı ve konuşma dilini yakalayan deneme türü, Suut Kemal Yetkin ile akademik bir derinlik kazanmış, böylece okura geniş bir ufuk sunmuştur. Yazarın yalnızca kendini değil, toplumu, sanatı, dili ve aklı "denediği" bu metinler, günümüzde dahi edebiyat okurları için birer rehber niteliğindedir.
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir