I. Dünya Savaşı Sürecinde Osmanlı Devleti
I. Dünya Savaşı (1914-1918), insanlık tarihinin gördüğü o güne kadarki en büyük ve en yıkıcı çatışmalardan biridir. Sanayi İnkılabı'nın getirdiği sömürgecilik yarışı, pazar arayışı ve Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımı, Avrupa devletlerini İtilaf (Anlaşma) ve İttifak (Bağlaşma) olmak üzere iki büyük bloğa ayırmıştı. Avusturya-Macaristan veliahdının bir Sırp milliyetçisi tarafından Saraybosna'da öldürülmesi (28 Haziran 1914), zaten barut fıçısına dönmüş olan Avrupa'yı ateşe veren kıvılcım olmuştur.
1. Osmanlı Devleti'nin Savaşa Girmesi
Savaş başladığında Osmanlı Devleti başlangıçta tarafsızlığını ilan etmiş, boğazları kapatmış ve genel seferberlik ilan etmişti. Ancak dönemin yöneticileri (özellikle İttihat ve Terakki liderleri Enver, Talat ve Cemal Paşalar), savaşın dışında kalınamayacağını ve Almanların savaşı kazanacağını düşünüyorlardı. İngiltere ve Fransa, Osmanlı'nın tarafsız kalmasını isterken, aslında savaş sonrası Osmanlı topraklarını paylaşmayı planlıyorlardı. Osmanlı'nın İtilaf Devletleri safında savaşa girme talebi de İngiltere tarafından reddedilmişti.
İngiliz donanmasından kaçan Goben ve Breslav adlı iki Alman savaş gemisinin Çanakkale Boğazı'nı geçerek Osmanlı'ya sığınması olayların seyrini değiştirdi. Osmanlı yönetimi, uluslararası hukuka göre bu gemileri silahsızlandırması gerekirken, gemileri satın aldığını duyurdu ve isimlerini Yavuz ve Midilli olarak değiştirdi. Ancak mürettebatı hala Alman olan bu gemiler, Karadeniz'e açılarak Rusya'nın Sivasopol ve Odessa limanlarını bombaladı (Ekim 1914). Bu oldu bitti karşısında Rusya, İngiltere ve Fransa, Osmanlı'ya savaş ilan etti. Böylece Osmanlı Devleti, İttifak Devletleri safında savaşa dahil oldu.
Osmanlı'nın savaşa girmesiyle yeni cepheler açılmış, savaş geniş bir alana yayılmış ve süresi uzamıştır. Almanların amacı da tam olarak buydu: Osmanlı'nın jeopolitik konumundan faydalanarak İngilizlerin sömürge yollarını kesmek ve Avrupa'daki yüklerini hafifletmek. Aynı zamanda Halife'nin dini gücü (Cihat) kullanılarak İngiliz sömürgelerindeki Müslümanların ayaklandırılması hedeflenmişti (Fakat bu plan istenilen sonucu vermemiştir).
2. Osmanlı Devleti'nin Savaştığı Cepheler
Osmanlı orduları, I. Dünya Savaşı'nda üç ana başlık altında toplanan çeşitli cephelerde savaşmıştır:
A. Taarruz (Saldırı) Cepheleri
- Kafkas Cephesi: Enver Paşa komutasındaki bu cephenin amacı, Rusları durdurmak, Bakü petrollerine ulaşmak ve Orta Asya Türkleri ile birleşerek Turan idealini gerçekleştirmekti. Ancak Sarıkamış Harekatı'nda (1914-1915) ağır kış şartları, salgın hastalıklar ve lojistik eksiklikler nedeniyle on binlerce askerimiz donarak veya hastalanarak şehit oldu. Ruslar Erzurum, Erzincan, Muş, Bitlis ve Trabzon'u işgal etti. (Daha sonra Mustafa Kemal bu bölgeye atanacak ve Muş ile Bitlis'i geri alacaktır.)
- Kanal Cephesi: Cemal Paşa komutasında, İngilizlerin can damarı olan Süveyş Kanalı'nı ele geçirerek İngiltere'nin Hindistan sömürgeleriyle bağlantısını kesmek amacıyla açılmıştır. Ancak çöl sıcağı, susuzluk ve İngilizlerin üstün silah gücü karşısında başarısız olunmuş, ordu Suriye-Filistin'e çekilmek zorunda kalmıştır.
B. Savunma Cepheleri
- Çanakkale Cephesi: İtilaf Devletleri'nin boğazları geçerek İstanbul'u almak, Osmanlı'yı savaş dışı bırakmak ve zor durumdaki müttefikleri Rusya'ya yardım göndermek amacıyla açtıkları cephedir. (Detayları aşağıda işlenecektir.)
- Irak-Basra Cephesi: İngilizlerin Abadan petrollerini korumak, kuzeye ilerleyerek Ruslarla birleşmek ve Türklerin İran üzerinden Hindistan'a ulaşmasını engellemek amacıyla açtıkları cephedir. Kut'ül Amare'de büyük bir zafer kazanılsa da, savaşın genelinde İngilizler galip gelmiş ve Bağdat'ı işgal etmişlerdir.
- Suriye-Filistin Cephesi: Kanal Harekatı'nın başarısızlığından sonra İngilizlerin saldırıya geçmesiyle açılmıştır. Mustafa Kemal'in 7. Ordu Komutanı olarak görev yaptığı bu cephede, Yıldırım Orduları Halep'in kuzeyinde bir savunma hattı kurarak İngiliz ilerleyişini durdurmuştur.
- Hicaz-Yemen Cephesi: Kutsal toprakları (Mekke, Medine) İngiliz işgalinden korumak için açılmıştır. Fahrettin Paşa ("Çöl Kaplanı"), açlık ve susuzluğa rağmen çekirge yiyerek Medine'yi kahramanca savunmuştur. Ancak bazı Arap aşiretlerinin İngilizlerle işbirliği yapması nedeniyle bu cephe kaybedilmiştir.
C. Yardım Cepheleri (Galiçya, Romanya, Makedonya)
Osmanlı'nın kendi sınırları dışında, müttefiklerine (Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan) yardım etmek amacıyla asker gönderdiği cephelerdir.
3. Savaşta Osmanlı Zaferleri: Çanakkale ve Kut'ül Amare
Çanakkale Destanı (1915)
İtilaf donanması, 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazı'nı denizden geçmeye çalıştı. Ancak Nusret Mayın Gemisi'nin boğaza döşediği mayınlar ve Seyit Onbaşı gibi topçuların isabetli atışlarıyla ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar ("Çanakkale Geçilmez" gerçeği). Denizden geçemeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan'da Gelibolu Yarımadası'na asker çıkararak kara savaşlarını başlattı. Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar'da Yarbay Mustafa Kemal'in askeri dehası ve "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" sözüyle şahlanan Türk askeri, düşmana geçit vermedi. Sonuçları: Savaş en az iki yıl uzadı. Rusya'ya yardım gidemediği için Rusya'da Bolşevik İhtilali çıktı ve Çarlık rejimi yıkıldı (Rusya savaştan çekildi). Yarım milyona yakın insan hayatını kaybetti. Mustafa Kemal, bu zaferle tüm yurtta tanınan bir kahraman oldu ve Millî Mücadele'nin doğal lideri haline geldi.
Kut'ül Amare Zaferi (1916)
Irak Cephesi'nde Halil (Kut) Paşa komutasındaki Türk ordusu, İngiliz ordusunu Kut'ül Amare kasabasında kuşattı. Aylarca süren kuşatma sonucunda, aralarında General Townshend'in de bulunduğu 13 binden fazla İngiliz askeri ve subayı esir alındı. Çanakkale'den sonra İngilizlerin aldığı bu en büyük mağlubiyet, Türk ordusunun büyük bir başarısı olarak tarihe geçmiştir. Ancak İngilizlerin daha sonra büyük takviyelerle saldırması sonucu cephe kaybedilmiştir.
4. 1915 Olayları, Sevk ve İskân Kanunu
Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'nda doğuda Ruslarla mücadele ederken, yüzyıllardır barış içinde yaşadığı Ermeni tebaanın (Millet-i Sadıka) bir kısmı ayrılıkçı çeteler (Taşnak ve Hınçak) kurarak isyan etti. Rusların kışkırtması ve silahlandırmasıyla bu çeteler, Müslüman köylerinde katliamlar yapmaya ve Osmanlı ordusunu arkadan vurmaya başladılar. Van gibi şehirler isyancılar tarafından işgal edilip Ruslara teslim edildi.
Bu durum karşısında ordunun güvenliğini sağlamak ve sivil halkı korumak zorunda kalan Osmanlı hükûmeti, 27 Mayıs 1915'te Sevk ve İskân Kanunu'nu (Tehcir Kanunu) çıkardı. Bu kanunla, savaş bölgesinde olaylara karışan veya şüpheli görülen Ermeniler, yine Osmanlı toprağı olan daha güvenli güney vilayetlerine (Suriye civarına) zorunlu göçe tabi tutuldu. Göç sırasında salgın hastalıklar, eşkıya saldırıları, iklim şartları ve savaş koşulları nedeniyle maalesef iki taraftan da büyük can kayıpları yaşandı. Osmanlı Devleti kafileleri korumak için genelgeler yayınlasa da, dönemin imkansızlıkları içinde trajik olaylar engellenemedi. Ancak bu uygulama planlı bir soykırım değil, savaş şartlarının zorunlu kıldığı bir güvenlik ve yer değiştirme (iskân) politikasıdır.
5. Savaş Yıllarında Anadolu ve 1918 Kader Yılı
Savaş yılları Anadolu halkı için yıkım, açlık, salgın hastalıklar ve yoksulluk demekti. Tarlalar ekilemedi, üretim durdu, genç nüfus cephelerde şehit oldu. Bütün zorluklara rağmen Anadolu insanı vatanı savunmak için elinden geleni yaptı.
1918 yılına gelindiğinde, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) İtilaf Devletleri safında savaşa katılması savaşın kaderini değiştirdi. ABD Başkanı Wilson, savaşı bitirmek amacıyla 14 maddelik Wilson İlkeleri'ni yayınladı. Bu ilkelerde "Yenenler yenilenlerden toprak ve savaş tazminatı almayacak, her millet çoğunlukta olduğu bölgede kendi devletini kuracak" gibi maddeler yer alıyordu.
Osmanlı ve diğer müttefikleri, savaşın yıpratıcılığı ve bu ilkelerin umut verici vaatlerine güvenerek barış istemek zorunda kaldılar. Bulgaristan'ın savaştan çekilmesiyle Osmanlı'nın Almanya ile kara bağlantısı koptu. İttihat ve Terakki liderleri ülkeyi terk etti. Yeni kurulan hükûmet, 30 Ekim 1918'de Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda ağır şartlar içeren ateşkes antlaşmasını imzalayarak savaştan çekildi.
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir