Karagöz Oyunu ve "Yazıcı": Geleneksel Türk Tiyatrosunda Mizah ve İletişim
Seyirlik Halk Oyunları İçinde Karagöz'ün Yeri
Araştırmacı Pertev Naili Boratav'a göre, seyirlik halk oyunları (meddahlık, kukla, karagöz, orta oyunu, tulûat tiyatrosu, köylü oyunları) bir küme altında birleştiren ortak özellik "seyirlik" olmalarıdır: bir yanda seyirciler, bir yanda aktörler (canlı ya da cansız suretler) vardır. Taklit, bu oyunların en önemli ögelerinden biridir; Metin And'ın belirttiği gibi "taklit" kelimesi bu gelenekte "temsil" anlamını almıştır ("filan oyunun taklidi" onun oynanması demektir), ayrıca aktörün türlü şive ve karakterleri canlandırması anlamında da kullanılır (Karagöz'le orta oyununda Acem, Kastamonulu, Tiryaki, Çelebi, Firenk taklidi gibi). Boratav'a göre bu oyunlarda "söz" başka sanat gösterilerine bir dayanak olmaktan öteye gitmez; önceden yazılmış/ezberlenmiş metinleri yoktur, aktör basit bir eylem çizgisini izleyerek geleneğin istediği kalıpların dışında her şeyi doğaçlama (irticalen) söyler.
Karagöz Oyununun Dört Bölümü
Karagöz oyunu, ders kitabının "Yazıcı" örneği üzerinden dört yapısal bölüme ayrılır: Mukaddime (Giriş) — Hacivat'ın bir semai söyleyerek perdeye gelip "Yâr bana bir eğlence, medet!" diyerek şarkı (teganni) söylemesi; Muhavere (Söyleşme) — asıl oyunun konusuyla ilgili olmayan, Karagöz'ün Hacivat'ın sözlerini yanlış anlaması veya kasıtlı çarpıtmasıyla süren bölüm; Fasıl (Asıl Oyun) — asıl olayın gösterildiği, diğer tiplerin de oyuna dâhil olduğu bölüm; Bitiş — Karagöz ile Hacivat arasındaki kısa konuşmadan ibaret, Karagöz'ün "Her ne kadar sürc-i lisan ettikse afola!" dediği ve bir sonraki oyunun haberinin verildiği bölüm.
"Yazıcı" Oyununun Konusu
Oyunda Karagöz, Hacivat'tan iş isteyip "yazıcılık yaparım" der; Hacivat da evinin altındaki bir dükkânı ona kiralar (aylık pazarlığı sonunda ortaklığa dönüşür: kazancın yarısı Hacivat'a, yarısı Karagöz'e). Ancak Karagöz aslında okuma yazma bilmemektedir ve dükkâna gelen her müşteriyle komik bir yanlış anlama yaşar: İkinci Hanım'ın "gonce-dehânım" (ağzı gonca gibi güzel hanımım) diye başlattığı mektubu "pencerede hanım" diye yanlış yazar; bir Laz müşteri anlaşılmaz şivesiyle konuşurken Karagöz onun sözlerini tamamen çarpıtır; Tiryaki'nin alışveriş listesindeki "yirmi dirhem sinâmeki"yi "Sülüklü'deki sinek Ahmet'i" diye, "kırk dirhem havlıcan"ı "kırk kere havlıyacağım" diye yanlış anlar; Çelebi'nin aşk şiiri yazdırma isteğini de benzer bir tuhaflıkla karşılar. Oyun sonunda birisinin dükkânın "tekin olmadığını" söylemesi üzerine Karagöz dükkânı bırakmak ister, Hacivat parasını zorla almaya kalkışınca Karagöz ona tokat atar ve oyun biter.
Karagöz ve Hacivat'ın Karşıt Kişilikleri
Araştırmacı Metin And'a göre, Karagöz ve Hacivat (Ortaoyunu'ndaki Kavuklu ve Pişekâr ile eşdeğer) oyunun eksen kişileridir ve tam bir karşıtlık sergilerler: Karagöz, dışa dönük, iç tepkilerini hemen açığa vuran, olduğundan başka gözükmeye çalışmayan bir halk adamıdır; halk ahlâkının ve sağduyusunun temsilcisidir, özü sözü birdir, düşündüğünü çekinmeden söylediği için başına türlü açmazlar gelir; okumuşluğu yoktur, sürekli geçim tasasındadır ama cesur ve gözüpektir. Hacivat ise herkesin huyuna göre konuşmasını bilen, içinden pazarlıklı, arabulucu, ölçülü, her kalıba girebilen esnek bir kişiliğe sahiptir; bilgisi yüzeyseldir ama her konudan biraz bilir, sözünü dolambaçlı söylemede ustadır. And'a göre bu karşıtlık, kişilerin giyim/kuşam/tavır/davranış/sözlerinin yanı sıra belirli bir bölgenin veya uğraşın zorunluluğuyla dillerini çarpıtmalarında da (ünlü uyumu/değişmeleri, ünsüz düşmesi gibi dil bilime aykırılıklarla) görülür.
Metnin Dil Özellikleri ve Yazarı
"Yazıcı" metni, Osmanlı Türkçesi kalıntıları taşıyan eski bir dil kullanır (esbâb-ı mûcibe, mâ-nahnü-fîh, iskân-ı beyt gibi Arapça/Farsça kökenli tamlamalar); bu dil özellikleri, metnin ait olduğu dönemin toplumsal/kültürel dokusunu ve söz oyunlarına dayalı güldürü unsurunu birlikte yansıtır. Metni derleyip yayına hazırlayan Cevdet Kudret (1907-1992), edebiyat tarihçiliğinin yanı sıra geleneksel Türk tiyatrosu, özellikle Karagöz oyunu üzerine araştırma ve derlemeler yapmış; Sokak (hikâye), Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman, Karagöz, Ortaoyunu (inceleme), Kalemin Ucu (deneme) gibi eserler kaleme almıştır.
Özet
- Boratav'a göre seyirlik halk oyunlarının (Karagöz, orta oyunu, meddahlık, kukla) ortak özelliği taklit/temsile dayalı, önceden yazılmamış doğaçlama bir gösteri olmalarıdır.
- Karagöz oyunu Mukaddime (giriş şarkısı), Muhavere (yanlış anlamalı söyleşme), Fasıl (asıl olay) ve Bitiş (kapanış+sonraki oyun haberi) olmak üzere dört bölümden oluşur.
- "Yazıcı" oyununda okuma yazma bilmeyen Karagöz'ün yazıcılık yapması, dükkâna gelen her müşteriyle (İkinci Hanım, Laz, Tiryaki, Çelebi) komik yanlış anlamalara yol açar.
- Metin And'a göre Karagöz halk sağduyusunu temsil eden dürüst/dobra bir tip, Hacivat ise esnek/diplomatik/yüzeysel bilgili bir tiptir; bu karşıtlık dil ve üsluplarına da yansır.
- Metni derleyen Cevdet Kudret, Türk tiyatro tarihi (özellikle Karagöz ve Ortaoyunu) üzerine önemli araştırma ve derleme eserleri bırakmıştır.
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir