KONU ANLATIMI / 9. Sınıf

Deneme Türü ve Özellikleri

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı: Deneme Türü ve Özellikleri

Sevgili öğrenciler, edebiyatın en özgür, en içten ve belki de okuru yazarla en çok bütünleştiren türü olan "deneme" dünyasına hoş geldiniz. Bu yazımızda, deneme türünün ne olduğunu, diğer türlerden nasıl ayrıldığını, tarihsel gelişimini ve iyi bir denemenin taşıması gereken özellikleri derinlemesine inceleyeceğiz.

Deneme Nedir?

Deneme; yazarın herhangi bir konudaki kişisel görüş, düşünce ve deneyimlerini, kesin yargılara varmadan, kanıtlama amacı gütmeden, samimi ve akıcı bir üslupla kaleme aldığı düz yazı türüdür. Deneme yazarı, sanki karşısında biri varmış da onunla sohbet ediyormuş gibi değil, daha çok kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi bir anlatım benimser. Yazarın iç dünyasına, düşünsel yolculuğuna ve zihinsel sıçramalarına tanık olduğumuz bu tür, "Ben'in edebiyatı" olarak da adlandırılabilir. Çünkü denemenin merkezinde yazarın bizzat kendi "ben"i vardır.

Ünlü deneme yazarı Nurullah Ataç denemeyi "Ben'in ülkesi" olarak tanımlarken, Suut Kemal Yetkin ise "Deneme, yazarın kendi kendisiyle konuşmasıdır." diyerek bu türün öznel ve içsel yapısına vurgu yapmıştır. Konu sınırlaması yoktur; aşktan ölüme, doğadan sanata, günlük yaşamın sıradan bir detayından evrensel sorunlara kadar her şey denemenin konusu olabilir.

Denemenin Diğer Düz Yazı Türlerinden Farkı

Denemeyi tam olarak kavrayabilmek için onu makale, fıkra ve sohbet (söyleşi) gibi diğer öğretici metinlerden ayırmak gerekir:

  1. Makale ile Farkı: Makalede temel amaç bilgi vermek, bir tezi savunmak ve bu tezi nesnel verilerle, bilimsel bir dille kanıtlamaktır. Makale yazarı ciddi ve kurallı bir dil kullanır. Oysa denemede kanıtlama amacı kesinlikle yoktur. Deneme yazarı özneldir, kesin yargılara varmaz ve düşüncelerini okuyucuya dayatmaz. Sadece kendi penceresinden gördüklerini samimiyetle paylaşır.
  2. Sohbet (Söyleşi) ile Farkı: Sohbet türünde yazar, karşısında bir okuyucu kitlesi varmış gibi, onlarla konuşuyormuş hissi uyandırarak yazar. Sık sık okura sorular sorar, cevaplar bekler. Deneme ise yazarın karşısındakiyle değil, "kendi kendisiyle" yaptığı bir zihinsel tartışmadır.
  3. Fıkra (Köşe Yazısı) ile Farkı: Fıkralar, günlük siyasi veya toplumsal olayları konu edinen, gazetelerde yayımlanan ve güncelliğini çabuk yitiren günübirlik yazılardır. Denemeler ise güncel olmak zorunda değildir; daha çok evrensel, kalıcı ve zamansız konuları ele alırlar.

Denemenin Tarihçesi: Montaigne ve Bacon

Deneme türünün dünya edebiyatındaki yolculuğu 16. yüzyılda, Fransa'da başlamıştır. Bu türün kurucusu ve isim babası Michel de Montaigne (1533-1592)'dir.

Montaigne: Denemenin İsim Babası ve Kurucusu

Fransız yazar Montaigne, 1580 yılında yayımladığı ve "Denemeler" (Essais) adını verdiği eseriyle dünya edebiyatına yepyeni bir tür kazandırmıştır. Fransızcada "kalkışmak, girişmek, tecrübe etmek, denemek" anlamlarına gelen "essayer" fiilinden türeyen bu isim, türün ruhunu tam olarak yansıtır. Montaigne, şatosuna çekilerek insan doğası, eğitim, dostluk, yaşama sevinci gibi çok çeşitli konularda kendi düşüncelerini, hiçbir kurala bağlı kalmadan kaleme almıştır. Onun denemeleri, insanın kendi iç dünyasını keşfetme çabasının en güzel örnekleridir. Montaigne, kitabının önsözünde "Benim kitabımın özü benim, ben kendimi anlatıyorum." diyerek türün öznel karakterini ortaya koymuştur.

Francis Bacon: İngiliz Denemeciliği

Montaigne'den kısa bir süre sonra, 16. yüzyılın sonlarında İngiliz yazar ve filozof Francis Bacon (1561-1626) da deneme türünün önemli eserlerinden birini vermiştir. Bacon'ın denemeleri, Montaigne'in sıcak, içten ve serbest üslubunun aksine, daha nesnel, akılcı, felsefi ve didaktik (öğretici) bir yapıya sahiptir. Montaigne "ben" etrafında dönerken, Bacon daha çok "gerçeklik", "devlet", "bilgi" gibi toplumsal ve felsefi konulara ağırlık vermiş, daha ciddi ve özlü bir dil kullanmıştır. Bu iki büyük isim, deneme türünün temel karakterini belirlemiş ve kendilerinden sonra gelen yüzyıllarda birçok yazarı etkilemiştir.

İyi Bir Denemenin Özellikleri

Bir yazının başarılı bir deneme sayılabilmesi için bazı temel özelliklere sahip olması beklenir:

  1. Öznellik ve İçtenlik: Denemenin en belirgin özelliği yazarın samimiyetidir. Yazar düşüncelerini süzgeçten geçirmeden, yapmacıksız bir şekilde dile getirmelidir.
  2. Kuşatıcılık ve Serbestlik: Deneme yazarı konu seçiminde tamamen özgürdür. Ancak seçtiği konuyu ele alırken zihinsel bir esneklik göstermeli, tek bir bakış açısına saplanıp kalmamalıdır.
  3. Akıcılık ve Dil İşçiliği: Deneme, felsefi bir derinliğe sahip olsa da dili ağır ve anlaşılmaz olmamalıdır. İyi bir deneme yazarı, sözcükleri özenle seçer, dilin imkanlarını sonuna kadar kullanır ve okuru yormadan akıp giden bir üslup yaratır.
  4. Düşündürücülük: Deneme okura hazır bilgi sunmaz; onu düşünmeye, sorgulamaya ve yazarın zihinsel yolculuğuna eşlik etmeye davet eder. İyi bir deneme okunduktan sonra okurun zihninde yeni pencereler açmalıdır.
  5. Kanıtlama Zorunluluğunun Olmaması: Yazar, öne sürdüğü düşünceleri ispatlamak için istatistiklere, bilimsel verilere veya uzman görüşlerine başvurmak zorunda değildir.

Deneme Okuma Teknikleri

Sevgili 9. sınıf öğrencileri, deneme okumak, bir roman veya hikaye okumaktan farklı bir zihinsel hazırlık gerektirir. Bir denemeyi tam anlamıyla özümsemek için şu teknikleri kullanabilirsiniz:

  • Yazarla Diyalog Kurun: Okurken yazarın düşüncelerine pasif bir alıcı olarak yaklaşmayın. Kendi kendinize "Yazar burada ne demek istiyor?", "Ben bu konuda ne düşünüyorum?", "Bu fikre katılıyor muyum?" gibi sorular sorun.
  • Ana Fikri ve Yardımcı Düşünceleri Arayın: Denemeler genellikle bir ana eksen etrafında döner. Yazarın asıl derdinin ne olduğunu bulmaya çalışın ve bu ana fikri destekleyen yan düşüncelerin altını çizin.
  • Sözcüklerin Derinliğine İnin: Deneme yazarları sözcüklere yeni anlamlar yüklemeyi severler. Bilmediğiniz kelimeleri araştırın ve yazarın mecaz, benzetme veya ironi gibi söz sanatlarını nasıl kullandığına dikkat edin.
  • Sindire Sindire Okuyun: Deneme, hızlıca okunup tüketilecek bir tür değildir. Her bir paragraf, bazen her bir cümle üzerinde durup düşünmek, cümlenin tadına varmak gerekir. Gerekirse durup okuduklarınızı zihninizde tartın.
  • Notlar Alın: Okurken sizi etkileyen, düşündüren veya size ilham veren cümlelerin altını çizin. Sayfa kenarlarına kendi düşüncelerinizi not edin. Böylece eserle aranızda kişisel bir bağ kurmuş olursunuz.

Türk edebiyatında Ahmet Haşim, Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin, Sabahattin Eyüboğlu, Salah Birsel ve Cemil Meriç gibi ustaların kaleminden çıkmış denemeleri okuyarak, bu türün o büyülü "ben" ülkesinde keyifli yolculuklara çıkabilirsiniz. Unutmayın, her deneme yeni bir düşünce okyanusuna açılan bir kapıdır. Keyifli okumalar!

Editoryal bilgi9. Sınıf Türk Dili Ve Edebiyatı Dersi — 1. Kitap · PDF sayfa 38–50
Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi