Nüfus Politikaları
Nüfus, bir ülkenin en büyük güç kaynağıdır. Ancak nüfusun nitelik ve nicelik olarak ülkenin kaynaklarıyla, ekonomik büyümesiyle ve kalkınma hedefleriyle uyumlu olması gerekir. Bir ülkenin kaynaklarına göre çok fazla olan nüfus ekonomik krizlere yol açarken, az ve yaşlanan bir nüfus ise iş gücü yetersizliği ve savunma zafiyetleri yaratır. İşte devletlerin, nüfusun miktarını (niceliğini) ve özelliklerini (niteliğini) kendi hedefleri doğrultusunda değiştirmek veya iyileştirmek için uyguladıkları bilinçli müdahalelerin tümüne nüfus politikası adı verilir.
Nüfus politikaları genellikle ülkelerin gelişmişlik seviyelerine ve mevcut demografik sorunlarına göre şekillenir. Dünya genelinde temel olarak üç farklı nüfus politikası uygulanmaktadır:
1. Nüfus Artış Hızını Azaltmaya Yönelik Politikalar
Ekonomik kalkınma hızının nüfus artış hızından daha düşük olduğu gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde uygulanan politikalardır. Bu ülkelerde hızlı nüfus artışı, elde edilen millî gelirin altyapı, sağlık ve eğitime harcanmasına neden olarak tasarrufları ve ekonomik yatırımları engeller. (Buna demografik yatırım denir). Demografik yatırımların fazla olması ülkenin büyümesini yavaşlatır.
Bu sorunları aşmak için devletler nüfus artış hızını düşürücü (doğum kontrol) politikaları uygularlar. Uygulanan Yöntemler: - Aile planlaması eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve doğum kontrol yöntemlerinin ücretsiz sağlanması. - Evlenme yaşının yasal olarak yükseltilmesi. - Az çocuklu ailelere vergi indirimleri veya maddi yardımlar yapılarak az çocuğun teşvik edilmesi. - Çok çocuklu ailelerden fazla vergi alınması veya bazı devlet yardımlarının kesilmesi.
Örnek Ülkeler: Hindistan, Nijerya, Bangladeş, Endonezya gibi ülkeler nüfus artış hızını düşürmeye çalışmaktadır. Dünyada bu politikayı en sert uygulayan ülke uzun yıllar "Tek Çocuk Politikası" ile Çin olmuştur. Çin, 1979'da başladığı bu katı politikayla nüfus artış hızını ciddi oranda düşürmüştür. Ancak yaşlanan nüfus ve azalan iş gücü tehlikesi nedeniyle Çin, 2016 yılında bu politikadan vazgeçerek önce iki, daha sonra üç çocuğa izin veren bir sisteme geçiş yapmıştır.
2. Nüfus Artış Hızını Yükseltmeye Yönelik Politikalar
Ekonomik kalkınmasını tamamlamış ancak doğum oranlarının çok düştüğü gelişmiş ülkelerde uygulanan politikalardır. Bu ülkelerde ortalama yaşam süresi uzundur ancak doğumlar azaldığı için genç nüfus oranı düşmüş, toplum hızla yaşlanmaya başlamıştır. Yaşlı nüfusun artması; emeklilik ve sağlık sistemleri üzerinde ağır bir ekonomik yük oluşturmakta, sanayi ve hizmet sektöründe çalışacak genç ve dinamik "aktif iş gücünün" azalmasına neden olmaktadır. Ayrıca azalan nüfus, ülkelerin askerî gücünü ve jeopolitik önemini de tehdit eder.
Uygulanan Yöntemler: - Doğum yapan kadınlara uzun süreli ve ücretli annelik (hatta babalık) izni verilmesi. - Ailelere çocuk sayısına göre artan oranda maddi çocuk yardımı (çocuk parası) yapılması. - Ücretsiz kreş ve gündüz bakım evlerinin açılması, eğitim masraflarının devlet tarafından karşılanması. - Çok çocuklu ailelere vergi indirimleri, daha geniş konut imkânları (konut kredisi destekleri) sağlanması. - Göçmen alımının kolaylaştırılarak dışarıdan genç iş gücü ithal edilmesi.
Örnek Ülkeler: Almanya, Fransa, İsveç, Rusya, Japonya, İtalya gibi nüfusu yaşlanan gelişmiş ülkeler bu politikayı uygulamaktadır. Örneğin İsveç, kadınların iş hayatından kopmadan çocuk sahibi olabilmesi için geniş sosyal haklar sunarak Avrupa'da nüfus artış hızını yükseltmeyi başaran nadir model ülkelerden biri olmuştur. Benzer şekilde Rusya da demografik çöküşü önlemek için ailelere ciddi maddi "annelik sermayesi" teşvikleri sunmaktadır.
3. Nüfusun Nitelik ve Niceliğini İyileştirmeye Yönelik Politikalar
Nüfus artış hızı ile ekonomik kalkınma hızının birbirine paralel (dengeli) olduğu gelişmekte olan ülkelerde uygulanan politikalardır. Bu ülkeler nüfus miktarını artırmak veya azaltmak yerine; nüfusun eğitim seviyesini yükseltmeyi, sağlık koşullarını iyileştirmeyi, anne-bebek ölümlerini azaltmayı ve halkın yaşam standartlarını (refahını) artırmayı hedefler. Nüfusun niteliğini (kalitesini) yükseltmek esastır.
Örnek Ülkeler: Türkiye, Brezilya, Meksika gibi ülkeler uzun yıllar bu politikayı benimsemiştir.
Türkiye'nin Nüfus Politikaları
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu günden bugüne kadar değişen ekonomik, sosyal ve jeopolitik şartlara bağlı olarak farklı nüfus politikaları uygulamıştır. Bu süreci üç ana döneme ayırmak mümkündür:
1923-1965 Dönemi (Nüfusu Artırıcı Politikalar)
Kurtuluş Savaşı ve öncesindeki savaşlar nedeniyle Türkiye, hem nüfus miktarını hem de nitelikli erkek nüfusunu (iş gücü ve asker ihtiyacı) büyük ölçüde kaybetmişti. Tarımda makineleşmenin olmadığı bu dönemde insan gücüne şiddetle ihtiyaç vardı. Ülkenin hızla toparlanması ve savunma gücünün artması için nüfusu artırıcı politikalar uygulandı. - Çok çocuklu (6 ve üzeri) ailelere vergi muafiyeti ve tarla verilmesi. - Evlenme yaşının kadınlarda 15'e, erkeklerde 17'ye düşürülmesi. - Kürtajın yasaklanması ve yurt dışından göçlerin teşvik edilmesi.
1965-2012 Dönemi (Nüfus Artış Hızını Azaltıcı Politikalar)
1950'lerden sonra sağlık şartlarının düzelmesiyle Türkiye'de nüfus patlaması yaşanmış, nüfus artış hızı ekonomik büyüme hızını aşmıştır. Hızlı nüfus artışı; işsizlik, köyden kente göç, gecekondulaşma, altyapı yetersizliği gibi sorunlar doğurmuştur. Bunun üzerine devlet, politikasını değiştirerek 1965 yılında "Nüfus Planlaması Kanunu"nu çıkardı. - Nüfus artış hızını düşürmek ve anne-çocuk sağlığını korumak amaçlandı. - Aile planlaması uygulamaları yaygınlaştırıldı, evlenme yaşı yükseltildi.
2012'den Günümüze (Nüfus Artış Hızını Yükseltici Politikalar)
2000'li yıllarla birlikte Türkiye'de sosyokültürel değişim, şehirleşme ve eğitim oranının artmasıyla doğurganlık oranları hızla düşmeye başladı. Nüfus artış hızının gelecekte ülkenin dinamizmini kaybettireceği, nüfusun hızla yaşlanacağı (fırsat penceresinin kapanacağı) öngörüldü. Bu nedenle tekrar nüfus artış hızını yükseltici politikalara geçiş yapıldı. - "En az üç çocuk" söylemiyle aileler teşvik edilmeye başlandı. - Doğum yardımları, çeyiz hesapları, çalışan annelere esnek çalışma ve kreş destekleri gibi yasal düzenlemeler hayata geçirildi.
Nüfus politikaları sadece yasal düzenlemelerle başarıya ulaşmaz; bu politikaların başarılı olabilmesi için ülkenin ekonomik şartları, halkın eğitim düzeyi ve kültürel yapısı ile uyumlu olması şarttır.
Yayın ilkelerimiz · Hata bildir