KONU ANLATIMI / 7. Sınıf

Bitki ve Hayvanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme

Bitki ve Hayvanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme

Canlıların ortak özelliklerinden biri olan üreme, neslin devamı için zorunludur ancak canlının kendi yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu değildir. Doğadaki canlıların tamamı aynı şekilde üremez. Temel olarak üreme, eşeyli üreme ve eşeysiz üreme olmak üzere iki ana gruba ayrılır.

1. Eşeysiz Üreme

Eşeysiz üreme, tek bir ata canlının, kendisiyle tamamen aynı genetik özelliklere sahip yeni yavrular meydana getirmesidir. Eşeysiz üremede üreme hücreleri (sperm ve yumurta) kullanılmaz, dolayısıyla döllenme olayı gerçekleşmez. Bu nedenle oluşan yeni canlılar ata canlının kopyasıdır. Çeşitlilik sağlamaz. Genellikle tek hücreli canlılarda, bazı bitkilerde ve ilkel yapılı hayvanlarda görülür.

Eşeysiz üreme yöntemleri şunlardır:

  • Bölünerek Üreme: Amip, öglena, paramesyum (terliksi hayvan) ve bakteriler gibi tek hücreli canlılarda görülür. Canlı belirli bir olgunluğa eriştiğinde hücre ikiye bölünür ve birbirinin aynısı iki yeni canlı oluşur. Çok hızlı gerçekleşen bir üreme şeklidir.
  • Tomurcuklanarak Üreme: Hidra, maya mantarı (bira mayası), süngerler ve mercanlarda görülür. Ata canlının vücudunda bir çıkıntı (tomurcuk) oluşur. Bu tomurcuk büyüyerek yeni bir canlıyı meydana getirir. Yeni canlı, ana canlıya bağlı kalarak koloni oluşturabilir ya da ana canlıdan ayrılıp bağımsız yaşayabilir.
  • Rejenerasyon (Yenilenme) ile Üreme: Denizyıldızı, yassı solucan (planarya) ve toprak solucanında görülür. Canlıdan kopan veya kesilen bir parçanın kendisini tamamlayarak yeni bir birey oluşturmasıdır. Örneğin, deniz yıldızının kopan kolu merkezden bir parça içeriyorsa, bu kol yeni bir denizyıldızına dönüşür. Kertenkelenin kopan kuyruğunu yenilemesi sadece bir onarımdır (rejenerasyon), üreme değildir çünkü kopan kuyruktan yeni bir kertenkele oluşmaz.
  • Vejetatif Üreme: Yalnızca bazı bitkilerde görülen bir eşeysiz üreme çeşididir. Bitkinin kök, gövde, yaprak gibi kısımlarından yeni bitkiler elde edilmesidir. Çileğin sürünücü gövdesiyle çoğalması, patates ve soğanın gövde yumrularıyla üremesi, söğüt, gül ve kavağın dallarından (çelikle) yeni bitkilerin büyümesi, menekşe ve begonyanın yaprağından yeni bitki oluşumu vejetatif üreme örnekleridir. Tarımda, kaliteli bitkilerin özelliklerinin aynen korunması için sıkça tercih edilir.

2. Eşeyli Üreme

Eşeyli üreme, erkek ve dişi üreme hücrelerinin (gametlerin) birleşmesi (döllenme) ile yeni bireylerin meydana gelmesidir. Eşeyli üreme sonucunda oluşan canlılar, hem anneden hem de babadan genetik özellikler aldığı için ata canlılardan farklılıklar gösterir. Bu durum kalıtsal çeşitliliği (varyasyon) sağlar. Tohumlu bitkilerde, insanlarda ve hayvanların büyük bir çoğunluğunda eşeyli üreme görülür.

Hayvanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme

Hayvanlar eşeyli olarak ürerler ancak üreme hücrelerinin birleşme şekli ve yavruların gelişim süreci canlı türüne göre değişiklik gösterir. Döllenme olayının vücut içinde veya dışında olmasına göre iç döllenme ve dış döllenme; embriyonun anne karnında veya yumurta içinde gelişmesine göre de iç gelişme ve dış gelişme görülür.

  • Balıklar: Suda yaşarlar. Yumurta ile çoğalırlar. Dişi balık yumurtalarını, erkek balık ise spermlerini aynı anda suya bırakır. Döllenme suda (vücut dışında) gerçekleşir. (Dış döllenme). Gelişim de yumurta içinde, yani suda olur (Dış gelişme). Çok sayıda yumurta ve sperm üretilir çünkü yavruların çoğu diğer canlılara yem olur. Yavru bakımı (yavruları besleme, koruma) yoktur.
  • Kurbağalar: Hem suda hem karada yaşayabilirler. Balıklar gibi yumurta ile çoğalırlar ve dış döllenme, dış gelişme görülür. Yavru bakımı yoktur. Kurbağalar, yumurtadan çıktıklarında ana canlıya benzemezler (larva, iribaş), gelişim süreçleri boyunca yapısal değişiklikler geçirerek ergin kurbağaya dönüşürler. Bu olaya başkalaşım (metamorfoz) denir. Kelebekler, sinekler, sivrisinekler de başkalaşım geçiren diğer canlılardır.
  • Sürüngenler: Yılan, kertenkele, kaplumbağa, timsah gibi canlılardır. Karada yaşarlar ve iç döllenme yaparlar. Ancak yavrularını doğurmazlar, yumurtlayarak (dış gelişme) çoğalırlar. Sert kabuklu yumurtaları toprağa veya kumlara gömerler. Kuluçkaya yatmazlar ve yavrularına bakmazlar (yavru bakımı yoktur).
  • Kuşlar: Tavuk, ördek, penguen, kartal vb. İç döllenme yaparlar. Sürüngenler gibi yumurta ile (dış gelişme) çoğalırlar ancak sürüngenlerden farklı olarak kuluçkaya yatarlar ve yavrularına belirli bir süre bakarlar (yavru bakımı vardır). Kuluçka süresince yumurtaları sıcak tutarak yavruların gelişimini desteklerler.
  • Memeliler: İnsan, kedi, köpek, at, koyun, yarasa (uçan memeli), balina, yunus (suda yaşayan memeli), fok vb. Memeliler, iç döllenme yaparlar ve doğurarak (iç gelişme) çoğalırlar. Embriyo gelişimini anne karnında tamamlar. Memeliler yavrularını doğurduktan sonra sütle beslerler ve uzun süre koruyup büyütürler (yavru bakımı vardır).

Çiçekli Bitkilerde Üreme, Büyüme ve Gelişme

Bitkiler de eşeyli olarak üreyebilirler. Çiçek, bitkinin üreme organıdır. Bir çiçeğin temel kısımları şunlardır:

  1. Çiçek Sapı: Çiçeği bitkinin gövdesine bağlar.
  2. Çiçek Tablası: Çiçeğin diğer kısımlarının üzerinde dizildiği tabandır.
  3. Çanak Yaprak: Çiçeğin en dış kısmında bulunan genellikle yeşil renkli yapraklardır. Çiçek tomurcuk halindeyken iç kısımları korur. Fotosentez yapar.
  4. Taç Yaprak: Çiçeğin renkli, güzel kokulu ve gösterişli yapraklarıdır. Bu özellikleriyle arı, böcek ve kuşları kendine çekerek tozlaşmaya yardımcı olur.
  5. Erkek Organ: Sapçık (filament) ve başçık (anter) kısımlarından oluşur. Başçıkta, erkek üreme hücreleri olan polenlerin (çiçek tozları) üretildiği polen keseleri bulunur.
  6. Dişi Organ: Tepecik (stigma), dişicik borusu (stilus) ve yumurtalık (ovaryum) kısımlarından oluşur. Tepecik yapışkan bir yapıdadır ve polenlerin buraya tutunmasını sağlar. Yumurtalıkta ise dişi üreme hücresi (yumurta) üretilir.

Çiçekli Bitkilerde Üreme Aşamaları: 1. Tozlaşma: Erkek organın başçığında üretilen polenlerin rüzgar, su veya böcekler (arı, kelebek vb.) aracılığıyla dişi organın tepeciğine taşınmasına tozlaşma denir. 2. Döllenme: Tepeciğe ulaşan polenler buradan dişicik borusuna inerek bir polen tüpü oluşturur ve yumurtalığa ulaşır. Polenin çekirdeği ile yumurtanın çekirdeğinin yumurtalıkta birleşmesi olayına döllenme denir. Döllenmiş yumurtaya zigot adı verilir. 3. Tohum ve Meyve Oluşumu: Zigot hızla bölünerek bitki taslağı olan embriyoyu oluşturur. Embriyonun etrafı sert bir kabukla çevrilir. İçinde embriyo ve embriyonun çimlenene kadar kullanacağı besini (çenek) barındıran bu yapıya tohum denir. Tohum oluşurken yumurtalık duvarı etlenip sulanır ve gelişerek meyveyi oluşturur. Meyve, tohumu korur ve tohumların doğaya yayılmasına (hayvanların meyveyi yemesiyle) yardımcı olur. 4. Çimlenme: Tohumdaki embriyonun uygun şartlar altında gelişerek yeni bitkiyi (fideyi) oluşturmak üzere kabuğundan dışarı çıkıp büyümesine çimlenme denir. Çimlenme için gerekli olan şartlar SOS (Sıcaklık, Oksijen, Su-Nem) şeklinde özetlenebilir. Çimlenme sırasında tohum ışığa (güneşe) ihtiyaç duymaz, çünkü henüz yaprakları oluşmadığı için fotosentez yapamaz ve tohumun içindeki hazır besini tüketir. Toprak da şart değildir (örneğin pamukta fasulye yetiştirmek). 5. Büyüme ve Gelişme: Çimlenen tohumun kökü, gövdesi ve ilk yaprakları çıkar. Yapraklar çıktıktan sonra bitki ışığı kullanarak fotosentez yapmaya (kendi besinini üretmeye) başlar. Düzenli beslenen ve hücreleri bölünen bitki büyür ve gelişerek yetişkin bir bitki halini alır.

Editoryal bilgi7. Sınıf Fen Bilimleri — 2. Kitap · PDF sayfa 114–123
Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi