Araştırma Sorularında Sağlanması Gereken Ölçütler
Bir veri toplama sürecine başlarken ilk ihtiyacımız olan şey sağlam bir araştırma sorusudur. Ancak her aklımıza gelen, veri içeriyormuş gibi görünen soru, geçerli bir istatistiksel araştırma sorusu sayılmaz. İstatistiksel araştırma sorularının güvenilir, bilimsel ve amaca hizmet eden yapıda olabilmesi için belirli ölçütleri (kriterleri) sağlaması zorunludur. Doğru yapılandırılmamış bir soru, verilerin yanlış toplanmasına, dolayısıyla yanlış analiz ve hatalı sonuçlara yol açar.
Peki, nitelikli bir araştırma sorusu hangi özellikleri taşımalıdır? Bir araştırma sorusunun taşıması gereken temel ölçütler şunlardır: Amacın net olması, değişkenlerin belirlenebilir olması, veri toplanarak cevaplanabilir olması ve verinin değişebilirliği. Şimdi bu dört altın kuralı tek tek ve derinlemesine inceleyelim.
1. Amacın Net Olması
Araştırma sorusunun neyi bulmaya, neyi ortaya çıkarmaya çalıştığı ilk okunduğunda herkes tarafından aynı şekilde anlaşılmalıdır. Sorudaki ifadeler muğlak (belirsiz), kişiye göre değişen veya kafa karıştırıcı kavramlar içermemelidir.
Örnek İnceleme: Kötü Örnek: "Okulumuzdaki öğrenciler iyi besleniyor mu?" Bu soruda "iyi beslenmek" kavramı çok belirsizdir. Kime göre iyi? Kalori hesabı mı yapılacak, yoksa sebze tüketimi mi baz alınacak? Amaç net değildir.
İyi Örnek: "Okulumuzdaki öğrencilerin bir haftada tükettikleri meyve sayıları kaçtır?" Bu soruda araştırılmak istenen konu tamamen açıktır: Öğrencilerin meyve tüketim miktarını bulmak. Amacımız nettir ve ölçülebilir bir hedefimiz vardır.
2. Değişkenlerin Belirlenebilir Olması
Araştırma sorusunda yer alan kavramların (değişkenlerin) ne olduğu somut bir biçimde ortaya konabilmelidir. Veriyi kimden, nereden toplayacağımız ve tam olarak hangi özelliği ölçeceğimiz belli olmalıdır.
Örnek İnceleme: Kötü Örnek: "İnsanlar genellikle mutlu mudur?" Bu soruda "insanlar" kavramı çok geniştir (Hangi insanlar? Nerede yaşayanlar? Hangi yaş grubu?). "Mutluluk" ise kolayca ölçülebilen ve belirlenebilen bir değişken değildir.
İyi Örnek: "Bir iş yerindeki çalışanların bir ay içinde izinli oldukları gün sayıları kaçtır?" Bu örnekte: - Hedef Kitle: Bir iş yerindeki çalışanlar (Kim oldukları belirlenebilir). - Değişken: İzinli olunan gün sayısı (Takvimden veya dosyalardan net bir şekilde belirlenebilir). Değişkenler tamamen somut ve ulaşılabilirdir.
3. Veri Toplanarak Cevaplanabilir Olması
İstatistik, veri ile çalışır. Dolayısıyla bir araştırma sorusu, ancak bir veri toplama işlemi yapılarak cevaplanabiliyorsa istatistikseldir. Soru, deney yapılarak, anket düzenlenerek, belgeler taranarak veya gözlem yapılarak gerçek verilerle desteklenebilmelidir. Eğer sorunun cevabı zaten herkes tarafından bilinen tek bir sabit bilgiyse veya cevaba ulaşmak için veri toplamak imkânsızsa, bu soru bir araştırma sorusu olamaz.
Örnek İnceleme: Kötü Örnek: "Güneş sistemindeki en büyük gezegen hangisidir?" Bu soruya cevap bulmak için anket yapmayız veya insanlardan veri toplamayız. Cevap (Jüpiter) tek bir ansiklopedik bilgidir. Araştırma ve veri toplama süreci gerektirmez.
Kötü Örnek: "Uzaylıların en sevdiği yiyecek nedir?" Burada da evrensel bir gerçek yoktur ancak uzaylılara ulaşıp veri toplamak da imkânsızdır. Veri toplanarak cevaplanamaz.
İyi Örnek: "Türkiye'de illere göre kayak merkezi sayıları kaçtır?" Bu sorunun cevabını bulmak için Türkiye'deki bütün illeri araştırırız, Turizm Bakanlığı veya ilgili resmi kurumların kayıtlarından verileri toplarız. Veri toplama süreci ile soruya bilimsel bir yanıt üretebiliriz.
4. Verinin Değişebilirliği (Değişkenlik Barındırması)
Bu, istatistiğin kalbidir! Bir sorunun istatistiksel olabilmesi için, toplanan verilerin kişiden kişiye, günden güne, durumdan duruma farklılık (değişkenlik) göstermesi gerekir. Bu değişkenlik; doğanın kendi ortamından, yapılan bir müdahaleden veya gerçekleştirilen farklı ölçümlerden kaynaklanabilir. Herkesten veya her durumdan tamamen aynı cevabın alınacağı garanti olan bir konuda istatistiksel araştırma yapılamaz.
Örnek İnceleme: Kötü Örnek: "Bir haftada kaç gün vardır?" Bu soruyu kime sorarsanız sorun alacağınız cevap 7'dir. Veride hiçbir değişkenlik, hiçbir dalgalanma yoktur. İstatistiksel bir anlam taşımaz.
İyi Örnek: "6-A sınıfındaki öğrencilerin matematik dersinden bir haftada çözdüğü soru sayısı kaçtır?" Bu soruyu öğrencilere yönelttiğinizde; Ayşe 100, Ali 45, Fatma 120, Can 0 cevabını verebilir. Veriler, ölçüm yapılan kişiye (öğrenciye) göre değişmektedir. Ortada bir veri kümesi ve bu veri kümesinde bir dağılım, değişkenlik vardır.
Verinin Değişebilirliği Nelerden Kaynaklanır?
- Doğal Ortamdan Kaynaklı Değişkenlik: Doğanın kendi içindeki farklılıklardır. "İstanbul'da mayıs ayındaki günlük sıcaklıklar nelerdir?" sorusunda sıcaklığın her gün farklı çıkması doğanın kendi değişkenliğidir.
- Ölçümden Kaynaklı Değişkenlik: Aynı nesneyi farklı cihazlarla ölçtüğünüzde oluşabilecek milimetrik hatalar veya farklı kişilerin yaptığı ölçümler arasındaki sapmalardır. "Bir sınıfın boyunu ölçen farklı öğrencilerin bulduğu sonuçlar nelerdir?"
- Müdahaleden Kaynaklı Değişkenlik: Farklı şartlar uygulandığında oluşan değişimdir. "Güneşli ortamda yetişen fasulyelerin boyları ile karanlık ortamda yetişen fasulyelerin boyları nelerdir?"
Ölçütleri Birlikte Değerlendirme Uygulaması
Gelin şu soruyu dört ölçüte göre analiz edelim: "Okulumuzda sınıflara göre uzun boylu öğrenci sayısı kaçtır?"
- Amacın Net Olması: "Uzun boylu" ne demek? Boyu 160 cm'den uzun olanlar mı, 170 cm'den uzun olanlar mı? Kriter belli olmadığı için amaç net değildir.
- Değişkenlerin Belirlenebilir Olması: "Uzun boylu" göreceli bir kavram olduğu için bu değişkeni net olarak belirleyemeyiz. Ölçüt sağlanmaz.
- Veri Toplanabilir Olması: Öğrencilerin boyları ölçülüp veri toplanabilir. Bu yönüyle bir sorun yoktur.
- Verinin Değişebilirliği: Sınıftan sınıfa uzun boylu öğrenci sayısı değişeceği için değişkenlik vardır.
Sonuç: Bu soru, amaç ve değişken belirliliği açısından sınıfta kaldığı için düzeltilmelidir. Sorunun düzeltilmiş hâli: "Okulumuzda sınıflara göre boyu 160 cm ve üzerinde olan öğrenci sayıları kaçtır?" olmalıdır. Böylece tüm ölçütler sağlanmış olur.
Sık Karıştırılan Kavramlar ve Öğrenci Yanılgıları
Yanılgı: "Bütün zor sorular araştırma sorusudur." Doğrusu: Bir sorunun çok uzun, çok zor veya bilimsel kelimelerle dolu olması onu araştırma sorusu yapmaz. En önemli şey, tek bir doğru cevabının olmaması, verilerin farklılaşması (değişkenlik) ve ölçütleri taşımasıdır.
Yanılgı: "Cevabı internetten bulabildiğim her soru veri toplanabilir sorudur." Doğrusu: "İzmir'in nüfusu en fazla olan ilçesi hangisidir?" sorusunun cevabını internette aratıp bulabilirsiniz (Buca). Ancak bu tekil bir gerçektir, verilerin dağılımını incelemezsiniz. Doğru araştırma sorusu şudur: "İzmir'in ilçelerinin nüfusları nelerdir?" Bu soru sayesinde tüm ilçelerin verilerini toplar, en büyüğü, en küçüğü ve aralarındaki farkı analiz edebilirsiniz.
İstatistiksel araştırma yapmak bir bina inşa etmeye benzer. Eğer araştırma sorunuz (temeliniz) bu dört ölçüte uygun şekilde atılmazsa, binanız (sonuçlarınız) ne kadar gösterişli olursa olsun ilk sarsıntıda yıkılmaya mahkûmdur. Bu nedenle soru hazırlarken mutlaka bu kontrol listesini aklınızda bulundurmalısınız.