Demokrasi ve Cumhuriyetin Temel Nitelikleri
Toplum olarak bir arada yaşarken düzeni sağlamak, adaleti korumak ve herkesin eşit haklara sahip olmasını güvence altına almak için yönetim biçimleri geliştirilmiştir. Günümüzde, insan onuruna en uygun, özgürlükleri en iyi koruyan yönetim anlayışı demokrasi ve bu anlayışın devlet şekline dönüşmüş hâli olan cumhuriyettir. Bu konumuzda demokrasi ve cumhuriyetin ne anlama geldiğini, hayatımızdaki yerini ve temel niteliklerini detaylıca öğreneceğiz.
Demokrasi Nedir?
Demokrasi kelimesi, tarihte ilk olarak Antik Yunan'da ortaya çıkmıştır. Antik Yunancada "halk" anlamına gelen "demos" ve "egemenlik, güç, yönetim" anlamına gelen "kratos" kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kısacası demokrasi, "halkın yönetimi" veya "halk egemenliği" demektir.
Demokrasilerde ülkeyi yönetecek kişiler, halk tarafından belirli aralıklarla yapılan seçimler sonucunda belirlenir. Ancak demokrasiyi sadece bir "devlet yönetim şekli" olarak düşünmek eksik olur. Demokrasi aynı zamanda bir yaşayış ve davranış biçimidir.
Demokratik Yaşam Tarzı ve Demokratik İnsan
Demokrasinin hayatımızın her alanında bir karşılığı vardır. Evde, okulda, sokakta demokratik kurallara göre yaşamak mümkündür. Örneğin; - Aile içinde hafta sonu nereye gidileceğine karar verilirken evdeki herkesin fikrinin alınması, - Okulda sınıf kurallarının öğrencilerin ortak kararıyla belirlenmesi, - Sınıf başkanı seçilirken aday olanların vaatlerini sunması ve oy çokluğuyla başkanın seçilmesi, - Mahallemizde bir sorun olduğunda muhtara veya belediyeye dilekçe yazarak hakkımızı aramamız demokratik davranışlara örnektir.
Başkalarının haklarına ve özgürlüklerine saygı duyan, farklı fikirlere hoşgörüyle yaklaşan, insanları eşit ve değerli gören kişilere demokratik insan denir.
Cumhuriyet Nedir?
"Cumhur" kelimesi Arapça kökenli olup "halk, büyük kalabalık" anlamlarına gelmektedir. Cumhuriyet ise, egemenliğin (yönetme gücünün) kaynağının halka dayandığı yönetim biçimidir.
Cumhuriyet yönetiminde, devleti yönetecek olan devlet başkanı (cumhurbaşkanı) ve milletvekilleri, kanunlarla belirlenen süreler için yine halk tarafından seçilir. Halk, yöneticilerden memnun kalmazsa bir sonraki seçimde oy vermeyerek onları değiştirebilir. Bu sistemde hiç kimsenin, hiçbir ailenin veya zümrenin ayrıcalığı yoktur; herkes kanunlar önünde eşittir.
Demokrasi ve Cumhuriyet Arasındaki İlişki
Demokrasi ile cumhuriyet birbirini tamamlayan, etle tırnak gibi ayrılmaz kavramlardır. Demokrasi bir sistem ve yaşayış felsefesi iken, cumhuriyet bu felsefenin devlet yönetimine uyarlanmış hâlidir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, demokrasi ve cumhuriyet arasındaki kopmaz bağı şu sözleriyle ifade etmiştir: - "Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir." - "Demokrasinin en çağdaş ve mantıklı uygulamasını sağlayan hükûmet şekli, cumhuriyettir." - "Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir."
Atatürk, Türk milletinin modern, özgür ve eşit bir şekilde yaşayabilmesi için Millî Mücadele'nin ardından pek çok yenilik yapmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) açılması ve ardından 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle Türk halkı kendi kendini yönetme hakkına tam anlamıyla kavuşmuştur. Özellikle kadınlara seçme ve seçilme hakkının birçok gelişmiş ülkeden bile önce verilmesi, cumhuriyetimizin eşitlik ilkesinin en güzel kanıtıdır.
Cumhuriyet ve Demokrasinin Temel Nitelikleri
Cumhuriyetle yönetilen demokratik bir devletin sahip olması gereken başlıca özellikler şunlardır:
1. Millî Egemenlik (Halk Egemenliği)
Yönetme yetkisi doğrudan doğruya millete aittir. Millet, bu yetkisini seçtiği milletvekilleri aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinde kullanır. Atatürk'ün deyişiyle egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.
2. Eşitlik
Toplumdaki tüm bireyler din, dil, ırk, cinsiyet veya siyasi düşünce ayrımı gözetilmeksizin kanunlar önünde eşittir. Hiç kimseye ayrıcalık tanınmaz. Devlet hizmetlerinden (eğitim, sağlık vb.) herkes eşit şekilde yararlanır.
3. Hürriyet (Özgürlük)
Bireylerin, başkalarının haklarına zarar vermeden dilediğini düşünebilmesi ve yapabilmesidir. Atatürk, "Cumhuriyet sizden 'fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür' nesiller ister." diyerek özgür düşüncenin önemini vurgulamıştır. Demokrasilerde ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, haberleşme özgürlüğü gibi temel haklar anayasa ile güvence altına alınmıştır.
4. Çoğulculuk ve Katılımcılık
Demokrasilerde tek bir görüş değil, birbirinden farklı görüşler bir arada bulunur. Farklı siyasi partilerin kurulması ve mecliste farklı fikirlerin temsil edilmesi çoğulculuk ilkesiyle açıklanır. Vatandaşların oy kullanarak, sivil toplum kuruluşlarına üye olarak veya düşüncelerini dilekçe yoluyla yöneticilere ileterek yönetime dâhil olması ise katılımcılıktır.
5. Hukukun Üstünlüğü
Toplumda hiç kimse, yöneticiler dâhil, yasalardan üstün değildir. Devlet, bütün işlemlerini anayasaya ve kanunlara uygun olarak yapar. Adalet, bağımsız mahkemeler aracılığıyla sağlanır. Bir ülkede hukukun üstünlüğü varsa, vatandaşların temel hak ve özgürlükleri güvendedir demektir.
Cumhuriyeti Korumak ve Yaşatmak
Demokrasi ve cumhuriyetin bize sunduğu bu geniş hakların kıymetini bilmeli, vatansever birer birey olarak bu değerleri korumalıyız. Atatürk, Gençliğe Hitabe'sinde "Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir." diyerek bu büyük sorumluluğu gençlere bırakmıştır.
Bizler de günlük hayatımızda adil, hoşgörülü, kurallara uyan, çevremizdeki sorunlara duyarlı etkin vatandaşlar olarak cumhuriyetimize sahip çıkabiliriz. Unutmayalım ki, cumhuriyeti yaşatmak sadece devleti yönetenlerin değil, her birimizin ortak sorumluluğudur.