Mezopotamya ve Anadolu Medeniyetlerinin Ortak Kültürel Mirasa Katkıları
Tarih boyunca Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan verimli topraklara Mezopotamya, günümüz Türkiye sınırlarının büyük bir bölümünü kapsayan coğrafyaya ise Anadolu adı verilmiştir. Bu iki bölge, uygun iklim koşulları ve zengin su kaynakları nedeniyle insanlık tarihinin en büyük ve köklü medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Mezopotamya'da Sümerler, Babiller ve Asurlular; Anadolu'da ise Hititler, Lidyalılar ve İyonyalılar kurdukları devletler ve yaptıkları icatlarla günümüz ortak kültürel mirasına devasa katkılar sunmuşlardır.
Mezopotamya Medeniyetleri
1. Sümerler
Mezopotamya'da kurulan ilk medeniyettir. İnsanlık tarihine en büyük katkıları yazıyı icat etmeleri (MÖ 3200 civarı) olmuştur. * Çivi Yazısı: Kil tabletler üzerine ucu sivri çubuklarla kazınarak yazılan çivi yazısı sayesinde bilgiler ilk kez kayıt altına alınmış, geçmişin bilgi birikimi gelecek nesillere aktarılabilmiştir. Bu nedenle Sümerlerin yazıyı bulması, "Tarihî Çağların" başlangıcı kabul edilir. * Zigguratlar: Sümerler "Ziggurat" adı verilen, piramide benzeyen çok katlı devasa yapılar inşa etmişlerdir. Zigguratların alt katlarını depo (tahıl ambarı), orta katlarını okul ve tapınak, en üst katını ise gökyüzünü ve yıldızları incelemek için rasathane (gözlemevi) olarak kullanmışlardır. Bu astronomi çalışmaları sayesinde Ay yılı esasına dayalı ilk takvimi bulmuşlardır. * Tekerleğin İcadı: Ulaşımı ve ticareti kökünden değiştiren tekerleği de icat etmişlerdir. Tekerlek sayesinde yük taşımacılığı kolaylaşmış ve uzak mesafelere ticaret başlamıştır. * İlk yazılı kanunlar olan "Urgakina Kanunları"nı hazırlamışlardır.
2. Babiller
En bilinen hükümdarları Kral Hammurabi'dir. Başkentleri Babil şehridir. * Hammurabi Kanunları: Tarihteki ilk anayasa olarak da bilinen son derece detaylı ve sert ceza kanunlarıdır. Bu kanunlar "kısas esasına" dayanıyordu; yani "göze göz, dişe diş" kuralı geçerliydi (örneğin; birinin gözünü kör edenin gözü kör edilirdi). * Mimari Eserler: Günümüzde izleri kalmamış olsa da, antik çağda Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri sayılan "Babil'in Asma Bahçeleri" ve "Babil Kulesi" bu medeniyet tarafından inşa edilmiştir.
3. Asurlular
Başkenti Ninova olan Asurlular, son derece savaşçı ve tüccar bir toplumdur. Mezopotamya'nın kuzeyinde kurulan bu medeniyet, tarıma elverişli toprakları az olduğu için ticarete yönelmiştir. * Ticaret ve Karumlar: Asurlular ticaret yapmak amacıyla Anadolu'ya kadar gelmiş ve Kayseri (Kültepe) başta olmak üzere "Karum" adı verilen büyük pazar yerleri (ticaret merkezleri) kurmuşlardır. * Anadolu'ya Yazıyı Getirmeleri: Asurlu tüccarlar, Anadolu'daki yerlilerle yaptıkları ticaret sırasında onlara Sümerlerden öğrendikleri çivi yazısını öğretmişlerdir. Böylece Anadolu, yazıyla ilk kez Asurlular sayesinde tanışmış ve Anadolu'da Tarih Çağları başlamıştır. Kayseri Kültepe'de on binlerce ticari tablet bulunmuştur. * İlk Kütüphane: Başkent Ninova'da Kral Asurbanipal döneminde, tarihin bilinen en eski kütüphanelerinden biri kurulmuş ve binlerce kil tablet burada toplanmıştır.
Anadolu Medeniyetleri
Anadolu'da kurulan medeniyetler (Hititler, Lidyalılar, İyonyalılar), ticaret, yönetim, hukuk ve bilim alanında kendilerinden sonraki medeniyetlere rehberlik etmişlerdir.
1. Hititler
Anadolu'da kurulan ilk ve en büyük medeniyetlerden biridir. Başkentleri Çorum sınırlarındaki Hattuşa'dır. (Hattuşa, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndedir). * Kadeş Antlaşması: Hititler ile Mısır İmparatorluğu arasında yıllarca süren savaşın ardından imzalanan Kadeş Antlaşması, tarihte bilinen ilk yazılı uluslararası antlaşmadır. Günümüzde bu antlaşmanın büyütülmüş bir kopyası, barışın sembolü olarak New York'taki Birleşmiş Milletler binasında asılıdır. * Anal (Kral Yıllıkları): Hitit kralları, tanrılarına hesap vermek inancıyla bir yıl içinde kazandıkları zaferleri ve uğradıkları yenilgileri "Anal" adını verdikleri yıllıklara yazdırmışlardır. Başarılarını da başarısızlıklarını da dürüstçe yazdıkları için bu uygulama, tarafsız ve objektif tarih yazıcılığının ilk örneği kabul edilir. * Pankuş Meclisi ve Tavananna: Hititlerde kralın yanında "Pankuş" adı verilen bir soylular meclisi vardı. Bu durum, Hititlerde danışma meclisi niteliğinde bir yönetim olduğunu gösterir. Ayrıca "Tavananna" adı verilen kraliçe de devlet işlerinde söz sahibiydi; bu da Hititlerde kadına değer verildiğini gösterir.
2. Lidyalılar
Başkenti Sardes (Manisa) olan Lidyalılar, tarım ve özellikle ticaretle uğraşan çok zengin bir medeniyetti. * Paranın İcadı: Lidyalılar, insanlık tarihine en büyük katkıyı parayı icat ederek yapmışlardır (MÖ 7. yüzyıl). Paranın icadı sayesinde, ticarette daha önce kullanılan "takas (değiş-tokuş)" usulü sona ermiş, ticaret kolaylaşmış ve hızlanmıştır. * Kral Yolu: Başkentleri Sardes'ten başlayıp Mezopotamya'ya (Asur ve Babil'e) kadar uzanan ünlü Kral Yolu'nu kullanmışlardır. Bu yol sayesinde doğu ve batı medeniyetleri arasında çok büyük bir ticari ve kültürel etkileşim yaşanmıştır.
3. İyonyalılar
Ege Denizi kıyılarında (İzmir ve çevresinde) kurulan İyonyalılar, şehir devletleri hâlinde (Efes, Milet, Foça vb.) yönetilmişlerdir. * Özgür Düşünce ve Bilim: İyonyalılar, diğer medeniyetlere göre çok daha özgür bir ortam sunmuştur. Baskının olmadığı bu özgür düşünce ortamı, İyonya'nın bilim ve sanatta çok ileri gitmesini sağlamıştır. * Önemli Bilim İnsanları: Tıbbın kurucusu sayılan Hipokrat, tarihin babası sayılan Heredot, felsefeci Diyojen, matematikçi Pisagor ve Thales gibi dünyaca ünlü bilim insanları İyonya'da yetişmiştir. * Mimari: Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olan Artemis Tapınağı ve günümüzde İzmir'de bulunan meşhur Efes Antik Kenti, İyonyalılar döneminin muhteşem mimari eserlerindendir.
Mezopotamya ve Anadolu medeniyetleri, birbirinden etkilenerek ve insanlık mirasının üzerine yeni icatlar koyarak bugünkü modern medeniyetin yapı taşlarını oluşturmuşlardır.
Yayın ilkelerimiz · Hata bildir