KONU ANLATIMI / 5. Sınıf

Kaynaklarımızın Verimli Kullanımı

Kaynaklarımızın Verimli Kullanımı

Doğal kaynaklar, insan yaşamının vazgeçilmez bir parçasıdır. Günlük hayatta farkında olmadan ya da bilerek kullandığımız su, toprak, ormanlar, madenler, hava ve güneş gibi birçok unsur doğal kaynak olarak adlandırılır. İnsanlar ilk çağlardan beri bu kaynaklardan kendi bilgi, yetenek ve teknolojileri ölçüsünde faydalanmış, barınma, beslenme ve giyinme gibi temel ihtiyaçlarını gidermişlerdir. Ancak bu kaynakların sonsuz olmadığı gerçeği günümüzde çok daha çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.

Doğal Kaynaklar ve Sınıflandırmaları

Doğal kaynaklar, genel olarak yenilenebilir ve yenilenemez doğal kaynaklar olmak üzere ikiye ayrılır. Yenilenebilir kaynaklar; su, güneş enerjisi, rüzgâr gücü, toprak ve ormanlar gibi kullanıldıkça doğanın kendi döngüsü içinde yenilenebilen kaynaklardır. Yenilenemez kaynaklar ise; petrol, doğal gaz, kömür gibi fosil yakıtlar ve madenlerdir. Bu kaynaklar milyonlarca yılda oluşur ve tüketildiklerinde kısa sürede yerine konmaları imkânsızdır.

Yenilenebilir Kaynaklar Sınırsız Mıdır?

Pek çok kişi yenilenebilir kaynakların (örneğin su ve toprak) hiçbir zaman tükenmeyeceği yanılgısına düşer. Oysa yenilenebilir olmaları, sınırsız oldukları anlamına gelmez. Ormanların kendini yenileme hızından çok daha hızlı bir şekilde ağaç kesilmesi, ormanların yok olmasına yol açar. Benzer şekilde, yeraltı ve yerüstü tatlı su kaynakları da aşırı tüketim veya kirlenme sebebiyle kullanılamaz hâle gelebilir. Doğanın bir kendini onarma ve yenileme kapasitesi vardır; bu kapasite aşıldığında yenilenebilir kaynaklar da tükenme veya kullanılamaz olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Kaynakların Hayatımızdaki Yeri

Doğal kaynaklarımızın ekonomik faaliyetlerde ve günlük hayatımızda nasıl kullanıldığına yakından bakalım:

Toprak: Sadece tarımsal üretim için değil, aynı zamanda inşaat sektörü için de temel bir kaynaktır. Topraktan; seramik, fayans, kiremit, tuğla ve çimento gibi malzemeler üretilir. Eskiden çanak çömlek yapımında kullanılan toprak, günümüzde çok daha geniş bir endüstriyel kullanım alanına sahiptir.

Su: Temel yaşam kaynağımız olan su, eskiden daha çok içme, temizlik ve tarımsal sulama için kullanılırken; günümüzde enerji üretiminde de (hidroelektrik santralleri) kritik bir role sahiptir. Turizm, balıkçılık, ulaşım ve sanayinin işlemesi için su vazgeçilmez bir unsurdur.

Ormanlar: Ev, e-şya, gemi yapımı ve ısınma amaçlı olarak geçmişten bugüne ormanlardan faydalanıyoruz. Bugün ise ormanlar; kâğıt, mobilya, ilaç, kozmetik, kimya ve boya sanayisinin hammaddesidir. Ayrıca bitkilerin kök, kabuk, yaprak, çiçek ve tohumlarından çeşitli ilaçlar elde edilmektedir. Yabani hayvanlar için yaşamsal bir barınak olan ormanlar, insanlara da dinlenme ve doğa yürüyüşü gibi rahatlatıcı alanlar sunar.

Madenler: Demir-çelik, otomotiv, elektronik ve beyaz eşya gibi tüm sanayi kollarının temel girdisi madenlerdir. Elektrikli cihazlardan mutfak eşyalarına kadar her şeyde madenlerin işlenmiş hâlleri bulunur. Örneğin ülkemizde bolca çıkarılan bor madeni; deterjan, sabun, ısıya dayanıklı cam (borcam) ve roket yakıtı yapımında kullanılır.

Neden Kaynakları Verimli Kullanmalıyız?

Dünya nüfusunun hızla artması ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte ihtiyaçlar da çoğalıp çeşitlenmiştir. Daha fazla gıda, daha çok eşya ve barınma ihtiyacı doğal kaynakların tüketimini hızlandırmıştır. Bilinçsizce ve hızla tüketilen kaynaklar, doğal dengenin bozulmasına, iklim değişikliklerine, küresel ısınmaya, kuraklığa ve canlı türlerinin yok olmasına neden olmaktadır.

Petrol, kömür gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarının aşırı kullanımı atmosfere zararlı gazların salınımına yol açarak hava kirliliği ve çeşitli hastalıkları da beraberinde getirmektedir. Ekonomik olarak da enerjide dışa bağımlı olmak bir ülkenin bütçesine büyük zararlar verir. Enerji ve kaynak verimliliği sağlamak hem paramızın cebimizde kalmasına hem de ülkenin ekonomik olarak güçlenmesine katkıda bulunur.

Su Tasarrufu İçin Pratik Öneriler

  • Diş fırçalarken ya da ellerimizi yıkarken musluğu açık bırakmamak.
  • Sensörlü musluklar kullanarak su israfını günde 23 litre azaltmak.
  • Sebze ve meyveleri akan suda değil, su dolu bir kapta yıkamak; bu suyu daha sonra çiçek sulamak için değerlendirmek.
  • Çamaşır ve bulaşık makinelerini tam kapasite dolmadan çalıştırmamak.
  • Tuvalet rezervuarlarında suyu daha az tüketen sistemler (çift kademeli basma düğmeleri vb.) kullanmak.
  • Bozulan veya su damlatan tesisatları vakit kaybetmeden onarmak.

Tarımda Suyun Verimli Kullanımı

Tarımda "salma sulama" (suyun araziye serbestçe bırakılması) yöntemi suyu büyük oranda israf eder ve toprak kalitesini bozar. Bunun yerine "basınçlı sulama" (damlama ve yağmurlama) yöntemlerine geçilerek hem su tasarrufu sağlanır hem toprağın verimi artar hem de erozyon (toprak kaybı) önlenir. Çiftçiler, kurulan Tarım laboratuvarlarında toprak analizi yaptırarak tarlalarına en uygun ürünü bulabilmekte ve gereksiz su veya gübre tüketiminin önüne geçebilmektedir.

Atık Yönetimi, Geri Dönüşüm ve Sıfır Atık

Her atık aslında çöp değildir! 19. yüzyıldan itibaren bilim insanlarının da belirttiği üzere atıklar, farklı kılıklara girmiş yeni ham maddeler olabilir. Bu yaklaşım, atıkların başka ürünlere dönüştürülmesi anlamına gelir. Geri dönüşüm sayesinde hem atık miktarı azalır, çevre kirliliği önlenir hem de ham madde ihtiyacı azaldığı için doğal kaynaklarımız korunmuş olur. - Kağıt, karton, cam, metal ve bazı plastikler geri dönüştürülebilen atıklardır. - Islak mendil, porselen, sakız veya kuruyemiş kabuğu gibi bazı atıklar geri dönüştürülemeyen atıklardır (çöp). Ancak organik sebze-meyve atıkları kompost yapılarak gübreye dönüştürülebilir.

"Sıfır Atık" Projesi Nedir?

İsrafın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, atık miktarının en aza indirilmesi ve çöplerin kaynağında (daha oluştuğu evrede veya evde) ayrıştırılıp geri dönüşüme kazandırılmasını hedefleyen bir çevre hareketidir. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2017'de başlattığı Sıfır Atık projesi kapsamında milyonlarca ton atık geri dönüştürülmüş ve milyarlarca lira ekonomik kazanç elde edilmiştir. Proje o kadar başarılı olmuştur ki, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 30 Mart'ı "Uluslararası Sıfır Atık Günü" ilan etmiştir.

5D Modeli

Doğal kaynakların korunması için geliştirilen 5D kuralı bireysel olarak evlerimizde dahi uygulayabileceğimiz bir rehberdir: 1. Düşün, gerekli değilse tüketme. (Alışverişe çıkarken "Buna gerçekten ihtiyacım var mı?" diye düşünmek) 2. Daha az tüket. (Gereğinden fazla yemek yapmamak, gereksiz poşet almamak) 3. Değerlendir, yeniden kullan. (Kardeşin küçülen kıyafetini giymek, salça kutusunu saksı yapmak) 4. Değiştir, farklı amaçla kullan. 5. Dönüştür, doğa kazansın. (Kağıt ve plastikleri geri dönüşüm kutularına atmak)

Örneğin, marketlerde plastik poşet yerine bez çanta veya file kullanarak yüz binlerce ton plastiğin doğaya karışmasını önleyebilir, yurtdışından ham madde alımını azaltarak ülkemize ekonomik fayda sağlayabiliriz. Aynı şekilde, hızlı tükenen "kullan at" moda ürünleri yerine dayanıklı giysiler tercih ederek, giysiler üretilirken harcanan devasa su ve pamuk miktarından tasarruf edebiliriz. Unutmayalım ki "Dünyayı atalarımızdan miras almadık, çocuklarımızdan ödünç aldık." Doğayı korumak, kaynakları israf etmeden bilinçli tüketmek aslında vatanımızı ve geleceğimizi korumaktır.

Editoryal bilgi5. Sınıf Sosyal Bilgiler — 2. Kitap · PDF sayfa 68–84
Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi