KONU ANLATIMI / 12. Sınıf

II. Dünya Savaşı Sonrası Oluşan Güç Dengeleri ve Türkiye

II. Dünya Savaşı Sonrası Oluşan Güç Dengeleri ve Türkiye

İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte, uluslararası arenada güç dengeleri tamamen değişmiş ve yeni bir dünya düzeni kurulmuştur. Faşizmin yenilgiye uğramasıyla ortak düşman ortadan kalkmış, savaş sırasında ittifak yapan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) arasında derin ideolojik, ekonomik ve siyasi çıkar çatışmaları baş göstermiştir. Bu çatışma, dünyayı "İki Kutuplu" bir yapıya sürüklemiş ve tarihe "Soğuk Savaş" dönemi olarak geçecek olan, silahlı çatışmadan ziyade karşılıklı tehdit, ideolojik rekabet ve casusluk faaliyetlerinin ön planda olduğu gerilimli bir dönemi başlatmıştır.

İki Kutuplu Dünya ve Soğuk Savaş'ın Başlaması

Soğuk Savaş döneminde dünya, ABD'nin liderliğini yaptığı, demokrasi ve serbest piyasa ekonomisini savunan Batı Bloku ile; SSCB'nin liderliğini yaptığı, komünizm ve sosyalist devletçi ekonomiyi savunan Doğu Bloku olarak iki ana kutba ayrılmıştır. SSCB, savaşın ardından Doğu Avrupa'daki işgalini kalıcı hale getirerek bu bölgelerde komünist rejimlerin kurulmasını (uydu devletler) sağlamıştır. Winston Churchill, SSCB'nin Avrupa'nın ortasına çektiği bu ideolojik ve fiziki sınırı ünlü "Demir Perde" kavramıyla ifade etmiştir.

Bu iki süper güç, nükleer silahlanma yarışına girmiş, uzay araştırmaları da dahil olmak üzere pek çok alanda birbirlerine üstünlük kurmaya çalışmıştır. Soğuk Savaş, tarafların birbirleriyle doğrudan sıcak savaşa girmekten kaçındığı, ancak dünyanın farklı bölgelerindeki krizlerde (Kore Savaşı, Vietnam Savaşı, Küba Füze Krizi vb.) tarafların birbirlerini desteklediği karmaşık bir mücadeleler bütünüdür.

ABD ve SSCB Tarafından Kurulan Teşkilatlar ve Atılan Adımlar

Bloklar, kendi siyasi, ekonomik ve askerî güçlerini pekiştirmek amacıyla karşılıklı olarak çeşitli doktrinler yayınlamış ve örgütler kurmuşlardır.

Batı Bloku'nun (ABD) Adımları

ABD, komünizmin yayılmasını (özellikle Avrupa ve Orta Doğu'ya) engellemek amacıyla Çevreleme Politikası (Containment Policy) benimsemiştir. * Truman Doktrini (1947): ABD Başkanı Harry S. Truman tarafından ilan edilen bu doktrin ile, Sovyet tehdidi altında bulunan ülkelere ekonomik ve askerî yardım yapılması öngörülmüştür. Türkiye ve Yunanistan bu doktrin kapsamında ilk yardım alan ülkeler olmuşlardır. * Marshall Planı (1947-1948): Avrupa'nın savaşta yıkılan ekonomisini yeniden ayağa kaldırmak ve komünizmin buralarda güçlenmesini önlemek amacıyla ABD Dışişleri Bakanı George Marshall tarafından hazırlanan geniş çaplı ekonomik yardım paketidir. Türkiye de dahil olmak üzere 16 Avrupa ülkesi bu plan çerçevesinde yardım almıştır. * NATO'nun Kuruluşu (1949): Batı Bloku'nun güvenliğini sağlamak ve SSCB'nin askerî yayılmacılığına karşı koymak için ABD'nin öncülüğünde kurulan askerî ittifaktır (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü). Bir üyeye yapılan saldırı, tüm üyelere yapılmış kabul edilmektedir.

Doğu Bloku'nun (SSCB) Karşı Adımları

SSCB de kendi blokunu bir arada tutmak ve ABD'nin hamlelerine cevap vermek için benzer adımlar atmıştır. * Kominform (1947): Komünist ve işçi partileri arasındaki koordinasyonu sağlamak, bilgi alışverişinde bulunmak ve komünizm ideolojisini yaymak amacıyla kurulmuş uluslararası bir siyasi örgüttür. * COMECON (Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi - 1949): Marshall Planı'na karşı Doğu Bloku ülkeleri arasında ekonomik işbirliği ve dayanışmayı sağlamak amacıyla kurulmuştur. * Varşova Paktı (1955): Batı Almanya'nın NATO'ya dahil edilmesine tepki olarak SSCB liderliğinde kurulan askerî ittifaktır. Doğu Bloku ülkelerinin karşılıklı savunma antlaşmasıdır.

İki Kutuplu Dünyada Türkiye

İkinci Dünya Savaşı yıllarında uyguladığı denge politikasıyla savaşa girmeyen Türkiye, savaşın hemen ardından ciddi bir tehditle karşı karşıya kalmıştır. SSCB lideri Stalin, 1945 yılında Türkiye'den Boğazlar'da askerî üsler talep etmiş ve Doğu Anadolu'da (Kars ve Ardahan civarı) toprak isteklerinde bulunmuştur (1925 Türk-Sovyet Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması'nı yenilemeyerek).

Sovyetler Birliği'nin bu açık ve agresif tehditleri karşısında Türkiye, kendi güvenliğini tek başına sağlayamayacağını anlayarak dış politikasında tarihi bir yön değişikliğine gitmiş ve Batı Bloku'na yanaşmıştır. Bu stratejik tercihin temel nedeni güvenlik kaygısıdır.

Türkiye'nin Kore Savaşı'na Katılması ve NATO'ya Girişi

Türkiye, Truman Doktrini ve Marshall Planı çerçevesinde ABD'den yardım alarak Batı ittifakıyla ekonomik ve siyasi yakınlaşmasını başlatmıştır. Ancak asıl hedef, askerî güvence sağlayan NATO'ya tam üye olmaktı. Türkiye'nin NATO'ya üyelik başvuruları ilk başta bazı Avrupalı üyeler tarafından coğrafi nedenlerle reddedildi.

Ancak 1950 yılında, komünist Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye saldırmasıyla başlayan Kore Savaşı, Türkiye için bir fırsat doğurdu. Birleşmiş Milletler'in (BM) çağrısı üzerine Başbakan Adnan Menderes hükümeti (TBMM onayı olmadan, sadece Bakanlar Kurulu kararıyla) Kore'ye bir tuğay büyüklüğünde asker gönderme kararı aldı. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki Türk tugayı, Kore'de (özellikle Kunuri Savaşları'nda) gösterdiği büyük kahramanlık ve üstün başarılarla tüm dünyanın, özellikle de ABD'nin dikkatini çekti.

Türk askerinin Kore'de gösterdiği fedakarlık ve başarı, Türkiye'nin jeopolitik öneminin birleşmesiyle, ABD'nin desteğini sağladı. Batılı müttefikler, Sovyet yayılmacılığına karşı Türkiye'nin güçlü ordusunun ve coğrafi konumunun önemini kavradılar. Sonuç olarak, Türkiye (Yunanistan ile birlikte) 18 Şubat 1952 tarihinde NATO'ya tam üye olarak kabul edildi.

Türkiye'nin NATO'ya girişi, Türk dış politikasında ve ordusunda köklü değişikliklere neden oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri, NATO standartlarına göre yeniden modernize edilmeye başlandı, Türkiye'ye Amerikan askerî üsleri kuruldu. Bu durum Türkiye'nin güvenlik endişesini büyük ölçüde giderirken, aynı zamanda onu Soğuk Savaş'ın cephe ülkelerinden biri haline getirmiş ve dış politikasını büyük ölçüde NATO (dolayısıyla ABD) stratejilerine bağımlı kılmıştır.

Editoryal bilgi12. Sınıf T.C. Inkilap Tarihi ve Ataturkculuk Dersi · PDF sayfa 207–210
Sincap Eğitim Editör Ekibi tarafından incelendi · Son güncelleme: 27 Eylül 2026 · Yayın ilkelerimiz · Hata bildir

ÖĞRENDİKLERİNİ DENE

Bilgini bir adım ileri taşı.

Konuyu tamamladın. Açıklamalı sorularla ne öğrendiğini keşfet.

Konu Testi